• Hakkımızda
  • Advertise
  • Careers
  • Contact
  • Contact
Perşembe, Nisan 16, 2026
  • Login
No Result
View All Result
İmgazete
  • ANA SAYFA
    • Hakkımızda
  • BİLİM
  • Edebiyat
  • Şiir
  • İMGAZETE
  • KÜLTÜR
    • Yerel Haber
    • Felsefe
    • Hukuk
  • Sanat
  • Sosyoloji
    • Sağlık
  • Teknoloji
  • İktisat
  • ANA SAYFA
    • Hakkımızda
  • BİLİM
  • Edebiyat
  • Şiir
  • İMGAZETE
  • KÜLTÜR
    • Yerel Haber
    • Felsefe
    • Hukuk
  • Sanat
  • Sosyoloji
    • Sağlık
  • Teknoloji
  • İktisat
No Result
View All Result
İmgazete
No Result
View All Result
ANA SAYFA KÜLTÜR

Babasını Öldüren Kızlar

by Murat Kamböre
11 Şubat 2024
in KÜLTÜR
0
Babasını Öldüren Kızlar
0
PAYLAŞIMLAR
0
GÖRÜNTÜLEME
Share on FacebookShare on Twitter
B. Babasını Öldüren Kızlar
Yazılı kültür ortamı âşık tarzı destanlarının işlediği konuların iki temel kaynağı vardır. Bunlardan birincisini, sözlü kültür ortamındaki âşıkların da üzerine destan yazdığı savaş, deprem, sel baskını ve yangın gibi konular oluşturmaktadır. Daha yaygın olan ikincisi ise “önceleri sadece gazetelerden daha sonraları hem
gazete hem radyo ve televizyon yayınlarından bilgi kaynağı olarak istifade ederek halkın dikkatini çekecek konularda bilgi verici mahiyette (didaktik) veya sansasyonel karaktere haiz destanlar yazmaktır” (Çobanoğlu 216). Çobanoğlu özellikle sansasyonel karakterde konular aranmasının nedeninin halkın dikkatini çekerek destanların satışını sağlayabilmek olduğunu belirtir (216). Dolayısıyla âşık destanlarında ensestin yer alması ve en önemlisi ensest eğilimden ziyade gerçekleşmiş ensest olaylarının anlatılması halkın dikkatini çekme ve destanların satışını sağlama noktasında hiç şaşırtıcı değildir.
Âşıkların, destanlarında ele aldıkları konulara bakılarak toplumsal ahlak açısından eğitici bir rol üstlendiklerini söylemek mümkündür. Çobanoğlu‟na göre destanlar, geniş kitleleri eğitme açısından toplumda yerleşmiş değerleri güncel bir olay etrafında yeniden işleme ktedir (119). Böylece âşıklar, halk tarafından kabul edilmeyen ya da “ kötü” olarak nitelendirilen ensest olayları anlatarak halkın bunlardan ibret almasını ve böyle olayların bir daha yaşanmamasını sağlamaya çalışmışlardır.
“Adanalı Baba Katili NEJLA TÜTÜNÜN DESTANI” ve “Adanada Metres olarak kullanmak isteyen babasını hiç acımadan tabanca ile vuran Neclanın destanı”nda Adana‟da yaşanan aynı olay hikâye edilmektedir. Ancak birinde olay babasını öldüren Necla‟nın ağzından anlatılırken diğerinde öldürülen babanın
ağzından anlatılmaktadır. “Adanada Metres olarak kullanmak isteyen babasını hiç acımadan tabanca ile vuran Neclanın destanı”nda babanın kızına saldırdığı ve kızına çirkin işler yapmak istediği destanın ana motifini oluştururken “Adanalı Baba Katili NEJLA TÜTÜNÜN DESTANI”nda babanın kızına duyduğu ensest eğilimine dair bir bilgi yoktur ve ana motif babanın, kızı tarafından öldürülmesidir. “Adanalı Baba Katili NEJLA TÜTÜNÜN DESTANI”nda baba, kendisini öldürdüğü için kızına sitem etmekte ve şu dörtlükleri söylemektedir:
Sizin için gece gündüz demedim
Evladım var diye bir gün görmedim
Soğuk sıcak demez idim yanardım
Evlat kurşununu yedim giderim
On yedi yaşına çıkarttım seni
Gücün yeter oldu öldürdün beni
Yaradan allahım kör etsin seni
Evlat kurşunu yedim giderim
Duyan arkadaşlar koyulmuş yola
Kızım Nejla vurulurmu hiç baba
Kırk yaşında beni çıkardın sala
Evlat kurşunu yedim giderim (Bitiş 1)
İki destanın da konusunu gazeteden aldığı anlaşılmaktadır. Âşıklar, destanda anlatılan olayın gerçekliğini kanıtlamak için destan boyunca haberin gazeteden alındığını belirten ifadeler kullanmaktadır. Âşık Ali Gürbüz, gazetelerin destan konularının kaynağı olarak öncelik kazanması bağlamında şunları söylemektedir: “Destanların konularını gastelerden alıyordum. Eski zamanlarda öyle rast gele destan
yazılmazdı. Mutlaka gasteler de seni sağlam çıkaracak. İcabında mahkemeye veriyorlar, mahkum olursun, manevi zarar verdin diye” (Çobanoğlu 218). Bu noktada âşık destanlarındaki ensesti, gerçek ya da yaşanmış bir olay olarak değerlendirmek mümkün olduğundan bu bölümde ensest teması bağlamında yapılacak olan çalışmanın gerçeklik boyutu göz ardı edilmemelidir.

Adanada Metres olarak kullanmak isteyen babasını hiç acımadan tabanca ile vuran Neclanın destanı”nda da bu haberin gazeteden alındığı “Gasteler yazdı katilim diye” dizesinde ifade edilmektedir. Ayrıca şu dörtlükte de haberin nasıl geniş bir kitle tarafından okunduğuna dikkat çekilmektedir:
Baba katilliğim dilde dolaşır
Benim bu halimi duyan ağlaşır
Gazeteler bütün elde dolaşır
Okuyup bir karar verin anneler (Duran 1)
Çobanoğlu, destanların basılmasından sonraki satış aşamasında izlenmesi gereken bir prosedürden söz etmektedir: “Matbaacıyla anlaşıp destanını bastıran bir âşık 1950-1975 döneminde hem en destanını alıp satmaya başlayamaz. Destanın ilgili basım kanununa göre savcılık tarafından görülmesi ve satış izni verilmesi gerekmektedir. Bu nedenle basılan destan savcılığa gönderilir ve „satılabilir‟ izni alındıktan sonra piyasaya çıkabilir” (221). Âşıklar, destanlardaki ensest haberlerini gazetelerden alsa da orada yazılanları olduğu gibi aktarmamakta, sözlü kaynaklardan duyduklarını gazete haberiyle harmanlayarak okuyucuya sunmaktadır.
“Adanada Metres olarak kullanmak isteyen babasını hiç acımadan tabanca ile vuran Neclanın destanı”nda on yedi yaşındaki lise öğrencisi Necla‟nın üç yıldır kendisiyle “karı koca olmak” isteyen babasını öldürmesi konu ediliyor. Necla‟nın ağzından aktarılan destanın her dörtlüğün sonundaki “anneler” seslenişiyle destanın hedeflediği dinleyici ve okur kitlesi de açıkça gösterilmektedir.
Babanın kızına duyduğu ensest eğilimi şu iki dörtlükte anlatılıyor:
Her gün eder idi bana zulümü
Tutmak ister idi benim elimi
Vurdum onu hak etmişti ölümü
İsterse assınlar beni anneler
Karı koca olmak isterdi
Bana çirkin işler yapmak isterdi
Bir baba evlâttan bunu ister mi
Sıkılırdı benim canım anneler (Duran 1)
Bu destanda başlıktan ve aşağıdaki dörtlükten anlaşılacağı gibi babanın kızıyla kurmak istediği ilişkinin “metreslik” olduğu belirtilmektedir:
Pişman değilim yaptığıma
Talihsiz Necla metreslik mi ede
Bütün Adanalı şaştı bu işe
 Hak etmişti onu vurdum anneler (Duran 1)

Fransızca bir sözcük olan metres sözcüğü, evli bir erkekle nikâhsız yaşayan kadınlara verilmektedir. Aslında Necla‟nın babasının annesiyle evli olduğu düşünüldüğünde metres sözcüğünün uygun olmadığı söylenemese de bu sözcüğün yaşanan ensesti tam anlamıyla karşılayamadığı açıktır. Bu destanda babanın kızıyla ensest ilişki kurma isteğinin “metreslik” sözcüğünde karşılık bulması, Türkiye‟de ensestin ne ifade ettiğini göstermesi bakımından dikkat çekicidir.
Necla‟nın ağzından, babası için “Benzinliğe gittim, saldırdı bana” denmektedir. Burada Necla‟nın babasını vurduğu gün, babasının ona saldırdığı anlatılmaktadır. Necla‟nın üç yıldır, babasının cinsel istekleriyle karşı karşıya kaldığı ve bu süreçte intihara kalkıştığı da ayrıca söylenmektedir:
Bir zamanlar zehir içtim ölmedim
Genç kızlığımı bende bilmedim
Üç senedir ağlıyorum gülmedim
Daha açmamıştı gülüm anneler (Duran 1)
Necla‟nın ağzından söylenen şu dörtlük de erkek egemen düzenin işleyişini göstermesi bakımından önemlidir:
Dedim ben bu evde nasıl durayım
Çok cahilim dostlar kimi vurayım
Erkek değilim ki ben kurtulayım
İster beni haksız görün anneler (Duran 1)
Ensest mağduru kadın, erkek gibi olamamaktan yakınmaktadır. Kadın, babasının koruması altında, onunla aynı evde yaşamaktadır. Evden ayrılması da ancak başka bir erkeğin onunla evlenmek istemesiyle gerçekleşecektir. Bunun dışında kadının, baba evinden ayrılması söz konusu değildir. Âşık tarzı destanlarda anlatılan baba-kız ensestinde mağdur olan yine kadındır. Baba, kızını arzulamakta ve onunla cinsel birliktelik yaşamak istemektedir. Ele alınan âşık destanlarında annenin varlığından söz edilmemekle birlikte, öldüğüne dair bir bilgi de bulunmamaktadır. Dolayısıyla babanın kızıyla yaşadığı ensest, büyük ihtimalle aile içinde annenin de bu durumu bilmesine karşın yaşanmaktadır.

Annenin ölümü noktasında halk masallarından ayrılan âşık destanlarında kız, masallardaki bir prensle ya da şehzade ile evlenip mutlu sona ulaşamamaktadır. Masallarda cezalandırılmayan babanın, âşık destanlarında mağdur olan kız tarafından öldürülüp cezalandırılmasını âşık destanlarının gerçekliğiyle açıklamak uygun olacaktır. Âşık destanlarında ensestöz babasının eziyetlerine maruz kalan kadınlar, yeni bir aileyi kurumsallaştıramamakta ve baba evinden kurtulmak için çareyi baba erkinin sonunu getirmekte bulmaktadır.
C. Kocasını Askere Uğurlayan Kadınlar bundan sonraki yazımız.
Tags: Adanalı Baba KatiliB. Babasını Öldüren KızlarNEJLA TÜTÜNÜN DESTANI
Murat Kamböre

Murat Kamböre

Next Post
En çok şiddet olayının yaşandığı 11 il

En çok şiddet olayının yaşandığı 11 il

ORJİNAL TABLO SATIN AL

Recommended

Tutankamon’un otopsisi tamamlandı! Kaza mı, cinayet mi, ensest mi

Tutankamon’un otopsisi tamamlandı! Kaza mı, cinayet mi, ensest mi

2 yıl ago
ANALARIN İLAÇLARI ‘Pervin Göksel ile Kadının Coğrafı Sentezi’

ANALARIN İLAÇLARI ‘Pervin Göksel ile Kadının Coğrafı Sentezi’

2 yıl ago

Popular News

Plugin Install : Popular Post Widget need JNews - View Counter to be installed

Site Links

  • Oturum aç
  • Kayıt akışı
  • Yorum akışı
  • WordPress.org

About Us

We bring you the best Premium WordPress Themes that perfect for news, magazine, personal blog, etc. Check our landing page for details.

  • Hakkımızda
  • Advertise
  • Careers
  • Contact
  • Contact

© 2024 Platin Tech - Platin Tech Platin Tech.

No Result
View All Result
  • Home

© 2024 Platin Tech - Platin Tech Platin Tech.

Welcome Back!

Login to your account below

Forgotten Password?

Create New Account!

Fill the forms bellow to register

All fields are required. Log In

Retrieve your password

Please enter your username or email address to reset your password.

Log In
Nasıl Yardımcı olabiliriz ?
Go to mobile version