İçimizde ne pişiriyorsak
Dışımıza o taşar
Tencereyiz, “öteki”miz kapak
Harlı, harsız, tutuşmazsa od şaşar
Her fırsatı kullanır bu ocak!
Böl, parçala, kullan, at, yönet
Kutsallıkla donatılır bu illet
Ahlaka ihtiyaç kalmaz
Elverir ki ele geçsin güç, devlet!
Haksızlıktan, yolsuzluktan bıkılır
Hakk’ uğruna hal yoluna çıkılır
Menzil doğru, mevki, yetki cazipken
Adalet sorana kurşun sıkılır!
Teraziye kör ibreler kurulur
Ağırlığa hor zümreler oturur
Endazesi eksik, gedik, ne çıkar
Hendesesi yamuk ile korunur!
Ocak biziz, tencere biz, tava biz
Sürrealist sofralara fava biz
Yeyip, içip, salınıp gez sayacında
Sittin sene gelinmeyiz sava biz!
Bu vatanın ensesi kalınıyız
Sille şaplak, tekme tokat alanıyız
Fırat, Dicle, Menderes dolup taşsa
Bir kaval sesiyle susuz kalanıyız!
Ölüler uğruna diri yakarız
Allah Allah deyu şaha kalkarız
İzm papağanıyız, ezber bozanı
Cehli celpli sınıfına sokarız!
Bu maya, bu hamur, aha bu tandır
Ne pişerse pişsin, acı taamdır
Oklava, merdene, neyle açarsan aç
Çiğ kalır topanlar, tohum zindandır!
Bu bataklık çok sinek barındırır
Avcı işlerine hız kazandırır
Sıtma tutturmakta üstüne yoktur
Mevsimine uygun ateş yaktırır?
Cem Karaca alsın sazı
Ol çalsın, kalsın niyazı
Biz bize benzeriz desin
Gah fasulye gah soğan piyazı!
Kışı geçirmek kurda zor gelmez
İnşallah unutmaz ayazı!
Tilki kümese atandı
Eh, kim olsa sürdürür nazı!






