ŞİMDİ OKULLU OLDUK

ŞİMDİ OKULLU OLDUK

   Daha dün annemizin kollarında yaşarken ,Çiçekli bahçemizin yollarında koşarken , şimdi okullu olduk sınıfları doldurduk. Sevinçliyiz hepimiz yaşasın okulumuz.. Bir çocuğumuzun erken çocukluk dönemimizden aklımızda kalan , okula başlanılan ilk günlerde öğretilen bir şarkıdır. Sevinçliyiz hepimiz yaşasın okulumuz…Ancak bazen gerçekten böyle olamaz her çocuk okula başladığı için mutlu olsa da huzurlu ve sorunsuz bir şekilde okula başlayıp devam edemez.

Sevincin yerini kaygının aldığı , evden aileden özellikle anneden uzaklaşmanın yoğun kaygı yarattığı , okula gidilecek her sabahın kabusa dönüştüğü dönemler yaşana bilir. Bir çok çoğun yaşadığı bu duygu halinin ilk haftadan sonra bitmesi ve bağımsızlaşması beklenir. Çocuğun yaşadığı kuvvetli endişe nedeniyle okula gitmeyi reddetmesi ya da okula gitmede isteksiz görünmesi halinin 1 haftadan fazla devam etmesi halinde Okul Fobisinden söz edebiliriz.

 

Okul Fobisi

Okul çağındaki çocuklarda sık karşılaşılan çocuk, aile ve okul açısından önemli zorluklara yol açan bir sorundur. Okul fobisi olan çocuklar sıklıkla aynı zamanda ayrılık kaygısı olan çocuklardır. Okul fobisi genellikle okulun ilk yıllarında ortaya çıksa da ergenlik yaşlarında da görülebilir. Okul fobisi çocuğun okulda veya evde yaşadığı bir takım stresli durumlar varlığında bazen ani başlangıç gösterse de, bu çocuklar sıklıkla okula gitme saatinde huzursuzluk belirtileri gösteren, baş ağrısı, karın ağrısı, mide bulantısı gibi bedensel yakınmalar ve okula gitmemek için değişik bahaneler dile getiren çocuklardır.

Bazı çocuklar açıkça okula gitmeyi reddedip zorlanmaları halinde ağlama, kendini yere atma veya kriz geçirme gibi tepkiler gösterebilirler. Bazı durumlarda çocuk okula gitme konusunda bir zorluk yaşamazken okula gittiğinde sınıftan içeri giremez veya okulda yalnız başına kalamaz.

 

Ebeveyn olarak yaşanan süreçlerde ;

Çocuğunuzun yaşadığı korku, endişe veya panik durumunda onu suçlamayın, eleştirmeyin.

Çocuğunuzun korku,endişe veya panik belirtilerini küçümsemeyin (“korkaklık yapma, gereksiz kaygılanıyorsun, istesen korkmayabilirsin” vb.).

Sizinle paylaştığı tüm duygu ve düşüncelerini yargılamadan kabul edin ve onu dinleyin.

Yaşadığı yoğun korku durumu için destek alırken, çocuğunuza bu durumu birlikte çözeceğinizi, onun yanında olacağınızı ona iletin.

Çocuğunuzun tedavi süresince sabırlı ve olumlu bir yaklaşım içinde olun. Çocuğunuz ile iletişiminizi kuvvetli tutarak paylaşımlarda bulunmaya devam edin.

Çocuğunuzun hayat kalitesini arttırmak adına mutlaka profesyonel destek alın.

 

 

UZM.PSK.SİNEM ERUSTA

Exit mobile version