Astroloji; Gökyüzünü okuma sanatıdır diyebilir miyiz

Astroloji; Gökyüzünü okuma sanatıdır diyebilir miyiz

Gelin öncesinde biraz Astrolojiyi keşfetmeye çalışalım ;

Astroloji kimine göre yalnızca 12 burçtan oluşan gökyüzü kaynaklı bir sözde bilim, kimine göre ise burçlardan da öte uçsuz bucaksız bir ilim sayılıyordu ..

Ben ise kendimce gökyüzünü anlamaya çalışıyor , kimi zaman muazzam görüntüsü ile verdiği mesajları almaya , yorumlamaya çalışıyordum .
İlahi bir düzen içerisinde, kimsenin müdahale edemeyeceği mükemmelliyette bir sistem işliyor olmalıydı…

Şimdilerde bahsettiğimiz değişim ve dönüşümler döneminin etkileri benim için ‘kendimi hissettiğim yer dediğim Astroloji ile buluşmama vesile olmuştu;

22 yıldır Tekstil sektöründe çalışıyorum . Yönetici olarak sektöre devam ediyorum. İşe başladığım yıllarda içim kıpır kıpır bir halde, kendimi geliştirmeye çalışırken,
yine gözlerim çoğu zaman gökyüzünde, kendi iç dünyamda olup bitenleri, neden bu sektörde bulunmuş olabileceğimi, aslında benim hangi alanda,
ne tür meslekler ile alakadar olmam gerektiğini veya basitçe hangi alanlarda yatkınlığımın olduğunu anlamaya çalışıyordum.

Süregelen iş hayatımda sürekli yurt dışı bağlantılı konularla alakadar olmam, kimi zaman yurt dışına çıkıp, görüşmeler yapıyor olmam,
bir yandan ek olarak Dış Ticaret bölümü okuyor olmam, doğum haritamda 9. evimde Venüs’ün olması ile aslında sorduğum sorunun cevabını bana veriyordu.

Kısacası 9. ev yurt dışı ile bağlantılı konuları, eğitim, yüksek lisans, felsefe gibi konuları temsil eden bir ev…
Venüs ise en genel anlamda, estetik , güzellik ,bakım, giyim-kuşam , dış görünüş  ,sanatsal konular ve tekstil alanlarını temsil eder.
Demek ki , haritamız bize aslında bir çok mesajı verebiliyor…

Bir Kova burcu olarak, her zaman bireyseli değil, kolektifi anlamaya çalışan bir yapım oldu ve bu anlamda da Astrolojinin , insanlığa olabilecek faydalarını fark ettikçe, bunu paylaşmak ve insanların yararlanmasını istiyordum.

Gökyüzü benim için hep bir gizem içeriyordu. Muhteşem renkleriyle ve şekilleriyle verdiği mesajları ile  yeryüzüne ve dolayısı ile de insanlara, bitkilere ve hayvanlara dahi olan etkileri, hep ilgi alanım olmuştu.

Neden her sabah aynı enerji ve düşünceler ile uyanmıyor, neden bazen bir anda çok farklı tepkiler verebiliyor veya neden hiç ummadığımız bir anda beklenmedik durum ve değişiklikler ile karşılaşıyor olabilirdik ki ? Sizce de öyle değil mi ?

Örneğin ; iki ayrı insan aynı burçta olmalarına rağmen neden aynı tarihlerde, aynı enerji etkisinde kalmıyor ve gökyüzünün yeryüzüne ve dolayısı ile insanlara olan etkisi aynı şekilde olmuyordu .

Burada , incelenmesi gereken ve merak uyandıran bir sistem olmalıydı.

Çocukluğumdan beri, burçlar, gezegenler, yıldızlar, gökyüzü hep ilgi alanım olmuştu.

Hepsinin bir var oluş amacı , bir görevi olmalı diye düşünüyordum.

Astrolojinin sadece Burçlar olmadığını anlamak, gökyüzünden gelen mesajları okumaya çalışmakla başlamıştı…

Maalesef hepimiz için çok kötü bir deneyim olan pandemi sürecinde, ailecek covid olmuş, evde izole iken, sosyal medyada beğenerek ve saygı duyarak takip ettiğim Türkiye’nin en önemli astrologlarından ve eğitmenlerinden, değerli hocam Öner Döşer’in Astroloji Okulu’nun Temel Seviye sınıf açılışına dair bir tanıtımına denk geldim .

İçimden bir ses, artık bu alanda daha fazla bilgi edinip, gökyüzünü tanıma ve rehberliğini değerlendirmem gerektiği konusunda bana müthiş bir enerji verdi. Artık adım atmam gerektiğini , göksel göstergeler de bir takım ipuçları ile bana sunmuştu ..Hobim artık ,hayatımın bir parçası olmaya başlıyor gibiydi ..

Hemen kayıt yaptırdım ve dersler hızlıca başladı 😊

Bir yandan yoğun bir şekilde çalışıyor , bir yandan büyük bir heyecan içerisinde , en merak ettiğim alanda muazzam bilgiler edinmeye başlamıştım .

Astrolojinin yalnızca burçlarla sınırlandırılamayacağı , bir çok önemli gösterge teknikleri ile aslında ne şahane bir kılavuz olabileceğini öğrendikçe heyecanım artıyor, karşılaştığım her durumda bunların benim biricik doğum haritamın vadettiği mesajlar olduğunu anlıyor, olayları daha olgunlukla karşılıyordum .

Astroloji Okulu’nda 3 yıllık eğitimimi , Temel Seviye , Orta Seviye ve İleri Seviye sertifikalarım ile tamamladım , hala Astrolojiyi anlama yolunda devam eden bir Astrolog öğrenci olarak , gökyüzünü okuma sanatını öğrenme ve geliştirme heyecanındayım 😊

Her birimizin doğum haritasında vadedilenler, tekamül sürecimizin ve deneyimleyeceğimiz konu ve durumların aşamalarını anlatıyordu.
Haritamızdaki her bir gösterge, net olarak bir sistem şeklinde işliyordu .

En genel anlamda, kişiliğimiz, yatkın olduğumuz alanlar, zayıf yönlerimiz, şansımızın hangi alanlarda olabileceği, kariyer hayatımız, kazançlar, kazanımlar veya riskli konular… Hepsi bizim haritalarımızda gizli mesajlarla bize rehberlik etmeye hazırlar…

 

İşte Astroloji, yüzyıllar evvel aslında insanlığa rehberlik etmiş bir yan disiplin olarak, günümüze taşınmış, kimi zaman yüceltilmiş, kimi zaman ise maalesef hak ettiği değeri görmemiştir.  Hala bir tartışma konusudur. Ancak, geçmiş dönemlerde karşılaşılmış olan durumlar incelendiğinde, günümüzde zaman zaman gökyüzündeki gezegen hareketleri ile uyuşmakta, benzer etkiler öngörülebilmekte, sahiden yaşananlar örtüşebilmektedir.

Yukarıda bahsettiğim gibi, insanların aynı tarihlerde farklı etkiler altında olmalarının asıl sebebi, doğum anında aldıkları o muazzam sistemin etkisi dediğimiz, doğum haritalarının yansımalarındandır.

Her insan biriciktir ve kadersel sistemin sunduğu doğum haritalarının göstergeleri, herkes için çok özeldir.  Dolayısı ile her insanın doğum haritası da kendisine özeldir.

Kişilerin doğum tarihleri ve saatleri aynı olsa dahi , muhakkak ki aldığı enerjiler, gezegen göstergeleri ve gezegenlerin aldığı açılar nedeni ile farklılık gösterebilmektedir. Tıpkı parmak izlerimizin farklı olması gibi…

Astroloji Babiller döneminden bu yana süregelen, bir takım bilimsel verilerle birlikte hareket eden bir ‘gökyüzü okuma sanatıdır’ da diyebiliriz.
Astroloji ve astronomi birbiri ile bağlantılıdır.

Çok eski tarihlerde bir çok önemli olayın , alınacak önemli kararların öncesinde veya hava olayları ile ilgili mevsimsel geçişlerin takibi ve yorumlanması sırasında ,Astroloji’den yoğun şekilde faydalanıldığını görebiliriz.

Bazı savaşların başlaması , bitmesi veya ülkeler arası anlaşmaların imzalanması süreçlerinde dahi , hatta tıbbın çok ilerlememiş olduğu dönemlerde önemli ameliyatlar öncesinde dahi , astrolojiden faydalanılarak , gökyüzünün hareketleri , gezegenlerin açıları ve dolayısı ile beklenen olasılıklar değerlendirilmiş , önemli kararlar bu incelemeler ışığında alınmıştır.  Bunları geriye dönük kaynaklardan da bulabiliyoruz.

Dolayısı ile bu yan disiplin, aslında harika bir rehber olarak gündelik hayatımızda da değerlendirilebilir.

Önemli olan husus ise, hiçbir şekilde kesin yargıya varılmaması gerektiği ve yalnızca öngörüde bulunulabileceğidir.

Astrolojiye fırsat verilmesi , onu hak ettiği yere taşıma anlamında çok kıymetli bir adım olur .

 

İçinde bulunduğumuz ve hızlı gelişmelere şahit olduğumuz 2025 yılı için ise kısaca özetlemek gerekirse,

En genel anlamda , büyük değişim ve dönüşümlerin ilk adımlarının atılacağı , gerek kişisel hayatlarda ve gerekse dünya genelinde bir çok konuda , eskinin geride bırakılıp , yeni olana başlanacağı , köklü değişimlerin olabileceği yönünde öngörüler vardır .

Kişisel hayatlarda ve dünya genelinde büyük değişimlerin başladığı bir süreçteyiz ..

Eskiden vazgeçip , değişim ve dönüşümlerin kadersel bir takım gelişmelerle bizi bulabileceğini öngörebileceğimiz bir yıl içerisindeyiz ..

2025 yılını bir arınma yılı olarak ta kabul etmek isabetli olur ..

 

‘Ne ekersen ,onu biçersin ‘ atasözünde verilen mesaj , tam olarak ta bu seneyi özetliyor aslında .

Şimdi alma zamanı !!

Bırakma , vazgeçme, değişme zamanı…

 

Plüton’un Kova burcuna geçmesi ile birlikte , şu an şahit olduğumuz ve çok hızlı bir şekilde ilerlediğini gördüğümüz , yapay zeka ve benzeri büyük başlangıçların ileri düzeyde , çok daha hızlı gelişebileceği , önümüzdeki 20 sene boyunca insanlık için yepyeni bir dönemin olacağını söylemek tam yerinde olur .

Mart ayı içerisinde Venüs gerilemesini deneyimleyeceğiz…

2 Mart’ta 9 derecede Koç burcunda gerilemeye başlayacak olan Venüs, 27 Mart’ta Balık burcunda geri hareketine devam edecek olup , 13 Nisan’da 24 derecede Balık burcunda gerilemesini tamamlayacak.

VENÜS ikili ilişkiler , kişisel bakım , finans ve estetik ile ilişkilendirilen bir gezegen kabul edilir.

Bu gezegenin gerilemesi ile bu alanlarda bir takım zorlanmalar ve aksaklıklar deneyimlenme olasılığı vardır . Önemli kararlar almaktan kaçınmakta fayda var diyebiliriz.

Özellikle ikili ilişkilerde , karşı tarafa olan davranışlarımız sonradan olumsuz sonuçlar yaratabilecek durumlara veya yanılmalara sebep olabilir. Bu anlamda , önemli konuşma ve görüşmeler için temkinli olmalı , zararla sonuçlanacak diyaloglardan ve davranışlardan uzak durmaya çalışmalıyız .

Finans konularında da ciddi kararlar almaktan kaçınmalı veya atılacak önemli bir imza var ise, iyi analiz edip , emin olmalıyız.

 

Herkes için güzel farkındalıkların ve başlangıçların olacağı bir yıl olmasını diliyor, zorlu enerjilerle dahi olsa, deneyimlenen her bir durumu ve her bir yeniliği bizim için sunulan bir hediye olarak kabul ediyoruz.

 

Tuğba Sunguroğlu

AstroArt Astroloji Okulu öğrencisi.

Exit mobile version