BİR DANIŞANIN TERAPİ GÜNLÜĞÜ

BİR DANIŞANIN TERAPİ GÜNLÜĞÜ

İLK GÜN;

Daha önce siz ya da bir yakınınız terapi aldınız mı?

Ben iki yıl öncesine kadar psikiyatr ile psikolog un farkını bile bilmiyordum.
Gerçekten ruhsal anlamda bir hastalığı olanlar psikoloğa gider sanıyordum .

BİR DANIŞANIN TERAPİ GÜNLÜĞÜBugün hala düşünüyorum acaba çocuklarımın terapi sürecinde psikolog bana
‘’hayır diyemeyen Anne = hayır diyemeyen çocuk ‘’ demeseydi ben,

kendi terapi sürecimi başlatır mıydım? Açıkçası bilmiyorum.

Aynı psikolog bana ‘’siz boş zamanlarınızda annelik yapıyorsunuz ‘’dediğinde hissettiğim acıyı ise bugün gibi hatırlıyorum, işyerinde iki toplantı arasında kızımın seansını değerlendirmek için aradığımda söylemişti.

Aslında her mesleğin iyisi, kötüsü var, tıpkı benim mesleğimde de olduğu gibi.

Her sözün bir söylenme şekli ve zamanı var. Benim için doğru psikoloğu bulduğumda bunun çok daha iyi farkına varacaktım. Çocuklarımın psikolojik olarak dayanıklılığı için önce benim kendi ruhsal sağlımın yerinde olması gerektiğini fark ettiğimde, açtım Google ı ve yakınımdaki psikologların özgeçmişlerini taramaya başladım.
İlk kriterim tecrübe idi, mümkün ise yaşı benden büyük olsundu ve anne olursa da harika olurdu.
Psikoloğumun anne olup olmadığını bilmiyordum ama diğer kriterleri tutuyordu. Sonradan anne olduğunu öğrenecektim.
İlk seansımızı dün gibi hatırlıyorum. Kendime değer vermeyi sadece kaliteli üst baş giymekten ibaret sanan o zamanki ben, ilginçtir ki seanstan önce su geçirmez bir kaban almıştım ve hemen giymiştim.
Bir elimde eski kabanımın olduğu poşet diğer elimde karton bardakta kahvem yağmurlu havada danışmanlık merkezine doğru yürümeye başlamıştım ki, o civarda sık sık karşılaştığım gençten bir dilenci beni görünce yolumu kesti. O gün her zamankinden daha fazla para verdim arkamdaki kadın ‘’alıştırmayın bunları böyle ‘’ deyip yanımdan hızlı hızlı yürüyüp geçmişti.
‘’ Para benim değil mi istediğime veririm ‘’ demek içimden bir an geçmiş, ama ben diyememiştim…
O genci göremiyorum uzun zamandır, umarım kendini kurtarmıştır bir şekilde, birileri elinden tutmuştur.

Danışmanlık merkezine erken varmıştım kapıda çok güler yüzlü bir bayan karşıladı beni.
Salona geçtim bir kadın kulağında kulaklık gözlerini kapatmış üçlü koltukta oturuyordu, giyiminden yapılı saçlarından onun da iş çıkışı geldiğini düşündüm. Kirli sarı renkteki berjere oturdum oldukça rahattı.

Kahvemi yudumlayıp salonu incelemeye başladım. Salonda bir mavi bir sarı berjer kiremit rengi üçlü ve mavi renkte ikili koltuk vardı . Duvardaki büyük resimde Einstein gibi ünlü bilim adamları, Muhammed Ali gibi sporcular vb. olduğunu resme bir gün yakından baktığımda anlayacaktım, dünyayı etkileyen yüz insan gibi bir şeydi o tablo. Bu odada dakikalarca kitap okuyup sessizce oturabilirdim, o kadar rahatlatıcı gelmişti ki oda sonraki haftalarda 10-15 dk erken gelip seans öncesi kendimi dinleyecektim.

Psikoloğum geldi, el sıkıştık ve seans odasına geçtik. Kendisini kısaca tanıttı. Gerçekten de çok tecrübeliydi.
Ben mühendis olduğumdan, iyi bir şirkette yönetici olarak çalıştığımdan, çocuklarım için başlayan terapi sürecinden ve terapiye başlamaya karar verişimden , daha önce birkaç yıldan fazla enerji konuları ile uğraştığımdan, pek çok kişisel gelişim kitabı okuduğumdan, boşanma ile sonuçlanan bir evlilik yaşadığımdan bahsettim. Notlar aldı, beni dinledi. Farkındalığımın yüksek olduğunu benim gibi danışanlara profesyonel danışan dendiğini söyledi, onore olmuştum, ‘’Böyle göründüğüme bakmayın her insanın karanlık bir tarafı var benim de var‘’ demiştim.

Evliliğimin kaç yıl sürdüğünü sordu, annemin ölümünden altı ay sonra tanıştığımızı ve hemen evlendiğimizi anlattım. Yas zamanı yapılan seçimlerin çokta sağlıklı sonuçlar doğurmadığını bana yapılan araştırmalardan örnekler vererek açıkladı. Hiç bilmiyordum…

Sordum:’’ İlk defa terapi alıyorum ve etrafımda terapiye gitmiş kimse yok süreç nasıl ilerleyecek? ‘’

Psikolog: ‘’Bir puzzle’ın parçalarını düşünün, dağılmış olan tüm parçaları doğru yerlerine yerleştireceksiniz, bende yolunuza ışık olacağım, yürüyecek olan sizsiniz ’’ dedi.
Ben: ‘’ Peki geçmişi mi konuşacağız, bugünü mü yoksa geleceğimi ‘’
‘’Bugünü konuşacağız’’ dedi.
İlk Seans bittiğinde eve doğru yağmurun altında yavaş yavaş yürürken daha önce hiç hissetmediğim duygular içindeydim.
Psikoloğumdan iyi bir elektrik almıştım orası kesindi, haftaya yine aynı gün aynı saatte randevulaşmıştık, gelecektim.
Daha çok merak vardı sanki içimde, nasıl ilerliyor terapi süreci anlama isteği duymuştum.
Aslında ne kadar önemli bir gündü ilk gün, ‘’Kendim’’ e yolculuğumun ilk günü olduğunu çok sonraları anlayacaktım.

Ayşegül SUNGUR
Textil Mühendisi/Danışan, Anne.

Exit mobile version