• Hakkımızda
  • Advertise
  • Careers
  • Contact
  • Contact
Salı, Nisan 21, 2026
  • Login
No Result
View All Result
İmgazete
  • ANA SAYFA
    • Hakkımızda
  • BİLİM
  • Edebiyat
  • Şiir
  • İMGAZETE
  • KÜLTÜR
    • Yerel Haber
    • Felsefe
    • Hukuk
  • Sanat
  • Sosyoloji
    • Sağlık
  • Teknoloji
  • İktisat
  • ANA SAYFA
    • Hakkımızda
  • BİLİM
  • Edebiyat
  • Şiir
  • İMGAZETE
  • KÜLTÜR
    • Yerel Haber
    • Felsefe
    • Hukuk
  • Sanat
  • Sosyoloji
    • Sağlık
  • Teknoloji
  • İktisat
No Result
View All Result
İmgazete
No Result
View All Result
ANA SAYFA KÜLTÜR

Toplumsal İntihar, ”ben Hayatta kalanlardanım” Devletim.

by Murat Kamböre
20 Mayıs 2024
in KÜLTÜR, Sosyoloji/Sosyal psikoloji, Tarih, Yerel Haber
0
Toplumsal İntihar, ”ben Hayatta kalanlardanım” Devletim.
0
PAYLAŞIMLAR
0
GÖRÜNTÜLEME
Share on FacebookShare on Twitter

İlk olarak Cumartesi günü için benim Devletimden özür dileyerek başlayayım cümleye.
İki günlük saygı duruşu (YAS) kadar bekleyebildim. Bunun utancı herkese yetsin.
Çocukluk İnsanın Anavatanıdır dedik hepimiz bu anavatanın hainleriyiz.

Evet gelen konuklarımız devletti. Çocuk izlem merkezleri, Kadın sığınma evleri açan insanlar buradaydı. Devlet! ve Belediye! yoktu.
Mevcut CHP halkçıdır, halkmıdır hayır.
Diğer topluluklar halk mıdır evet, halkçı mıdır hayır. Halk diye de kavram yok etimolojik olarak her neyse.
Devlet kimse başta söyledim. Biz geldik siz yoktunuz.
Yineleyeyim Çocuk İzlem Merkezleri açan Kadın sığınma merkezleri açan Devlet buradaydı.

Sisyphean
diye bir tanım var yaptığımız işleri anlatan, anam da toplum da sevmez bu işleri. Boş işler diye bakılır. Kültürel değişimin zorluğunu anlamak adına söyledim bunu kendime sisyphos söylencesi bizim sohbetlerimiz.
Dünyanın Tüm İmgezedeleri birleşiniz sloganıyla çıkmıştım yola.
Tabi toplumsal intihar diyerek başlık attım ama yok aklınıza gelen David Émile Durkheim değil aklıma gelen, Emil Michel Ciorandı.
Cioran’a göre, sadece portakallar değil, insanlar da çürür.
Ve çürümüş insanlarla dolu bir toplumda yaşayanlar enayiden başka bir şey değildir.
Rumen filozof, alametifarikası olan karamsar ve umutsuz tutumuyla yazdığı Çürümenin Kitabı’nda yaşamın anlamsızlığını ve toplumun yozlaşmasını intihar fikrinin kıyılarında gezerek sorguluyordu.
Ben hayatta kalanlardanım. Farz böyle başlasın.
İkinci kez kürsüye çıkışım oldu. Bu son olsun sosyal sorumluluk projeleri diyesim vardı, sonra içsesim, hadi oradan senin hayatın böyle geçti diye seslendi.
Çok ciddi siyaset etik bilincinin bizim yurdumuz insan tipolojisinde hiç olmadığını söyleyerek devam edelim sohbetimize.
Behice hocanın Sosyolog kimliğinin önündedir siyasi kimliği. Ahmet Kaya, Necip Fazıl, Nazım Hikmet son vatan hainidir kendi kaleminde.
Ondan sonra herkes vatan hainidir tüm toplum! Toplumsal şiddeti tanımlayacak başka giriş bulamadım.
Behice Boran bilinir tip sayesinde, Mübeccel Belik Kıray hocayı kimse bilmez. Saçaklı demokrasi diye tanımlar yurdumuzu.
Ne kadar iyiniyetli tanım değil mi? Bu bilim kadınlarının siyasi kimlikleri olmasa tanınmazlar da, okunmazlar da.
Bizden olmalı. O nasıl bir dinse artık. Kollektivizm adında bir patoloji. Devrimci şiddet, Cihad gibi türevleri bulunan.
Amaç süreğen şiddet kültürünün devamlılığıdır. Bu sebeple başarısız olur bu tür etkinlikler.
Bizim protokolümüzün ayıpları saymakla bitmez, anam gelemedi etkinliğimize,
dün genç hissetmiş kendini de alana gitmiş 19 Mayısa eh işte biraz seyredebildik dedi.
Protokol yaşlılar ve çocuklarındır net.
Diğerleri işçidir memurdur bu da net.
Hayatta kalanlardan olmak
imgesini kullanırken, bir tık aralayalım o sis perdesini. İlla öldürülmek veya tehdit ediliyor olmak gerekmiyor hayatta kalanlardan olmak için. Bu toplumsal örüntüye maruz kalmakta hayatta kalanlardan olmayı sağlıyor. Koskoca yığınlar içinde yalnızlık örüntüsü bambaşka bir zorluk, ve bu travmaya sahip yığınlar her geçen gün artmakta.
Neyse ki alan çalışanları zor da olsa er geç bulabiliyor birbirlerini. Yalnızlık deyince Asaf geliyor aklıma, ne de harikulade anlatmıştır yalnızın hallerini.
Bu süreci anlatmaya başlarken de, Cioran tadında olsun istiyorum;
Ben Kam’lığımı Millet Bahçesine zincirledim. İlk açıldığında gelip intihar edeceğim And olsun demeyi aklım zorluyor, 
Bu milletin efradıyım, soyadımda taşırım, Ya kapatın ya katil olun da diyesim var. Zeka duygularla ilgili diye aklımda kalmış kontrol bile edesim yok, yapacak işler bitmedi diyerek dilimi ısırıyorum.
Rock’n Coke festivalinden başlayalım, yaşananları herkes bilir detaya girmeyelim.
Yalova esnaf ahlakını net anlatan bir hikayedir. Aynı esnaf tipolojisi, kitap fuarları hakkında da aynı düşünmekte.
Kitle kuyrukçusu belediyecilik demeyelim de, bizim yapmadığımız etkinlik ya o sebeple kilitleniyoruz fakat bir yolunu bulacağız iyi niyetleri bildirildi diyelim.
Kitle kuyrukçuluğu mevcut durumdan çok daha ileri sohbetlerin tanımı en nihayetinde.
Gelelim 2019 seminerine, yine protokol yoktu.
Bu etkinliğin ilk gününde protokolden bir kaç kişinin gelmesi dikkatimi çekti.
Son etkinlik hepten herkesin çok ciddi ayıbı idi.
Engelsiz cafe açılışına kameraman göndermeyen Belediye mi olur?
Herkes geçsin bahanelerini bir kenara. Cumartesi oldu ya mesai yazmamak için tasarruf tedbirleri gereği kameraman gönderemezmiş bak sen!
Ekonomizm bataklığı, sendikalizm bataklığıdır bilenler bilir.
Toplumsal şiddet dediğimiz konu başlığı tam da burada belirginleşmekte, yönetenlerin de aynı kültürün parçası olmaları bu sonuçları doğurmakta.
Küba ile ilgili bir soru gelmişti etkinlikte, eşitlikçi anlayış sayesinde şiddet olmayan toplum vurgusu ön plana çıktı.
Hayır o toplumun kültürü eşitlikçi yaşama uyumlu idi, geçmiş kültürünün ne olduğunu bilenler anlatsın isterlerse!
Bir iş insanına gittik sponsorluk teklifi için.
10 dakika gecikmeyle. Tâbi bence, camlı köşkünde minibüsten indiğimizi gören bu iş insanı hahey geldi açlar diye güldü.
Sonra yardım için, ilendi yardımcısına. Randevu erteledi. Kuvvetle muhtemel ilk 25. dakikada çaycı kendi merhametiyle ikramda bulundu. Tabi bunlar tahminlerim, sonuçta iki sefer ertelemeden sonra telefona cevap vermedi.
Etkinlik öncesi 150 lira para istenmiş dernekten.
Algıda problem yaşadım ilk refleksim rakam doğruluğunu öğrenme çabası oldu ver geç dedim. İki dakika sonra aradım, belgelendir ama dedim. Tarihe geçilir. Evet bir de o olmalıydı. Bu telefon konuşmasını yaparken boyacılık mesleğimi yapıyordum. 3 aydır buna adanmışlığımdan kuruş çıkarım olmadı, olmazdı da. Kaldı ki yaptığım harcamalar ve borçlanmalarım oluştu. Rakamsal borcun çok üstünde o borç.
Konu duyarlılığı gösterenlere olan gönül borcumdan bahsediyorum.
Ben fazla antremanlıyım neyse ki, ilk seminerde 3 gün yürüyerek gazetemi dağıtmıştım.
O değil de bu etkinlik sürecinde gazetemin adını 30 yıl önce devlet kullanmış onu fark ettim.
Neyse sorun yok bu başlıkta.
İtiraf edeyim ki, şiddetten mutlu olan bir toplumsal örüntümüz var. Artık buna inanıyorum.
Kimsenin konu başlıkları hakkında söyleyecek sözünün olmayışı garip bir durum değil aslında.
İşin kötü yanı alışmaya başlama gibi bir kaygı taşımaya başladım iç benliğimde.

Mübeccel hoca değerinde, naifliğinde ve iyi niyetliliğinde bir Mesut Hazır hocamızdan alıntı yaptığım için teşekkür ederek başlayayım alıntıya.
Bu panelde kendimi tanıtırken, profesyonel meraklı ademin biriyim o kadar derken,
Sinan Candan hocaya atıfta bulunma zamanım olmadı, burada onu da telafi etmiş olayım.
Anlatacak çok şey var da bu sürece dair, zamana karşı işlenen günah en büyük günahlardan diye kalmış aklımda, alıntılarla bitireyim artık.
“Evet, dünyadan düşecek değiliz, üzerindeyiz bir kez!” (D. Chr Grabbe, Hannibal)

“Günümüzde insan, deyim yerindeyse, bir tür protezli tanrı haline gelmiştir.” (S. Freud, Uygarlığın Huzursuzluğu).

“Uygarlığın büyük ölçüde iç güdülerin yadsınması (bastırılması, dışlanması) üzerine kurulmuş olduğunu görmemek imkansızdır.
Bu kültürel engellenme insanların toplumsal ilişkilerine hakim durumdadır.
Bir içgüdüden tatminin nasıl esirgendiğini anlamak kolay değildir ve bu esirgeme tehlikesiz bir iş de değildir.
Söz konusu kayıp ekonomik olarak (burada kasıt bilim olarak ekonomi değil) telafi edilmediğinde ciddi bozuklukların ortaya çıkması beklenebilir”
(Freud, Uygarlığın Huzursuzluğu, ss: 55-56, Metis Yayınları)

İç sesim: Freud, adamım!
Yine iç sesim: Uygarlık, Allah belanı versin!

“Demek ki uygarlığın ilk talebi (şartı/gereği) adalettir; yani bir kez kurulmuş olan hukuk düzeninin bir daha tek bir bireyin yararına bozulmayacağının garantisidir. Ancak bu durum, bu hukukun etik değeri hakkında hiçbir yargı içermez. Uygarlığın gelişiminin bundan sonraki aşaması bu hakkın, diğerlerine adeta zorba bir birey gibi davranan küçük bir topluluğun iradesinin ifadesi haline gelmemesi yolunda çaba göstermek gibi görünmektedir. Sonuçta elde edilen, herkesin içgüdülerinden fedakarlık ederek katgıda bulunduğu ve hiç kimsenin kaba kuvvetin kurbanı olmasına izin vermeyecek bir hukuk olmalıdır.” (S. Freud, Uygarlığın Huzursuzluğu, ss: 53-54, Metis Yayınları)

Benim Notum: Freud’a ulaşmamıza yüz yıl var!

Hazır Freud dan bahsetmişken, evlilik kurumuna çocuk doğumundan sonra ilk 6 yıl boşanma yasağı konulmalı talebimi yenileyeyim.

Fakat eğer hayatta kalanlardan olmaya devam edebilirsem, bu başlık çalıştayın konusu olarak dursun burada.
Konu ensest(akraba evliliği) başlığında koku başlığına aittir.
Hayde pazar ola hayrola kalın sağlıcakla.

Tags: Behice BoranÇürümenin KitabıDiğerleri işçidir memurdurEkonomizm bataklığıEmil Michel CioranHayatta kalanlardan olmakProtokol yaşlılar ve çocuklarındırSaçaklı demokrasisendikalizm bataklığıdırsüreğen şiddet kültürü
Murat Kamböre

Murat Kamböre

Next Post
Freud Teorileri ve Sanata Yansımaları

Freud Teorileri ve Sanata Yansımaları

ORJİNAL TABLO SATIN AL

Recommended

Internet Tasarımı – PRO Paket

4 gün ago

İnci Taneleri

2 yıl ago

Popular News

Plugin Install : Popular Post Widget need JNews - View Counter to be installed

Site Links

  • Oturum aç
  • Kayıt akışı
  • Yorum akışı
  • WordPress.org

About Us

We bring you the best Premium WordPress Themes that perfect for news, magazine, personal blog, etc. Check our landing page for details.

  • Hakkımızda
  • Advertise
  • Careers
  • Contact
  • Contact

© 2024 Platin Tech - Platin Tech Platin Tech.

No Result
View All Result
  • Home

© 2024 Platin Tech - Platin Tech Platin Tech.

Welcome Back!

Login to your account below

Forgotten Password?

Create New Account!

Fill the forms bellow to register

All fields are required. Log In

Retrieve your password

Please enter your username or email address to reset your password.

Log In
Nasıl Yardımcı olabiliriz ?
Go to mobile version