Varoluş sancılarımı
Anlam urganına boğuyorum
Her imge için, bir anlam, darağacı
Bu yıl da olsun Anneler günü anması,,,
m.kamböre
Aslında aile konu başlığında “toplumsal şiddeti” azaltmanın yolu, beceremediğimiz kontrolümüzü yitirdiğimiz yanlarımızı geliştirmekle ilgili.
Adamın biri, galiba öğretmen bunun pekte bir önemi yok.
Lisans ve pedagoji eğitimi çokta önemli değil gerçekte kültürdür aslolan, e o da ailede oluşur.
Genetik kültür kodları hariç ve de!
Öğretmenimizin yanına eşi son ayrılık konuşmasına bir elinde çocukları bir elinde sevgilisi ile geliyor,
ve sonuç cinayet.
Burada kadının bastırılmış intihar isteğinden söz etmek mümkün olabilir mi?
Kadının erkeği eğitme modu bu kadar ileri gitmeli mi?
Kocasına çocuk vermiş. Bu adamın bunu yapabilme potansiyelini bilmiyor mu?
Erkeğin cinneti, evet cinayet.
Cinnet hali cinayet olma gerçekliğini değiştirmez!
Fakat bu hikayede erkeğin cinnetini sağlayan tek gerçeklik çocukları ve çocukluğu!
Erkek intiharlarında oransal olarak bu sebebin yüzdelik payını bilmesem de tahmin etmek zor değil!
Evet, Lanzarote Sözleşmesine 2021’de resmi gazete ilanı ile geçiş yapıldığı dönemde, uygulamada ciddi zorluklar çekilen bir konu vardı, çocuk ebeveyn görüşmelerinin sağlanmasındaki yeni uygulama!
Babanın boşanma sonrası çocuklarla ilgisini kesmesi konu başlığı konuşulmayıp konu Feminazilerin diline teslim ediliyor ve Feministlerin konuya yaklaşımı yok!
Annenin sosyoekonomik yapıdaki yeri değişirken, babanın ailedeki rolünün değişimi için gereken kültürel kodların oluşması bu kadar zor olmamalı!
Kâr zarar hesabı yapıp susarak onaylamayı tercih ediyorlar.
Şiddeti “atalar kültüne” bağlama ihtiyacı onlarda da ağırlıklı görünmekte.
Atalar kültünde korkuyu yıkmak nasıl başarılabilir?
Nasıl bir yöntemle, şimdilik düşünmedim.
Ne kadarını aşmalı da var sorunun içinde, korku doğal bir duygu, kahramanlık sendromu diyesim geldi bir an.
İmposter sendromunun doğası gereği en iyi olma ihtiyacı ile ilişkili olan, genellikle bu sendroma sahip bireyler, sorumluluklarında olan görevleri, kapasitelerin çok üstünde görür ve aşırı hazırlık yapma gereksinimi hissederler.
Neyse pazarola hayrola kalın sağlıcakla dostlukla…








