{"id":988295,"date":"2024-09-17T02:58:22","date_gmt":"2024-09-16T23:58:22","guid":{"rendered":"http:\/\/imgazete.com.tr\/ekonomi-haberleri\/?p=988295"},"modified":"2024-09-17T02:58:22","modified_gmt":"2024-09-16T23:58:22","slug":"feminizm-turk-toplumu-icin-ne-ifade-ediyor","status":"publish","type":"post","link":"https:\/\/imgazete.tr\/yalova-cinarcik\/sosyoloji-sosyal-psikoloji\/feminizm-turk-toplumu-icin-ne-ifade-ediyor\/","title":{"rendered":"\u00a0\u00a0 FEM\u0130N\u0130ZM T\u00dcRK TOPLUMU \u0130\u00c7\u0130N NE \u0130FADE ED\u0130YOR?"},"content":{"rendered":"<p>&nbsp;<\/p>\n<p>&nbsp;<\/p>\n<p style=\"text-align: center;\">\u00a0\u00a0\u00a0\u00a0<strong> \u201cKad\u0131n ve erkek bir kartal\u0131n iki kanad\u0131 gibidir. Hi\u00e7 kanad\u0131n biri yaral\u0131 olursa<\/strong><\/p>\n<p style=\"text-align: center;\"><strong> kartal di\u011fer kanatla u\u00e7abilir mi?\u201d<\/strong><\/p>\n<p>&nbsp;<\/p>\n<p>Feminizm hareketinin ilk ortaya \u00e7\u0131k\u0131\u015f\u0131ndan itibaren g\u00fcn\u00fcm\u00fcze de\u011fin bu kavrama yakla\u015f\u0131mlar olduk\u00e7a g\u00f6recelik arz etmi\u015ftir. Feminizm bir erkek d\u00fc\u015fmanl\u0131\u011f\u0131 m\u0131d\u0131r? Ezilen kad\u0131n\u0131n y\u00fckselen sesi midir? Bat\u0131\u2019daki feminizm anlay\u0131\u015f\u0131n\u0131n \u00e7\u0131k\u0131\u015f noktalar\u0131 T\u00fcrk toplumundaki kad\u0131n alg\u0131s\u0131 ile ne kadar ba\u011fda\u015f\u0131r veya hangi noktalarda ters d\u00fc\u015fer?\u00a0 \u00a0 \u00a0 \u00a0 \u00a0 \u00a0 \u00a0 \u00a0 \u00a0 \u00a0 \u00a0 Bunu anlamak i\u00e7in kad\u0131n tarihi ara\u015ft\u0131rmalar\u0131na bak\u0131p derin bir okuma yapmak gerekmektedir. \u00c7\u0131k\u0131\u015f kayna\u011f\u0131 olarak feminizm temelini -kad\u0131n\u0131n bir cins olarak durumunun ve stat\u00fcs\u00fcn\u00fcn tarih boyunca her toplumsal yap\u0131da farkl\u0131 farkl\u0131 oldu\u011funu, de\u011fi\u015fti\u011fini, de\u011fi\u015febilir oldu\u011funu ve de\u011fi\u015fmeyi de s\u00fcrd\u00fcrece\u011fini kan\u0131tlama esas\u0131na dayand\u0131rmaktad\u0131r. Kad\u0131n\u0131n toplumdaki yerinin iyile\u015ftirilmesini ve ger\u00e7ek bir e\u015fitlik durumunun sa\u011flanmas\u0131n\u0131 savunan cinsiyet\u00e7i bak\u0131\u015f\u0131 reddeden bir kesime kar\u015f\u0131n, toplumda b\u00f6yle bir kavram\u0131n tart\u0131\u015f\u0131labilecek en sa\u00e7ma ve gereksiz bir \u015fey oldu\u011funu savunan anti-feministler de vard\u0131r ve fuh\u015fa, daya\u011fa, genelevlerin kurumla\u015fmas\u0131na, kocalar\u0131n soyad\u0131n\u0131 ta\u015f\u0131maya kar\u015f\u0131 \u00e7\u0131kmakta ve kad\u0131n haklar\u0131n\u0131 savunman\u0131n feminizm de\u011fil insan haklar\u0131 savunusu oldu\u011funu s\u00f6ylemektedirler. \u00d6yle ya da b\u00f6yle varl\u0131\u011f\u0131 apa\u00e7\u0131k ortada olan bir dengesizli\u011fi en sade \u015fekliyle dile getiren Rebecca West\u2019in 1913\u2019teki s\u00f6zleri an\u0131msat\u0131l\u0131rsa bat\u0131l\u0131 kad\u0131n\u0131n birinci dalga feminizmi bir e\u015fit \u00f6z benlik aray\u0131\u015f\u0131n\u0131n ve sosyal e\u015fitli\u011fin sa\u011flanmas\u0131n\u0131n \u00e7abas\u0131 \u015feklinde yorumlam\u0131\u015f oldu\u011fu daha iyi anla\u015f\u0131lacakt\u0131r;<\/p>\n<p><strong><em>\u00a0 \u00a0 \u00a0 \u00a0 \u00a0 \u201c\u015eahsen ben de feminizmin tam olarak ne oldu\u011funu bulabilmi\u015f de\u011filim, tek bildi\u011fim beni bir paspastan ay\u0131rt eden duygular ifade etti\u011fimde insanlar\u0131n bana feminist demeleri\u2026\u201d<\/em><\/strong>.<strong>\u00a0 <\/strong><\/p>\n<p>Peki, feminizm hareketi nas\u0131l ortaya \u00e7\u0131km\u0131\u015ft\u0131r?<\/p>\n<p>E\u011fer bir feminizm hareketi say\u0131labilirse, daha Romal\u0131lar d\u00f6neminde vatanda\u015fl\u0131k haklar\u0131ndan mahrum olan Romal\u0131 kad\u0131nlar\u0131n senatoyu ku\u015fatarak m\u00fclkiyet, miras, evlilik ve daha iyi bir stat\u00fc i\u00e7in giri\u015fmi\u015f olduklar\u0131 m\u00fccadele ilk \u00f6rnek olarak say\u0131labilir. Bu hareket tutuculu\u011funu s\u00fcrd\u00fcren senatoda kabul g\u00f6rerek bir reformla neticelenmi\u015ftir, bu geli\u015fmenin ard\u0131ndan Agustus d\u00f6neminde Romal\u0131 kad\u0131nlar Abraham Lincoln zaman\u0131ndaki Amerikal\u0131 kad\u0131nlar\u0131n sahip olduklar\u0131 toplumsal, hukuksal ve ekonomik haklardan daha fazlas\u0131na sahip olmu\u015flard\u0131r. Ancak ilerleyen s\u00fcre\u00e7te hukukun temeli kabul edilen Roma Hukukunda belirlenmi\u015f olan kad\u0131n\u0131n haklar\u0131n\u0131n daha iyi bir bi\u00e7imde geli\u015ftirilmesine \u00e7ok b\u00fcy\u00fck bir de\u011fi\u015fiklik katmam\u0131\u015ft\u0131r.<\/p>\n<p>R\u00f6nesans\u2019a de\u011fin \u00fcretim toplumlar\u0131nda 18. y\u00fczy\u0131la de\u011fin kad\u0131n feodal sistemde \u00e7iftlik, tarla ya da at\u00f6lye i\u015flerinin d\u00fc\u015f\u00fck \u00fccretli i\u015f\u00e7isi idi. \u0130malat sanayileri yay\u0131l\u0131p, kentler b\u00fcy\u00fcmeye ba\u015flad\u0131k\u00e7a \u00e7al\u0131\u015fma yerleri evden, kad\u0131nlar\u0131n i\u015fi erkeklerin i\u015finden ayr\u0131ld\u0131. <strong>\u201cEve ekmek getiren erkek\u201d<\/strong> ve ekonomik bak\u0131mdan ba\u011f\u0131ml\u0131 <strong>\u201cev kad\u0131n\u0131\u201d<\/strong> kavramlar\u0131 b\u00f6ylelikle do\u011fdu. Sanayile\u015fme ilerledik\u00e7e yeni s\u0131n\u0131flar yani topraks\u0131z i\u015f\u00e7iler ve gitgide geli\u015fen kentli burjuvazi s\u0131n\u0131flar ortaya \u00e7\u0131kt\u0131.<\/p>\n<p><strong> \u00a0\u201c\u0130nsan Haklar\u0131&#8221;<\/strong>\u00a0 ilk kez 18. y\u00fczy\u0131l Frans\u0131z ve Amerikan Devrimleri i\u00e7inde dile getirilmi\u015ftir.<\/p>\n<p>Kad\u0131nlar daha iyi bir hayat ve \u00f6zg\u00fcrl\u00fcklerine kavu\u015fma umudu vadeden Frans\u0131z Devrimi i\u00e7inde olduk\u00e7a etkin bir bi\u00e7imde yer alm\u0131\u015flard\u0131r. Bunun \u00e7ok net bir sebebi vard\u0131; b\u0131rak\u0131n\u0131z\u00a0 alt s\u0131n\u0131ftan kad\u0131nlar\u0131 \u00fcst s\u0131n\u0131fa mensup kad\u0131nlar bile devrimden \u00f6nce kamusal alanlar kendilerine yasakl\u0131 oldu\u011fu i\u00e7in edebiyat, sanat, toplumun b\u00fct\u00fcn\u00fcn\u00fc ilgilendiren siyasi ve sosyal konular\u0131n konu\u015fuldu\u011fu ortamlara \u201cErdemin \u00e7i\u011fnenmesi\u201d gerek\u00e7e g\u00f6sterilerek al\u0131nm\u0131yorlard\u0131 kad\u0131n\u0131n ait oldu\u011fu \u00f6zel alan hane i\u00e7iydi ve orada kalmal\u0131yd\u0131. Kad\u0131nlarsa al\u0131nmad\u0131klar\u0131 salon, k\u00fct\u00fcphane gibi kamusal alanlara girme m\u00fccadelesi veriyorlard\u0131. Devrim kad\u0131nlara belki de umutlar\u0131n\u0131n kap\u0131lar\u0131n\u0131 a\u00e7acak tek yoldu.<\/p>\n<p>Thomas Paine\u2019nin <strong>\u201cThe Rights of Man\u201d<\/strong> (Erke\u011fin Haklar\u0131) ba\u015fl\u0131kl\u0131 kitab\u0131nda man (erkek) s\u00f6zc\u00fc\u011f\u00fcn\u00fcn erkekle kad\u0131n\u0131 ayr\u0131 tutmad\u0131\u011f\u0131 ve her iki cinsi de kapsad\u0131\u011f\u0131 s\u00f6zde \u00f6ne s\u00fcr\u00fclm\u00fc\u015f olsa da cinsiyet ayr\u0131mc\u0131l\u0131\u011f\u0131n\u0131n sona erdirilmesi i\u00e7in ger\u00e7ek anlamda ilk m\u00fccadele, <strong>\u201c\u0130nsan Haklar\u0131\u201d<\/strong> i\u00e7in m\u00fccadele ile birlikte ba\u015flad\u0131.<\/p>\n<p>Feminist d\u00fc\u015f\u00fcncenin ilk kayda de\u011fer ad\u0131m\u0131 Mary Wollstonecraft\u2019dan geldi Paine\u2019nin ard\u0131ndan sosyal adalet konusundaki istemin yaln\u0131zca erkek cinsi i\u00e7in gereklilik ta\u015f\u0131yan a\u00e7\u0131k, belli bir haks\u0131zl\u0131k oldu\u011funu g\u00f6ren <strong>Mary Wollstonecraft<\/strong> 1792\u2019de 300 sayfal\u0131k <strong>A Vindication of Rights of Woman <\/strong>(Kad\u0131n Haklar\u0131n\u0131n Bir Savunusu) isimli eseri yazd\u0131.\u00a0 Bu eser 15 Aral\u0131k 1792\u2019de Amerika Birle\u015fik Devletleri\u2019nde kabul edilen Temel Haklar Yasas\u0131&#8217;ndan (Bill of Rights) esinlenen \u00f6nemli bir feminist manifesto idi. Benzeri olmasa da\u00a0Wollstonecraft\u2019dan y\u00fczy\u0131llarca \u00f6nce ya\u015fam\u0131\u015f olan Meksikal\u0131 bilgin ve \u015fair Rahibe Juane Ines eserlerini vermeye u\u011fra\u015f\u0131rken kad\u0131nlar\u0131n a\u015fk ad\u0131 alt\u0131nda u\u011frad\u0131klar\u0131 haks\u0131zl\u0131klar\u0131 ve e\u011fitimde kendilerine f\u0131rsat verilmeyi\u015fini \u015fiirsel bir dille yap\u0131tlar\u0131nda ele\u015ftirmi\u015f ve Engizisyon mahkemesi taraf\u0131ndan susturulmu\u015ftu.<\/p>\n<p>T\u00fcm engellemelere ra\u011fmen Orta\u00e7a\u011f\u2019\u0131n skolastik d\u00fc\u015f\u00fcnce karanl\u0131\u011f\u0131ndan, bireyin akl\u0131n\u0131n tanr\u0131 say\u0131ld\u0131\u011f\u0131 ayd\u0131nlanma d\u00f6nemine do\u011fru uzanan o uzun s\u00fcre\u00e7 i\u00e7erisinde bir \u015fekilde sivrilip \u00e7\u0131kan a\u011f\u0131rl\u0131klar\u0131n\u0131 hissettirmi\u015f kad\u0131n suretleri de vard\u0131; S\u0131rp Krali\u00e7esi ve ilk kad\u0131n okullar\u0131n\u0131n kurucusu Helen of Anjou, Polonya Krali\u00e7esi Jadwiga, Orta\u00e7a\u011f katibi Christine de Pizan, kad\u0131n erkek e\u015fitli\u011fi kitab\u0131n\u0131 yazan Marie de Gournay, \u015fair yazar kad\u0131n haklar\u0131 savunucusu Lucrezia Marinella, Jeanne Darc, yazar ve kad\u0131n haklar\u0131 savunucusu Sophia Elisabeth Brenner , Mary Shelley, Kad\u0131n Haklar\u0131n\u0131n Deklarasyonu ve Kad\u0131n Vatanda\u015fl\u0131\u011f\u0131 adl\u0131 kitab\u0131n yazar\u0131 Olimpe de Gouges, yazar ve protofeminist <strong>Aphra Behn<\/strong> -ki Virginia Woolf onun i\u00e7in \u015f\u00f6yle yazm\u0131\u015ft\u0131; <strong><em>\u201cAphra Behn\u2019in mezar\u0131na t\u00fcm kad\u0131nlar hep birlikte \u00e7i\u00e7ek koymal\u0131lar, \u00e7\u00fcnk\u00fc onlara d\u00fc\u015f\u00fcncelerini a\u00e7\u0131klama hakk\u0131n\u0131 kazand\u0131ran odur\u201d<\/em><\/strong>-, \u0130ngiliz yazar ve retorik <strong>Mary Astel<\/strong> ve <strong>Mary Wollstonecraft<\/strong> bu isimlerden yaln\u0131zca birka\u00e7\u0131d\u0131r.(Mary Woolstonecraft, feminizm hareketinin \u00f6nc\u00fcs\u00fc, Liberal feminizmin gelene\u011finin, genel ge\u00e7er ifadeyle feminizmin anas\u0131 olarak bilinir).<\/p>\n<p>1789\u2019da patlak veren Frans\u0131z Devrimi \u00f6zg\u00fcrl\u00fck me\u015falelerini ate\u015flerken, kad\u0131nlar\u0131n kimliklerini ifade edebilmeleri sosyal stat\u00fclerini daha etkin bir bi\u00e7imde tan\u0131mlamalar\u0131na bir destek oldu. Montesquieu ve Rousseu\u2019ya g\u00f6re erkeklere ikiy\u00fczl\u00fcl\u00fc\u011f\u00fc ve hedefine ula\u015fmak maksad\u0131yla ger\u00e7ek duygular\u0131n\u0131 gizlemeyi \u00f6\u011freten varl\u0131klar olan kad\u0131nlar cesaret ve giri\u015fimlerini, erkekten daha az insan ve daha az vatanda\u015f olmad\u0131klar\u0131n\u0131 devrim s\u00fcrecinde ayaklanmac\u0131lar ve halk aras\u0131nda k\u00f6pr\u00fc vazifesi g\u00f6rerek, eylem ve s\u00f6zleriyle halk\u0131 harekete ge\u00e7irerek g\u00f6sterdiler. Erke\u011fin d\u00f6rtte biri etmeyen bir varl\u0131k oldu\u011funu savunan Frans\u0131z ekonomist ve d\u00fc\u015f\u00fcn\u00fcr Pierre-Joseph Proudhon\u2019un d\u00fc\u015f\u00fcncelerinin aksini ispatlayan devrimcilerin \u00f6n\u00fcnde yer alan Jeanne Darc ve di\u011ferleri kad\u0131n\u0131n devrimdeki \u00f6nc\u00fc yerinin sembol\u00fc olarak tablolarda \u00f6l\u00fcms\u00fczle\u015fti. Ancak burada g\u00f6zden ka\u00e7\u0131r\u0131lmamas\u0131 gereken bir durum da \u015fuydu;<\/p>\n<p>Devrim herkese \u201ce\u015fitlik, \u00f6zg\u00fcrl\u00fck ve karde\u015flik\u201d vaat ediyordu ancak yine de devrimci erkekler bile kad\u0131nlar\u0131n \u00f6zel alanda kalmay\u0131 s\u00fcrd\u00fcrerek siyasi haklar talep etmeden sadece medeni haklar \u00e7er\u00e7evesinde bu \u201cherkes\u201d kavram\u0131n\u0131n i\u00e7inde kalabileceklerini s\u00f6yl\u00fcyorlard\u0131. Burada \u00f6nemli bir sorun \u00e7\u0131k\u0131yordu; Kendi kocas\u0131n\u0131 se\u00e7me ve bo\u015fanma \u00f6zg\u00fcrl\u00fc\u011f\u00fcne kavu\u015fan kad\u0131n siyasi olarak da kendi oyunu kullanmay\u0131 talep edebilecek miydi? \u0130\u015fte b\u00f6yle kritik bir noktada en ilerici devrimci erkekler bile Cumhuriyet kad\u0131n\u0131n\u0131n siyasi bir \u00f6zne olmay\u0131 beklemesini erdemsizlik kabul ediyordu. Ama art\u0131k kad\u0131nlar\u0131 hi\u00e7 bir \u015fey kolay kolay durduramazd\u0131. Tohum yeni bir ba\u015flang\u0131c\u0131 yaratacak \u015fekilde bir yerden \u00e7atlayacak ve ye\u015ferecekti.<\/p>\n<p>Mary Wollstonecraft da Olimpe gibi Frans\u0131z Devriminin yaln\u0131zca erkeklere e\u015fitlik ve demokrasi getirdi\u011fini s\u00f6ylemekteydi. Woolstonecraft\u2019a g\u00f6re sorun erkeklerin insanl\u0131\u011f\u0131n tek temsilcisi olarak g\u00f6r\u00fclmelerinden ve kad\u0131nlar\u0131n da rasyonalist d\u00fc\u015f\u00fcnce s\u0131n\u0131rlar\u0131 i\u00e7inde de\u011ferlendirilmemesinden kaynaklan\u0131yordu. Kad\u0131nlar g\u00f6r\u00fcn\u00fc\u015flerine dikkat eden bireyler olarak yeti\u015ftiriliyor ve gelenekler ile bast\u0131r\u0131l\u0131yordu, o kad\u0131nlar\u0131n e\u011fitim haklar\u0131n\u0131 savunuyor, insan olarak s\u0131\u011f, aptal ve erkek cinselli\u011fi i\u00e7in arzu objesi olarak g\u00f6r\u00fclmemelerini istiyordu. B\u00f6ylelikle Ayd\u0131nlanma d\u00fc\u015f\u00fcnceleri ilk kez Wollstonecraft\u2018\u0131n kitab\u0131nda kad\u0131nlar i\u00e7in yorumlan\u0131rken modern feminizmin de temeli oldu, kar\u015f\u0131l\u0131kl\u0131 iki cinsin haklar\u0131n\u0131n ve e\u015fit ya\u015fam \u015fartlar\u0131na sahip olmalar\u0131 gereklili\u011fini kamuoyuna yans\u0131tmak ve tart\u0131\u015f\u0131lmas\u0131n\u0131 sa\u011flamak bak\u0131m\u0131ndan savundu\u011fu fikirler \u201cfeminizm\u201d alg\u0131s\u0131n\u0131 ba\u015flatt\u0131.<\/p>\n<p>19.y\u00fczy\u0131lda Avrupa\u2019daki modernle\u015fme hareketleri Amerika\u2019da ya\u015fam sa\u011fl\u0131k \u00f6zg\u00fcrl\u00fck gibi konularda ger\u00e7ekle\u015fen devrimlere de ilham kayna\u011f\u0131 olmu\u015ftur. Bilimsel d\u00fc\u015f\u00fcnceyle beraber t\u0131p alan\u0131nda kaydedilen ba\u015far\u0131, edinilen pek \u00e7ok b\u00fcy\u00fck bilgi bulu\u015f ve geli\u015fmelerin bat\u0131 d\u00fcnyas\u0131n\u0131n skolastik d\u00fc\u015f\u00fcnceden uzakla\u015fmas\u0131na \u00f6nemli bir katk\u0131 sundu\u011funu s\u00f6ylemek gerekir. \u00d6zg\u00fcr ve ba\u011f\u0131ms\u0131z d\u00fc\u015f\u00fcnce skolastik d\u00fc\u015f\u00fcncenin \u00e7\u00f6z\u00fclmesine bu \u00e7\u00f6z\u00fclme de kad\u0131n\u0131n kendisini ifade edebilmesine olanak sa\u011flam\u0131\u015ft\u0131. Ataerkil geleneklerin kad\u0131n\u0131 ikincil varl\u0131k olarak erke\u011fe\/kocaya mutlak tabi k\u0131ld\u0131\u011f\u0131 sosyal kabuller de de\u011fi\u015fmeye ba\u015flam\u0131\u015ft\u0131.<\/p>\n<p>Burada Sanayi Devrimi ve Kapitalizmin rol\u00fcnden de bahsetmek gerekir; \u0130ngiltere\u2019de feodalizmin sona ermesiyle iktisadi ve siyasi bir eylem olarak ortaya \u00e7\u0131kan Kapitalizm ucuz ve \u00e7o\u011fulcu i\u015f g\u00fcc\u00fcn\u00fc esas alan yeni sosyal s\u0131n\u0131fla\u015fma ve yeni bir uygarl\u0131k meydana getirmi\u015ftir. \u0130nsanlar k\u0131rsal kesimlerden kentlere, sanayi sisteminin i\u00e7ine \u00e7ekilmi\u015f ve daha b\u00fcy\u00fck kitleler halinde bu yeni sisteme d\u00e2hil olmalar\u0131 sistemi desteklemi\u015ftir. Kapitalist sistemde i\u015fg\u00fcc\u00fc ve t\u00fcketici olarak kad\u0131n\u0131n da konumu de\u011fi\u015fime u\u011fram\u0131\u015f, kad\u0131n sistem i\u00e7inde farkl\u0131 roller \u00fcstlenmi\u015ftir. O g\u00fcne dek ev i\u00e7i \u00fcretimin hem i\u015f\u00e7isi hem sahibi rol\u00fcnde yar\u0131 vas\u0131fl\u0131 durumda olan kad\u0131n fabrikalarda i\u015fverenlerin de ihtiya\u00e7 duydu\u011fu \u00f6nemli bir i\u015f g\u00fcc\u00fc kayna\u011f\u0131 olarak vazge\u00e7ilmez nimet olmu\u015ftur. Devasa sistemin gereklerinden biri olan \u00fcretimin aile d\u0131\u015f\u0131nda yap\u0131lmas\u0131 zorunlulu\u011fu ile di\u011fer bir\u00e7ok kurum gibi aile kurumu da de\u011fi\u015fime u\u011fram\u0131\u015ft\u0131r. Art\u0131k i\u015f g\u00fcc\u00fc ihtiyac\u0131ndan kaynakl\u0131 kamusal alanlar kad\u0131na a\u00e7\u0131k hale gelmi\u015ftir. Yeni sistemde ev i\u00e7indeki i\u015fler de kad\u0131nlar\u0131n sorumluluklar\u0131na b\u0131rak\u0131lm\u0131\u015f kad\u0131n \u00f6zg\u00fcr haklara sahip olmak isterken her ko\u015fulda \u00fcretken olmak \u015fart\u0131yla d\u0131\u015far\u0131da ucuz i\u015f\u00e7i evinin i\u00e7inde \u00fccretsiz i\u015f\u00e7i olarak a\u011f\u0131r sorumluluklar ile kar\u015f\u0131 kar\u015f\u0131ya kalm\u0131\u015ft\u0131r. Buna ra\u011fmen kad\u0131nlar \u00f6zg\u00fcr olmak direncine d\u00f6rt elle sar\u0131lm\u0131\u015flar eski d\u00f6nemlerin kendilerini hi\u00e7e sayan konumland\u0131rma bi\u00e7imine raz\u0131 olmaktansa o d\u00f6nemde \u00f6l\u00fcme kar\u015f\u0131 s\u0131tmaya raz\u0131 gelerek gelecekte elde edebilecekleri daha iyi \u015fartlar\u0131 olu\u015fturabilecekleri umuduyla yeni d\u00fczenin \u015fartlar\u0131na uyum sa\u011flamay\u0131 tercih etmi\u015flerdir.<\/p>\n<p>Feminist hareketler ve ayd\u0131nlanma \u00e7a\u011f\u0131 insanlar\u0131n\u0131n \u00f6ne s\u00fcrd\u00fc\u011f\u00fc fikirler zamanla kad\u0131n erkek ayr\u0131ms\u0131z daha geni\u015f kitlelerce kabul g\u00f6rm\u00fc\u015ft\u00fcr..19.y\u00fczy\u0131l\u0131n ilk yar\u0131s\u0131nda \u0130ngiltere\u2019de <strong>\u201cChartist\u201d<\/strong> hareketten, O\u2019 Connor ve Lowet gibi liderlerden destek gelmesine kar\u015f\u0131n zay\u0131f kalan bu hareketlere a\u00e7\u0131k destek veren ilk siyas\u00ee \u00f6nderlerin ba\u015f\u0131nda iktisat\u00e7\u0131 ve filozof John Stuart Mill\u2019i saymak gerekir.<\/p>\n<p><strong>\u00a0 \u00a0 \u00a0 \u00a0 \u00a0 \u00a0 \u00a0\u201cThe Subjection of Women\u201d<\/strong>(Kad\u0131nlar\u0131n Ba\u011f\u0131ml\u0131l\u0131\u011f\u0131) isimli 1869 y\u0131l\u0131nda yay\u0131mlad\u0131\u011f\u0131 eserinde \u00f6ne s\u00fcrd\u00fc\u011f\u00fc fikirle t\u00fcm d\u00fcnyada oy hakk\u0131 taraftarl\u0131\u011f\u0131n\u0131 k\u00f6r\u00fckleyerek liberal feminist konunun geli\u015fmesinde b\u00fcy\u00fck etki yaratt\u0131. Ancak John Stuart Mill\u2019in ve baz\u0131 hukuk\u00e7ular\u0131n kad\u0131nlar\u0131n oy hakk\u0131 almalar\u0131na ili\u015fkin \u00f6nerilerini \u00f6ylesine g\u00fc\u00e7l\u00fc, siyasal ve k\u00fclt\u00fcrel bir direni\u015fle kar\u015f\u0131la\u015fm\u0131\u015ft\u0131r ki kad\u0131nlar demokrasilerdeki en asgari vatanda\u015fl\u0131k hakk\u0131 olan oy kullanma dahi ancak Birinci D\u00fcnya Sava\u015f\u0131\u2019n\u0131n bitiminde kazanabilmi\u015flerdir.<\/p>\n<p>Jane Austen, Bronte Karde\u015fler, George Eliot, Elizabeth Gaskel, Virginia Woolf gibi kad\u0131n yazarlar, sendikalar\u0131n kad\u0131n-erkek kar\u0131\u015f\u0131k olmas\u0131n\u0131 \u00f6ng\u00f6ren yasan\u0131n kabul\u00fcnden \u00f6nce 1874\u2019te <strong>\u201cKad\u0131n Sendikalar\u0131 Birli\u011fini\u201d<\/strong> kuran, <strong>Emma Peterson<\/strong> gibi kad\u0131nlar k\u0131sa ad\u0131yla <strong>NUWS<\/strong> (National Union for Women Suffrage) olan yasal y\u00f6ntemlerle \u015fiddete ka\u00e7madan kad\u0131nlar\u0131n oy hakk\u0131 i\u00e7in m\u00fccadele veren bu kurulu\u015fu olu\u015fturan Millicent Fawcet, k\u0131sa ad\u0131yla <strong>WSPU<\/strong> olan (Women Social and Political Union) <strong>Kad\u0131nlar\u0131n Siyasal ve Sosyal Birli\u011fini<\/strong> kuran (daha sonra isimleri y\u00f6ntemlerinin sertle\u015fmesi y\u00fcz\u00fcnden sufrajet olarak an\u0131lm\u0131\u015ft\u0131r) Emmeline Pankhurst gibi isimler sayesinde 1917 y\u0131l\u0131nda Avam Kamaras\u0131 kad\u0131nlara oy hakk\u0131 tan\u0131may\u0131 reddetmi\u015f olsa dahi siyas\u00ee haklar\u0131n\u0131n tan\u0131nmas\u0131 hususunda gerekli alt yap\u0131y\u0131 haz\u0131rlam\u0131\u015flard\u0131r. Kad\u0131nlara takip eden y\u0131llar i\u00e7inde di\u011fer haklar\u0131 da yasalarca verilmi\u015ftir. \u00d6rne\u011fin evlilik ve m\u00fclkiyetlerle ilgili olan iki yasa 1870 ve 1893\u2019te; bo\u015fanma ile ilgili olan yasa 1857\u2019de kabul edildi. B\u00f6ylelikle kad\u0131nlar evlili\u011fin bozulmas\u0131 halinde mallar\u0131n\u0131 koruyabilme, \u00e7ocuklar\u0131n\u0131n vel\u00e2yetini kocayla birlikte e\u015fit \u015fekilde payla\u015fma, kocas\u0131n\u0131n sadakatsizli\u011finin \u00f6tesinde k\u00f6t\u00fc muamele etti\u011fini ve iki y\u0131ldan beri terk etmi\u015f oldu\u011funu ispatlayabilmek \u015fart\u0131 ile bo\u015fanma haklar\u0131na sahip oldular.<\/p>\n<p><strong>Birinci Dalga Feminizm<\/strong> t\u00fcm d\u00fcnya toplumlar\u0131nda bo\u015f bir slogan veya erkeklere kar\u015f\u0131 g\u00fcd\u00fclen \u00fcst\u00fcnl\u00fck m\u00fccadelesi, erkek cinsiyetine kar\u015f\u0131 yap\u0131lan bir d\u00fc\u015fmanl\u0131k, kafa tutma olarak de\u011fil ahlaksal, dinsel, cinsel, toplumsal, siyasal, hukuksal ve e\u011fitsel alanda t\u00fcm insan haklar\u0131ndan kad\u0131nlar\u0131n da erkekler gibi e\u015fit \u00f6l\u00e7\u00fcde yararlanmalar\u0131n\u0131 yani birebir bir e\u015fitli\u011fi g\u00fcvence alt\u0131na almay\u0131 hedefleyen k\u00fclt\u00fcrel bir ak\u0131m olarak yerini alm\u0131\u015ft\u0131, kad\u0131nlar\u0131n ba\u015fta e\u015fitsizlik olmak \u00fczere hukuki engelleri devirmeye y\u00f6nelik idi. Avrupa\u2019da ba\u015flam\u0131\u015f ve b\u00fcy\u00fcm\u00fc\u015ft\u00fc.\u00a0 \u00a0 \u00a0 \u00a0 \u00a0 \u00a0 \u00a0 \u00a0 <strong>\u0130kinci Dalga Feminizm<\/strong> hareketi ise ba\u015fta Amerika olmak \u00fczere 1960\u2019l\u0131 y\u0131llarda ba\u015flay\u0131p 1970\u2019li y\u0131llar\u0131n sonuna dek s\u00fcrd\u00fc. M\u00fccadele konular\u0131 ise De facto (uygulamada) e\u015fitsizlikler, yasal e\u015fitsizlikler, aile i\u00e7i i\u015fler i\u00e7in \u00fccret talebi, i\u015f yerinde cinsiyet\u00e7i yakla\u015f\u0131m\u0131n getirdi\u011fi sorunlar ve \u00fcreme haklar\u0131 gibi meselelerdi. Eylemciler ABD anayasas\u0131na <strong>E\u015fit Haklar De\u011fi\u015fikli\u011fini<\/strong> (Equal Rights Amendment) eklemek i\u00e7in u\u011fra\u015ft\u0131larsa da Kabul edilmedi. Cinsellik pornografi gibi konularda yo\u011fun tart\u0131\u015fmalarla biten bu \u0130kinci dalga hareket de toplumdaki cinsiyet rollerinin y\u0131k\u0131lmas\u0131, bir cinsin di\u011fer cinse \u00fcst\u00fcnl\u00fc\u011f\u00fc fikrinin reddedilmesi ve do\u011fum kontrol\u00fcn\u00fcn yasalla\u015fmas\u0131 b\u00f6ylelikle kad\u0131n\u0131n kendi bedeni \u00fczerinde s\u00f6z hakk\u0131na sahip olmas\u0131 i\u00e7in verilen m\u00fccadele s\u00fcreci olarak an\u0131lacakt\u0131. \u201cBedenimiz bizimdir!\u201d slogan\u0131 ikinci dalga eylemcilerini hat\u0131rlatan sloganlar\u0131 oldu. Kad\u0131n\u0131 erke\u011fe ve aileye hizmetle s\u0131n\u0131rl\u0131 do\u011furgan kutsal e\u015f olarak g\u00f6ren, kad\u0131n\u0131n nas\u0131l giyinmesi nas\u0131l davranmas\u0131 ve nas\u0131l konu\u015fmas\u0131 gerekti\u011finin s\u0131n\u0131rlar\u0131n\u0131 \u00e7izen zihniyete kar\u015f\u0131 bir ba\u015fkald\u0131r\u0131 idi.<\/p>\n<p><strong>\u00a0 \u00a0 \u00a0 \u00a0 \u00a0 \u00a0 \u00a0 \u00dc\u00e7\u00fcnc\u00fc Dalga Feminizm<\/strong> Hareketi 1990\u2018lar\u0131n ilk yar\u0131s\u0131yla ba\u015flam\u0131\u015f ve ikinci dalgan\u0131n mutlak e\u015fitlik taleplerine kar\u015f\u0131t y\u00f6nde farkl\u0131l\u0131klar\u0131n vurgulanmas\u0131 gerekti\u011fi fikrini \u00f6ne \u00e7\u0131karan bir kad\u0131n hareketidir. \u00dc\u00e7\u00fcnc\u00fc Dalgan\u0131n eylemcileri kimliklere \u00f6nem verip \u0131rk\u0131ndan ve cinsel y\u00f6neliminden dolay\u0131 eziyet g\u00f6ren kad\u0131nlar\u0131 da kapsam\u0131na alan bir tutum sergilemi\u015ftir.90\u2018l\u0131 y\u0131llar LGBT hareketinin y\u00fckseli\u015fe ge\u00e7ti\u011fi ve feminizmin \u00fc\u00e7\u00fcnc\u00fc dalga boyutu i\u00e7inde kendine yer buldu\u011fu y\u0131llar olmu\u015ftur. Bunun \u00f6nemli bir sebebi \u00fc\u00e7\u00fcnc\u00fc dalgan\u0131n farkl\u0131 dinsel ulusal etnik k\u00f6kenden kad\u0131nlara kucak a\u00e7t\u0131\u011f\u0131 gibi, Queer kuram\u0131n\u0131n \u00f6nc\u00fc isimlerinden olan Judith Butler\u2019\u0131n tan\u0131mlad\u0131\u011f\u0131 \u015fekliyle heteroseks\u00fcel yar\u0131n\u0131n i\u00e7inde tan\u0131mlanamayan kad\u0131nlar\u0131n da kendini ifade etmesine olanak tan\u0131mas\u0131ndand\u0131r. Oueer hareketi kimlikleri belirsizle\u015ftirmeyi ve m\u00fcmk\u00fcn oldu\u011funca cinsel kimliklerin s\u0131n\u0131rlar\u0131n\u0131 geni\u015fletmeyi \u00f6n g\u00f6r\u00fcrken Feminist hareket egemen sistemin m\u00fcdahalesi kar\u015f\u0131s\u0131nda kendi kad\u0131n kimli\u011fine ihtiya\u00e7 duymakta.Bu sebeple fikri olarak kimliksiz bir toplum yaratma hedefini g\u00fcden Queer hareketi ve kimlik politikalar\u0131n\u0131 a\u015fan \u00dc\u00e7\u00fcnc\u00fc Dalga bu noktada birbirini beslememekte ve tart\u0131\u015fmalar s\u00fcrmektedir.<\/p>\n<p>Feminizm zamanlama olarak \u00fc\u00e7 dalgaya ayr\u0131lsa da sisteme dair fikir ve ele\u015ftiri olarak yedi ba\u015fl\u0131k alt\u0131nda toplanm\u0131\u015ft\u0131r. <strong>Liberal Feminizm, Sosyalist ve Marksist Feminizm, Radikal Feminizm, Siyah Feminizm, Post modern Feminizm, \u0130slami Feminizm, Varolu\u015f\u00e7u Feminizm.\u00a0\u00a0\u00a0\u00a0\u00a0<\/strong><\/p>\n<p><strong>\u00a0 \u00a0 \u00a0 \u00a0 \u00a0 \u00a0Liberal feministler<\/strong> var olan Kapitalist sistemin i\u00e7inde var olmalar\u0131ndan \u00f6t\u00fcr\u00fc cinsiyet ayr\u0131mc\u0131l\u0131\u011f\u0131n\u0131 sistemsel sorun olarak de\u011fil de toplumsal ve k\u00fclt\u00fcrel bir sorun olarak g\u00f6rmeyi tercih etmi\u015fler sosyalist feministler gibi sistemi de\u011fi\u015ftirmeyi de\u011fil var olan sistem i\u00e7inde cinsiyet ayr\u0131mc\u0131l\u0131\u011f\u0131n\u0131n giderilmesini istemektedirler. En \u00f6nemli arg\u00fcmanlar\u0131 <strong>Cam Tavan\u00a0<\/strong>(Glass Ceiling) olan liberal feministler e\u015fitsiz i\u015f rekabetini vurgulayarak kad\u0131n\u0131n i\u015f d\u00fcnyas\u0131nda belli bir yere kadar ilerleyebildi\u011fini erkek egemen d\u00fczende daha \u00f6tesine yani \u00fcst y\u00f6netim birimlerine atanmada \u015fans verilmedi\u011finin alt\u0131n\u0131 \u00e7izmekteler.<\/p>\n<p><strong> \u00a0 \u00a0 \u00a0 \u00a0 Sosyalist feministler<\/strong> s\u00f6ylemlerinde Marx\u2019\u0131n cinsiyet e\u015fitsizli\u011fi hakk\u0131ndaki d\u00fc\u015f\u00fcncelerini esas alm\u0131\u015flard\u0131r. Hem ataerkilli\u011fe hem de kapitalizme kar\u015f\u0131 \u00e7\u0131kan sosyalist feministler kapitalizmin kad\u0131n emek g\u00fcc\u00fcn\u00fc s\u00f6m\u00fcrd\u00fc\u011f\u00fcn\u00fc vurgularken ev i\u00e7i vas\u0131fs\u0131z i\u015f\u00e7ili\u011fin sona ermesi, i\u015f yerlerinde kad\u0131n eme\u011finin s\u00f6m\u00fcr\u00fcs\u00fc ve kre\u015f vs. gibi olanaklar\u0131n bulunmamas\u0131n\u0131n sistemsel sorun oldu\u011funu vurgulayarak sistemin temelden de\u011fi\u015fmesi gerekti\u011fini savunmu\u015flard\u0131r. 1857-1933 y\u0131llar\u0131 aras\u0131nda ya\u015fayan, en \u00f6nc\u00fc isim olan devrimci\u00a0 sosyalist ve Marksist-Leninist Alman politikac\u0131 ve kad\u0131n haklar\u0131 savunucusu Clara Zetkin sosyalist feminizmin ama\u00e7 ve hedeflerini k\u0131saca \u015fu s\u00f6zlerle \u00f6zetlemektedir; \u201cBug\u00fcn kad\u0131n\u0131n mesleki \u00e7al\u0131\u015fmas\u0131n\u0131n do\u011furdu\u011fu geli\u015fmeyi ancak sosyalist toplum \u00e7\u00f6zecektir. \u0130ktisadi birim olarak aile ortadan kalk\u0131p ahlaki birim olarak aile onun yerine ge\u00e7ti\u011finde, ayn\u0131 haklara, ayn\u0131 \u00e7abaya ve ayn\u0131 hedefe sahip, erkekle birlikte ilerleyen yolda\u015f olarak kad\u0131n kendi ki\u015fili\u011fini geli\u015ftirebilecek, ama ayn\u0131 zamanda e\u015f ve anne olarak kendi g\u00f6revlerini de en iyi \u015fekilde yerine getirebilecektir.\u201d<\/p>\n<p><strong> Radikal feministler<\/strong> kad\u0131n eme\u011finin s\u00f6m\u00fcr\u00fcs\u00fcnde temel sorumlunun erkek oldu\u011funu, erke\u011fin kad\u0131nlar\u0131n ev i\u00e7i emeklerinden fayda sa\u011flayabilmek i\u00e7in aile kavram\u0131n\u0131 sloganla\u015ft\u0131rarak kad\u0131n\u0131 tahakk\u00fcm\u00fc alt\u0131na ald\u0131\u011f\u0131n\u0131 savunmu\u015flard\u0131r. Erkek \u015fiddetini \u00f6rnek vererek kad\u0131n\u0131n tamamen \u00f6zg\u00fcrle\u015fmesi i\u00e7in kad\u0131n\u0131 toplumda ikincil konumda bulunmas\u0131na neden olan ailenin ve onun temsil etti\u011fi de\u011ferlerin ortadan kald\u0131r\u0131lmas\u0131 gerekti\u011fini dile getirmi\u015flerdir.<\/p>\n<p><strong> \u00a0 \u00a0 Siyah feminizm<\/strong> siyah kad\u0131nlar\u0131n hem \u0131rk hem cinsiyet hem de sosyal haklar a\u00e7\u0131s\u0131ndan di\u011fer kad\u0131nlara g\u00f6re daha dezavantajl\u0131 konumda olduklar\u0131n\u0131, di\u011fer feminist ak\u0131mlar\u0131n co\u011frafya ve \u0131rk ile s\u0131n\u0131rl\u0131l\u0131\u011f\u0131n\u0131 vurgulam\u0131\u015ft\u0131r.<\/p>\n<p><strong>\u00a0 \u00a0 \u00a0 Post modern feministler<\/strong> b\u00fct\u00fcn d\u00fcnyada tek bir kad\u0131nl\u0131k konumu olmad\u0131\u011f\u0131 gibi tek bir e\u015fitsizlik deneyiminin olmad\u0131\u011f\u0131n\u0131 genelle\u015ftirmenin yanl\u0131\u015f oldu\u011funu savunmu\u015flar, hakikatte var olmayan kad\u0131nl\u0131k erkeklik, e\u015fitsizlik gibi kavramlar\u0131 s\u00f6zlerimizle bilhassa toplumdaki bireylerin in\u015fa etti\u011fine inanm\u0131\u015flard\u0131r.<\/p>\n<p><strong> \u00a0 \u00a0 \u00a0 \u0130slami feminizm<\/strong> kad\u0131nlar\u0131n dini ibadetleri, ba\u015f\u00f6rt\u00fcs\u00fc takmas\u0131 gibi bedeni \u00fczerindeki kararlar\u0131 kendisinin vermesi gerekti\u011fini savunmaktad\u0131r. Temel d\u00fc\u015f\u00fcnce \u00f6zg\u00fcrle\u015fme ve kendi inanc\u0131 \u00fczerinde kendisinin s\u00f6z sahibi olmas\u0131d\u0131r.<\/p>\n<p><strong>Varolu\u015f\u00e7u feministler<\/strong>, Simone de Beauvoir\u2019in \u201cKad\u0131n do\u011fulmaz, kad\u0131n olunur\u201d d\u00fc\u015f\u00fcncesinden yola \u00e7\u0131karak kad\u0131n\u0131n iki se\u00e7imi oldu\u011funu bu iki se\u00e7imden birinin ona verilen ikincilli\u011fe raz\u0131 olmak yahut sahip oldu\u011fu g\u00fcc\u00fcn fark\u0131na var\u0131p kendisini a\u015farak d\u00fc\u015f\u00fcncelerini \u00f6zg\u00fcrle\u015ftirmek oldu\u011funu savunmu\u015flard\u0131r.<\/p>\n<p>T\u00fcrkiye\u2019de Mustafa Kemal Atat\u00fcrk temelden yapt\u0131\u011f\u0131 yeni devrimlerle Bac\u0131yan-\u0131 Rum te\u015fkilat\u0131 kad\u0131n\u0131n\u0131n ge\u00e7mi\u015ften getirdi\u011fi sayg\u0131n stat\u00fcs\u00fc ile g\u00fcn\u00fcm\u00fcz \u00e7a\u011fda\u015f kad\u0131n\u0131 stat\u00fcs\u00fcn\u00fc birle\u015ftirerek portrelemi\u015ftir. Kad\u0131nl\u0131 erkekli karma ya\u015fam\u0131 esas alan bu portrede yer alan cumhuriyet kad\u0131n\u0131 \u201cyan yana, omuz omuza\u201d ya\u015fam\u0131 payla\u015fan, ayd\u0131n fikirli, e\u011fitimli, topluma art\u0131 de\u011fer katan \u00fcreten bir yolda\u015f kad\u0131n imgesi i\u00e7indedir. Feminizm bat\u0131da kad\u0131n\u0131n dipten yukar\u0131ya do\u011fru y\u00fckseli\u015fini ve bireysel \u00f6zg\u00fcrl\u00fcklere sahip bir ya\u015fam\u0131 temsil ederken, kad\u0131n haklar\u0131n\u0131n daha \u00e7ok dile getirildi\u011fi g\u00fcn\u00fcm\u00fcz d\u00fcnyas\u0131nda T\u00fcrk toplumu kad\u0131n\u0131m\u0131z i\u00e7in feminizmin kendi bireysel haklar\u0131, \u00f6zg\u00fcrl\u00fckleri ve toplumsal vazifeleri \u00e7er\u00e7evesinde ne ifade etti\u011fini sorgulamaktad\u0131r.\u00a0\u00a0 \u00a0 \u00a0 \u00a0 \u00a0 \u00a0 \u00a0<img loading=\"lazy\" decoding=\"async\" class=\"alignnone wp-image-988297\" src=\"http:\/\/imgazete.com.tr\/ekonomi-haberleri\/wp-content\/uploads\/2024\/09\/IMG-20240909-WA0058-217x300.jpg\" alt=\"\" width=\"315\" height=\"436\" \/> \u00a0\u00a0 <img loading=\"lazy\" decoding=\"async\" class=\"alignnone wp-image-988298\" src=\"http:\/\/imgazete.com.tr\/ekonomi-haberleri\/wp-content\/uploads\/2024\/09\/IMG-20240909-WA0060-240x300.jpg\" alt=\"\" width=\"346\" height=\"433\" \/><\/p>\n<p>&nbsp;<\/p>\n","protected":false},"excerpt":{"rendered":"<p>&nbsp; &nbsp; \u00a0\u00a0\u00a0\u00a0 \u201cKad\u0131n ve erkek bir kartal\u0131n iki kanad\u0131 gibidir. Hi\u00e7 kanad\u0131n biri yaral\u0131 olursa kartal di\u011fer kanatla u\u00e7abilir mi?\u201d &nbsp; Feminizm hareketinin ilk ortaya \u00e7\u0131k\u0131\u015f\u0131ndan itibaren g\u00fcn\u00fcm\u00fcze de\u011fin bu kavrama yakla\u015f\u0131mlar olduk\u00e7a g\u00f6recelik arz etmi\u015ftir. Feminizm bir erkek d\u00fc\u015fmanl\u0131\u011f\u0131 m\u0131d\u0131r? Ezilen kad\u0131n\u0131n y\u00fckselen sesi midir? Bat\u0131\u2019daki feminizm anlay\u0131\u015f\u0131n\u0131n \u00e7\u0131k\u0131\u015f noktalar\u0131 T\u00fcrk toplumundaki kad\u0131n [&hellip;]<\/p>\n","protected":false},"author":2,"featured_media":989233,"comment_status":"closed","ping_status":"open","sticky":false,"template":"","format":"gallery","meta":{"footnotes":""},"categories":[1413,1389,3543],"tags":[4287,4288,842,4289,4290,4291,4292],"class_list":["post-988295","post","type-post","status-publish","format-gallery","has-post-thumbnail","hentry","category-felsefe","category-sosyoloji-sosyal-psikoloji","category-tarih","tag-aile","tag-avrupa-tarihi","tag-cumhuriyet","tag-feminizm","tag-kadin","tag-kadin-haklari","tag-turk-toplumu","post_format-post-format-gallery"],"amp_enabled":true,"_links":{"self":[{"href":"https:\/\/imgazete.tr\/yalova-cinarcik\/wp-json\/wp\/v2\/posts\/988295","targetHints":{"allow":["GET"]}}],"collection":[{"href":"https:\/\/imgazete.tr\/yalova-cinarcik\/wp-json\/wp\/v2\/posts"}],"about":[{"href":"https:\/\/imgazete.tr\/yalova-cinarcik\/wp-json\/wp\/v2\/types\/post"}],"author":[{"embeddable":true,"href":"https:\/\/imgazete.tr\/yalova-cinarcik\/wp-json\/wp\/v2\/users\/2"}],"replies":[{"embeddable":true,"href":"https:\/\/imgazete.tr\/yalova-cinarcik\/wp-json\/wp\/v2\/comments?post=988295"}],"version-history":[{"count":0,"href":"https:\/\/imgazete.tr\/yalova-cinarcik\/wp-json\/wp\/v2\/posts\/988295\/revisions"}],"wp:featuredmedia":[{"embeddable":true,"href":"https:\/\/imgazete.tr\/yalova-cinarcik\/wp-json\/wp\/v2\/media\/989233"}],"wp:attachment":[{"href":"https:\/\/imgazete.tr\/yalova-cinarcik\/wp-json\/wp\/v2\/media?parent=988295"}],"wp:term":[{"taxonomy":"category","embeddable":true,"href":"https:\/\/imgazete.tr\/yalova-cinarcik\/wp-json\/wp\/v2\/categories?post=988295"},{"taxonomy":"post_tag","embeddable":true,"href":"https:\/\/imgazete.tr\/yalova-cinarcik\/wp-json\/wp\/v2\/tags?post=988295"}],"curies":[{"name":"wp","href":"https:\/\/api.w.org\/{rel}","templated":true}]}}