Sınırlar, bize kim olup kim olmadığımızı, nelerden sorumlu olup nelerin bizim dışımızda kaldığını gösteren içsel çitlerdir. Sınırlar sayesinde alanımızın nerede bittiğini ve bir başkasının alanının nerede başladığını görebiliriz. Bir mülkün ise sınırlarının nerede başlayıp nerede bittiğinin belli olmamasının yaratacağı kaosu düşünün. Sınırlar da bir nevi bizim mülkümüz gibidir. Kim olduğumuz, nelerden hoşlandığımız, nasıl ihtiyaçlar içinde olduğumuz, neyi isteyip, neyi istemediğinizi tanımlamamıza yardımcı olur. Kendimizi tanımamız ve bize neyin iyi neyin kötü geldiğini anlamamız için bir farkındalık sağlar. Kendi kişisel sınırlarımızı ve başkalarının sınırlarını bilmediğimizde veya bu sınırları çok dar/çok esnek tuttuğumuzda hem kendimizle hem de ötekilerle ilişkimizde kaosular yaşarız.
Diğerleri aramıza kendi faydamızı gözetmek için koyduğumuz düşünsel ve davranışsal limitleri bizim sınırlarımızı oluşturur. Kişiliğimizde, ilişkilerimizde, duygu yada düşüncelerimizde, aldığımız roller ve sorumluluklarda, fiziksel ve cinsel temaslarımızda belirlediğimiz sınırlara göre kararlar alırız. Sınırlar hangi alanda olursa olsun ruh ve beden sağlığımızı koruyucu güce sahiptir ve hem kendimizin hem karşımızdaki kişinin haklarına saygı duyma becerisini kazanmak, ötekiyle ilişkimizde
temel duygusal ihtiyaçların sağlıklı bir şekilde karşılanmasını sağlamak için gerekli düzlemi oluşturur.
Hayır veya evet diyerek istediğimiz veya istemediğimiz durumları tanımlar, sınırlarımızı belirtiriz. Sağlıklı “Hayır” lar sağlıklı sınırlar için oldukça önemlidir. İstemediğimiz durumlar için ihtiyaçlarımızı gözeterek “hayır” demek, kendi ihtiyacımız doğrultusunda sorumluluk aldığımız ve kendimize yeni seçenekler sunduğumuz içsel bir sınırdır . Uygun alanlarda “hayır” demeyi öğrenmek kendi ihtiyaçlarımıza ve haklarımıza sahip çıkmamızı sağlar. Yaşamımızı daha doyurucu hale getirir.
Sınırlarımızı belirlemek ve onlara sahip çıkmak, duygu ve düşüncelerimizin görülmesine, ihtiyaçlarımızın karşılanmasına, ilişkilerimizden beslenebilmemize, kendimizle daha şefkatli bir ilişki kurmamıza ve yaşamımızdan daha fazla keyif almamıza olanak sağlar.
Yetişkin yaşantımızda tükenmişliği engelleyen sınırlar ve hayır diye bilme becerisi bir çocuk veya ergenin hayatında her türlü tehlikeye karşı koruyucu bir işleve sahiptir. Alan gözlemleri ve araştırmalar göstermektedir ki fiziksel ve cinsel istismara maruz kalan , suça sürüklenen , alkol ve madde bağımlılığı ile erken yaşta tanışan çocuk ve ergenlerin azımsanmayacak oranda hayır diyebilme becerisi yeterince gelişmemiştir. Kendiniz kadar çocuğunuza da sınır çizmeyi ve gerektiğinde hayır diyebilmeyi öğretmemiz gerekir .
İlişkilerde sınırlar iletişimi ve ilişkiyi sağlıklı sürdürme görevini üstlenir. İnsanlar ile kuracağımız duygusal bağlarda belirlenecek sağlıklı sınırlar ilişkiden doyum almamızı ve sürdürülebilir olmasını sağlar . Kısacası ben olmadan biz olamayız .
HAYIR DEMEK NEDEN ZORDUR ?
En temel ihtiyaçlarımızdan biri başkalarıyla kurduğumuz bağlardır. Doğduğumuz andan itibaren yaşamımız bize bakım verenlerle kurduğumuz ilişkiye bağlıdır. Savunmasız ve bakım ihtiyacıyla doğan bebek ile ona bakım verenler arasında oluşan bağa “bağlanma” denir. Bakım veren bebeğin ihtiyaçlarına uygun yanıtlar verdiğinde bebek ile arasında “güvenli bağlanma”, bebeğin ihtiyaçlarını şefkatle karşılamadığı veya bu ihtiyaçlara tutarsızca yaklaştığında da “güvensiz bağlanma” oluşur (Heller, 2019). Hem fiziksel hem psikolojik gelişim için yaşamımızın ilk dönemlerinde bakım verenler ile kurulan bu ilişki oldukça hayatidir. Bakım verenlerle olan ilişkimizi sürdürebilmek adına ne yaparsak veya yapmazsak ihtiyaçlarımızın karşılanacağına, nasıl yaklaşırsak ilişkimizi koruyacağımıza bakar ve ipuçları toplarız.
Böylece, hayatımızı sürdürebilmek için stratejiler geliştiririz. Tüm bu kurulan stratejiler ve erken dönemde yaşanan deneyimler, yetişkin hayatımızda kendimizle ve başkalarıyla kurduğumuz ilişkilerde bir referans kaynağı gibidir (Gülüm, 2020).
Çocukluk deneyimlerinde ihtiyaçlarımızı dile getirmek, hayır demek bakım veren ile aramızdaki bağı tehdit etmişse, yetişkin hayatımızda da ihtiyaçlarımızı dile getirmenin insanları uzaklaştıracağından, hayır demenin ilişkiyi zedeleyeceğinden korkabiliriz.
Başkalarını memnun etmek ve kızdırmamak için , kendi ihtiyaçlarını geri plana atarak ilişkilerimizi sürdürebileceğimize inanırız. Hayır demek, sınır çekmek sanki bir felaket gibi yaşanır.
Hayatımızın ilk yıllarında yaşamımızı sürdürmemiz bakım verenlerle aramızdaki ilişkiye bağlıdır .Yetişkin olduğumuzda ise kendi hayatımızı idame edebilecek gerekli donanımı süründürebilecek hale gelmişizdir ancak farkında olmasak da çocukluk döneminin korkuları ve endişelerini yetişkin halimizde bizim duygu, düşünce ve
davranışlarımızı etkilemeye devam eder . Terk edilmemek, onay ve kabul görmek , sevilmek için hayır demekten , kişisel sınırlarımızı çizmekten kaçınırız. İnsan olarak kuracağımız sosyal ve duygusal bağlar temel ihtiyaçlarımızdır. Fakat bu bağı sürdürmek uğruna kendimizi geri plana attığımızda, ilişkilerde duygusal olarak beslenemediğimiz, temel ihtiyaçlarımızı karşılayamadığımızda tükenmeye, hayattan doyum almamaya hatta kendimizle olan ilişkimizde memnuniyetsizlikler yaşamaya başlarız. Çocuklukta karşılanmayan ihtiyaçlarımız, yetişkin hayatımızda da karşılanamaz olur ve kendimizi başkalarının ihtiyaçlarını karşılamaya zorunlu hissettiğimiz, duygusal olarak tükendiğimiz durumları yaşarken buluruz. Kısacası, her birimiz kendimizden sorumluyuz. Kendi bahçemizin çitlerinin sorumluluğunu almamız sağlıklı birer yetişkin olabilmemiz için oldukça önemli.
İhtiyaçlarımız ve kendi kişisel sorumluluklarımız doğrultusunda sınır koymak ve hayır demek zaman zaman bizleri geçmişimizden edindiğimiz bilgiler doğrultusunda zorlasa da, kendimizle ve dünyayla kurduğumuz ilişkileri daha tatmin edici kılacaktır. Sınırlarımızın keşfiyle kendimizi daha yakından tanımamız mümkün olacaktır.
SAĞLIKLI SINIRLAR NASIL KOYABİLİRİZ ?
1. Limitlerinizi belirleyin. Hepimizin fiziksel, duygusal, mental ya da zamansal sınır değerlendirmeleri farklı olabiliyor hissettiğiniz fiziksel yakınlığın limiti nedir? Kararlarınıza dışarıdan gelen müdahaleler ne düzeyde kabul edilir boyuttadır? Kendinize doğru soruları sorarak kendi fikirlerinizi tanımaya çalışabilirsiniz.
2. Duygularınızı takip edin .Belirlediğimiz bir sınırın farkında olmadan aşılması stresli hissetmemize yol açıyor. Karşı karşıya kaldığınız hangi davranışların sizde ne gibi duygular uyandırdığını takip edin ve rahatsız edici bulduğunuz davranışları belirleyin.
3. Sınırlarınızı tanıyın. Sizden faydalanıldığını düşündüğünüz ya da kendinizi istemeden içinde bulduğunuz anlarda bu ana sizi neyin getirdiğini düşünün. Belirli kişiler, belirli zamanlar ya da kullandığınız yöntemler sizi bu noktaya getiriyorsa bunları engellemeniz mümkün olabilir.
4. Direkt olun. Biz ifade etmedikçe insanlar sınırlarımızı geçip geçmediklerinin farkında olamayabiliyorlar. Sınırlarınızı ifade etme konusunda direkt olun, böylelikle istenmeyen durumların önüne geçmeniz daha kolay olacaktır.
5. Kararlı olun. Sınırlar belirlemek işin önemli bir kısmı ancak bu durumun sürdürülebilir olması da önem taşıyor. Sınırlarınızı belirtmeniz tartışmalara ve savunmalara yol açsa dahi direkt ve kararlı olmayı sürdürmek, sınırlarınızı
sağlamlaştırmanız konusunda önemlidir.
6. Küçük adımlar ile başlayın. Sınırları korumak ve iletişimi sağlıklı kılmak cesaret ve pratik isteyen yorucu bir durum gibi gözüküyor olabilir. Öyleyse iş saatleri dışında gelen maillere cevap vermemek gibi daha kolay başlangıçlar yapabilirsiniz! Aile ve arkadaş ilişkilerinizde sağlıklı sınırlar koymaya bunun gibi kolay pratiklerden sonra başlamak size daha rahat gelebilir.
7. Kendinize “Hayır” deme hakkı tanıyın. Sınırlar öz saygımızı korumakta etkin rol oynuyor. Bu nedenle içinde olmak istemediğiniz her türlü duruma karşı “Hayır” demeniz büyük önem taşıyor. Kendinize bu hakkı tanıyın .
8.Kendinize ait zamanınız önceliğiniz olsun. Kendimize ayırdığımız zamana başka kişi ya da durumlarla ilgili meseleleri taşımak, sınırlar üzerine çalışmalarımızı olumsuz etkiliyor. Kendi zamanınızı önceleyin.
9. Başkalarının sınırlarına saygılı olun. Kendi sınırlarımızın yanı sıra, ilişki kurduğumuz bireylerin sınırlarına gösterdiğimiz saygı da ilişkilerimizin iyileşmesinde etkili oluyor. Başkalarının sınırlarını anlamaya ve onlara saygı duymaya özen gösterin.
10. Koyacağınız sınırları belirlemek ya da sürdürmekte zorluk yaşıyorsanız bir terapistten DESTEK ALIN .





