SERÇE TUTSAKLIĞI

 

Bugün şairler geçiyor içimden

Gözlerimden masmavi şehirler geçiyor

Kıyısız turnalar geçiyor semalardan

Yeni ve uzak bir göçe gebe

O mavi şehirlerin içinden…

Göğertmek için şu donuk dünyayı

Kırağı vuran bir yüreği ısıtmak için

Mühürlenmiş tedirgin uykulu gözleri

Aralayan sevdalı sözler geçiyor.

Bir bir şiirler geçiyor uzaklara okunan

Diyor ki biri;

Daha vakit gelmedi demir almak zamandan

Bir şafak türküsü söyle

Ve sev acılara tutunmadan.

Çabuk sev çabuk bahar kuzulara durmadan

Son vapurlar da gitmeden gel diyor

Gel vakit dolmadan

Ihlamurlar çiçek açtığı zaman…

Bugün mavi şairler geçiyor gözlerimden

Ne hasta bekler sabahı

Ne de şeytan bir günahı diyor bir şair

Zaman ve ayrılıklar uzadıkça uzuyor…

Ben sana mecburum diyor Atilla İlhan

Gidersen yıkılır bu kent

Kuşlar da gider diyor diğeri

Turnalarla son yaz kuşları da gidiyor…

Özlem kokuyor sanki tüm şiirler inadına

Çıkıverip gelsen, düşlerimi çocukluğumda

Bırakırdım inan bana inan artık diyor

Yaşamdan yana bir çılgın şair

Lakin…

Yaşamak ağrısı bitmiyor sol yanımda

Mecburiyet kirlenmiş bir okul önlüğü

Ve beyaz yakalık eğreti geçirilmiş boynuma

Bir yanım kaldırımlarda mavi yüzlü asi çocuk

Bir annenin dokunmayı unuttuğu çocukluktan

Bir yanım korkak serçe tutsaklığı

İçimde susmuyor biteviye ve hiç durmadan…

Exit mobile version