Nüfus artışıyla orantılı kentlerin büyümesiyle birlikte ulaşım önemli bir problem haline gelmekte.
Yolculuk mesafeleri ve taşıt yoğunluğu giderek artmakta olduğundan,
planlı gelişen kentlerde kentin iskeletini ve gelişim yönünü belirleyen yollar ve geniş bulvarların ana işlevi yaya ve taşıt hareketlerinin rahat, konforlu, kolay ve güvenli olmasını sağlamaktır,
en azından sosyal belediyecilik açısından durum bu.
Yollar çeşitli kentsel kullanım biçimlerini birbirine bağlama görevini de üstlenmektedir (Söğüt, 2005).
Bisiklet kullanımı efor sarf ettirmesi nedeniyle zor tercih edilmektedir.
Ayrıca şehrin bisiklet yolu altyapısı açısından yetersiz kalması sebebiyle de
kullanım olumsuz yönde etkilenmektedir.
Buradan hareketle, Dernek önlerine bisiklet park noktaları ve bisikletlerin ve martıların konması düşünülebilir.
Fakat bu başlıkta en önemli nokta, kaldırımların çok geniş olması olarak görünmekte.
Esnaf Sanaatkarlar odasının bunu dile getirmemesi garip görünse de, esnafların genel şikayeti konumunda.
Park alanlarının azlığı aynı zamanda Yalova’nın uzun yıllardır trafik sorununun temel sebebi gibi görünmekte.
Kaldı ki, daha önce değindiğimiz gibi, Kamu alanı işgalleri, belediyenin işgaliye bedeli adı altında kazanç sağlaması yerine, kentli insanın hareket alanına göre planlanma zorunluluğu bulunmakta.
Yineliyelim, kafeler sokağındaki işgaller, süpermarketlerin kaldırım işgalleri ve kaldırım genişlikleri.
Neyse bundan sonrası bilimsel tarama yazısı, şimdilik taleplere bakabilirlerse, adım adım sosyal belediyecilik anlayışına yaklaşmalar olabilecek görünmekte.







