• Hakkımızda
  • Advertise
  • Careers
  • Contact
  • Contact
Cumartesi, Nisan 11, 2026
  • Login
No Result
View All Result
İmgazete
  • ANA SAYFA
    • Hakkımızda
  • BİLİM
  • Edebiyat
  • Şiir
  • İMGAZETE
  • KÜLTÜR
    • Yerel Haber
    • Felsefe
    • Hukuk
  • Sanat
  • Sosyoloji
    • Sağlık
  • Teknoloji
  • İktisat
  • ANA SAYFA
    • Hakkımızda
  • BİLİM
  • Edebiyat
  • Şiir
  • İMGAZETE
  • KÜLTÜR
    • Yerel Haber
    • Felsefe
    • Hukuk
  • Sanat
  • Sosyoloji
    • Sağlık
  • Teknoloji
  • İktisat
No Result
View All Result
İmgazete
No Result
View All Result
ANA SAYFA İMGAZETE

Pedofilinin Nedenleri, b)Nöropsikiyatrik Farklılıklar, c) Nöroanatomik Teoriler

by Murat Kamböre
18 Şubat 2024
in İMGAZETE
0
Pedofilinin Nedenleri, b)Nöropsikiyatrik Farklılıklar, c) Nöroanatomik Teoriler
0
PAYLAŞIMLAR
0
GÖRÜNTÜLEME
Share on FacebookShare on Twitter

b) Nöropsikiyatrik Farklılıklar
Pedofilik bireylerin diğer cinsel saldırıda bulunan bireyler ve sağlıklı toplum örnekleriyle nöropsikiyatrik farklılıklar açısından kıyaslandığı birçok araştırma yapılmıştır. Son yıllarda davranışsal baskılanmanın kalkması (disinhibisyon), frontal anormallikler, bilişsel yürütücü işlevler gibi beyin işlevleri ve pedofili arasındaki ilişkiyi araştıran birçok çalışma bulgusu ortaya konmasına karşın halen kesin neden-sonuç ilişkisi gösteren tutarlı bir veri bulunmamaktadır. Nörofizyoloji, kişilik özellikleri, cinsel öykü, pletismografi
ve nörogörüntüleme çalışmaları, pedofili ile erken beyin gelişimi ilişkisini ortaya çıkarmış olmakla birlikte pedofilinin nörobiyolojik temeli tam olarak halen bilinememektedir. Bütün bu bulgular bir arada değerlendirildiğinde pedofilinin nörogelişimsel bir bozukluk olabileceği düşünülmektedir.[44,45]

c) Nöroanatomik Teoriler
Pedofili etiyolojisinde iki nöroanatomik teori öne çıkmaktadır:
Frontal Yönetsel İşlevlerdeki Bozukluklar Teorisi (Frontal Dysexecutive Theory) ve Temporal-Limbik Teori. Ancak son zamanlarda hem temporal lob (rahatsız edici, aşırı cinsel istek) hem de frontal lob (davranışsal disinhibisyon) bölgelerinde işlev bozukluğu olduğunu bildiren çift işlev bozukluğu (double dysfunction) varsayımı desteklenmektedir.[45]
Frontal Yönetsel İşlevlerdeki Bozukluklar Teorisi, frontal korteks işlev bozukluğuna bağlı olarak baskılanmanın kalkması (disinhibisyon) sonrası cinsel davranış bozukluklarının ortaya çıktığı gerçeği göz önünde bulundurularak oluşturulmuştur. Pedofili olguları ve diğer cinsel saldırıda bulunan bireylerin Kontrollü Sözcük Bağlantı, Hazzın Geciktirilmesi, Porteus Labirent, Stroop ve Wisconsin Kart Eşleme gibi nörofizyolojik testler sonucunda amaçlı yürütücü işlevlerinin bozuk olduğunun saptanması bu teoriyi desteklemektedir.[44] Pedofili ve diğer kompülsif cinsel davranış bozukluklarının; dürtü kontrol bozuklukları, kleptomani, piromani, patolojik kumar ve trikotillomani gibi obsessif–kompülsif spektrum bozuklukları ve Tourette sendromu gibi nörolojik bozukluklarla benzerliği bu teoriyi destekleyen bir
diğer bulgudur.[46,47] Pedofili ve obsessif-kompulsif spektrum bozukluklarının etiyolojisi tam olarak anlaşılamamış olsa da, her iki bozuklukta da beynin aynı bölgelerinde anormallikler saptanmakta, önemli fenomenolojik (tekrarlayıcı davranış ve davranış inhibisyon bozukluğu) ve genetik benzerlikler (dopamine reseptör allelleri) bulunmakta ve 5-HT (serotonin) sistem düzenleyicileri her iki durumda da tedaviye yardımcı olmaktadır.[46,48]
Beyindeki yapısal anormalliklerin sosyal ve antisosyal davranışların gelişmesinde etkili olduğu bilinmektedir. Striato-talamo-kortikal döngü ve frontal lobların dopaminerjik innervasyonunun, dürtüsellik, bağımlılık ve kompulsif davranış eğilimlerinin patofizyolojisinde önemli rol oynadığı bilinmektedir.[49,50] Özellikle lateral orbitofrontal bölge, disinhibisyon ve cinsel kompulsif davranışlar gibi uyaran kontrollü davranışlarla ilgili bölgedir.[51] Bu veriler pedofilik bireylerde frontostriatal sistemle ilgili beyin bölümlerinde yapısal anormallikler olabileceği hipotezini doğurmuştur.
Pedofili ile frontostriatal morfolojik anormallikler arasında ilişki olduğuna işaret eden veriler giderek artmaktadır. Beyin görüntüleme ve fonksiyonel inceleme çalışmaları obsessif–kompülsif spektrum bozuklukları ve Tourette sendromunda frontostriatal döngü, bazal ganglion, serebellum ve insulada
anormallikler olduğunu göstermiştir.[52,53,54]
Benzer şekilde beyin görüntüleme çalışmalarında kontrollere kıyasla pedofilik bireylerde ventral striatum, insula, orbitofrontal korteks ve serebellumda bilateral olarak azalmış gri cevher hacmi, unilateral ve bilateral frontal lob, temporal lob ve serebellar değişiklikleri tespit edilmiştir. Schiffer ve arkadaşlarının 24 homoseksüel ve heteroseksüel sağlıklı kontrollerle, 18 pedofilik olguyu beyin manyetik rezonans (MR) görüntüleme yöntemiyle karşılaştırdıkları çalışmalarında, pedofilik bireylerde ventral striatum, orbitofrontal korteks ve cerebellum bölümlerinde gri cevherde azalma olduğunu saptamışlardır.[45] Bu bulguların obsessif-kompulsif spektrum bozuklukları ile pedofilinin ortak bir etiyolojiyi paylaştığına dair hipotezleri desteklediği ileri sürülmüştür.
Pedofiliyi açıklamak üzere ortaya konan Temporal-Limbik teori; cinsel davranış ve davranışsal disinhibisyonun temporal lob yapıları tarafından düzenlendiği verisine dayanılarak oluşturulmuştur.[44] Temporal lob epilepsisi, Kluver-Bucy sendromu (temporal loblarda bilateral lezyon) gibi temporal lobla ilgili bozukluklarda hiperseksüel ve hiposeksüel davranışlar görüldüğü bilinmektedir. Temporal lobun erotik ayırım yapma ve uyarılma eşiği ile ilgili olduğu gösterilmiştir. Pedofili olguları ile kontrollerin
karşılaştırıldığı beyin görüntüleme çalışmalarının çoğunda temporal lob anormallikleri saptanmıştır. Pozitron emisyon tomografisi (PET) çalışmalarında sağ inferior temporal korteks ile süperior ventral frontal
girusda glukoz metabolizmasında azalma olduğu tespit edilmiştir.[22]
Nöroradyolojik farklılıkların, erken beyin gelişimindeki bozukluklar sonucu gelişebileceği gibi, pedofili olgularında görülen psikiyatrik bozukluklara bağlı olarak oluşabileceği de ileri sürülmektedir. Bu değişiklikler pedofili olgularına sıklıkla eşlik eden bazı kişilik bozuklukları ve birçok diğer psikiyatrik bozukluklarda da saptanmıştır.[22] Özellikle travma sonrası stres bozukluğu olan hastalarda ve pedofili olgularında fonksiyonel nörogörüntüleme çalışmalarında prefrontal korteks, orbitofrontal korteks ve insula bölgelerinde benzer değişiklikler saptanmıştır. Bu bulgular pedofili olgularında beyinde görülen değişikliklerin, beyin gelişimi veya olgunlaşması ile ilgili sorunlardan mı yoksa çocuklukta fiziksel ya da cinsel istismara uğrama gibi yaşam olaylarından mı kaynaklandığı sorusunu akla getirmektedir.[55,56]              Pedofili olgularındaki nörokimyasal farklılıkları araştıran çalışmalarda; serotonin fonksiyonu ve metabolizmasında farklılıklar olduğu gözlemlenmiştir. Serotoninin parafililerde de sıklıkla sorun olan dürtü kontrol bozukluğundaki rolü uzun süredir bilinmektedir. Maes ve arkadaşları pedofili olguları ile kontroller arasındaki nörokimyasal farklılıkları karşılaştırdıkları çalışmalarında; pedofili olgularında serotonerjik bozuklukların presinaptik serotonerjik nöron aktivitesinde azalma ve serotonin-2 postsinaptik reseptör aşırı duyarlılığı nedeniyle ortaya çıkabileceğini belirtmişlerdir.[57,58]
Pedofilik bireylerin bilişsel özelliklerinin normal kontrollerle karşılaştırıldığı çalışmalarda; pedofilik bireylerde görsel-uzaysal ve sözel bellek puanlarında normalden sapma gösterdiği, pedofilik bireylerin zekâ düzeylerinin normallere göre düşük olduğu tespit edilmiştir.[44] Blanchard ve arkadaşları 679 pedofilik bireyin ortalama zekâ düzeylerini inceledikleri çalışmalarında, heteroseksüel pedofilik bireylere gore biseksüel ve homoseksüel pedofiliklerin ortalama zekâ düzeylerinin önemli derecede düşük olduğunu saptamışlardır.[59]
Blanchard ve arkadaşları, 1206 bireyde kafa travması öyküsü ile pedofilik olma ilişkisini araştırmışlardır. Bu çalışmada 6 yaşından önce bilinç kaybının eşlik ettiği kafa travması öyküsü bulunan bireylerde zekâ ve eğitim düzeylerinin daha düşük ve pedofili görülme oranının yüksek olduğunu saptamışlardır. Blanchard ve arkadaşları bu sonuçları erken çocukluk dönemindeki yaralanmalar ve nörogelişimsel farklılıkların bireylerin çocuklara cinsel yönelim geliştirmesinde etkili olabileceğini belirten teorileri desteklediği şeklinde yorumlamışlardır.[9]

Çevresel ve Sosyal Faktörler bundan sonraki yazımız.

Tags: Nöroanatomik TeorilerNöropsikiyatrik Farklılıklar
Murat Kamböre

Murat Kamböre

Next Post
Çevresel ve Sosyal Faktörler

Çevresel ve Sosyal Faktörler

ORJİNAL TABLO SATIN AL

Recommended

Yalova’da müzeye dönüştürülen tarihi deniz feneri ziyaretçilerini bekliyor

Yalova’da müzeye dönüştürülen tarihi deniz feneri ziyaretçilerini bekliyor

2 yıl ago
DİNLE BENİ

DİNLE BENİ

2 yıl ago

Popular News

Plugin Install : Popular Post Widget need JNews - View Counter to be installed

Site Links

  • Oturum aç
  • Kayıt akışı
  • Yorum akışı
  • WordPress.org

About Us

We bring you the best Premium WordPress Themes that perfect for news, magazine, personal blog, etc. Check our landing page for details.

  • Hakkımızda
  • Advertise
  • Careers
  • Contact
  • Contact

© 2024 Platin Tech - Platin Tech Platin Tech.

No Result
View All Result
  • Home

© 2024 Platin Tech - Platin Tech Platin Tech.

Welcome Back!

Login to your account below

Forgotten Password?

Create New Account!

Fill the forms bellow to register

All fields are required. Log In

Retrieve your password

Please enter your username or email address to reset your password.

Log In
Nasıl Yardımcı olabiliriz ?
Go to mobile version