<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>kayınbirader-yenge ensesti &#8211; İmgazete</title>
	<atom:link href="https://imgazete.tr/yalova-cinarcik/haber/kayinbirader-yenge-ensesti/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://imgazete.tr/yalova-cinarcik</link>
	<description>SosyoEkonomik Kültür&#38;Haber Gazetesi</description>
	<lastBuildDate>Sat, 17 Feb 2024 16:41:57 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=6.9.1</generator>

<image>
	<url>https://imgazete.tr/yalova-cinarcik/wp-content/uploads/2024/01/cropped-imgazete-logo5-32x32.jpg</url>
	<title>kayınbirader-yenge ensesti &#8211; İmgazete</title>
	<link>https://imgazete.tr/yalova-cinarcik</link>
	<width>32</width>
	<height>32</height>
</image> 
	<item>
		<title>Kocasının Ölümünden Sonra Kayınbiraderiyle Evlendirilen Yengeler</title>
		<link>https://imgazete.tr/yalova-cinarcik/kultur/ensest/kocasinin-olumunden-sonra-kayinbiraderiyle-evlendirilen-yengeler/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Murat Kamböre]]></dc:creator>
		<pubDate>Sat, 17 Feb 2024 16:41:57 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Ensest]]></category>
		<category><![CDATA[Ağıt]]></category>
		<category><![CDATA[kayınbirader-yenge ensesti]]></category>
		<category><![CDATA[Kocasının Ölümünden Sonra Kayınbiraderiyle Evlendirilen Yengeler]]></category>
		<category><![CDATA[Sosyal Tarih ve Etnografya”]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://imgazete.tr/yalova-cinarcik/?p=50858</guid>

					<description><![CDATA[B.Kocasının Ölümünden Sonra Kayınbiraderiyle Evlendirilen Yengeler Ağıtlar, “insanoğlunun ölüm karşısında veya canlı cansız bir varlığını kaybetme, korku, telaş ve heyecan anındaki üzüntülerini, feryatlarını, isyanlarını, talihsizliklerini düzenli-düzensiz söz ve ezgilerle ifade eden türküler”dir (Elçin 290). Dolayısıyla genellikle kadınlar tarafından söylenen ağıtlar, kocasının ölümünden sonra levirat geleneği uygulanarak kayınb iraderiyle istemeden evlendirilen kadınların duygularını da yansıtmaktadır. Ağıtların [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p style="text-align: center;"><strong>B.Kocasının Ölümünden Sonra Kayınbiraderiyle Evlendirilen Yengeler</strong></p>
<div id="pageContainer108" class="page" data-page-number="108" data-loaded="true">
<div class="textLayer">
<div data-canvas-width="393.4645161290323">Ağıtlar, “insanoğlunun ölüm karşısında veya canlı cansız bir varlığını kaybetme, korku, telaş ve heyecan anındaki üzüntülerini, feryatlarını, isyanlarını, talihsizliklerini düzenli-düzensiz söz ve ezgilerle ifade eden türküler”dir (Elçin 290). Dolayısıyla genellikle kadınlar tarafından söylenen ağıtlar, kocasının ölümünden</div>
<div data-canvas-width="234.67548387096775">sonra levirat geleneği uygulanarak kayınb iraderiyle istemeden evlendirilen kadınların duygularını da yansıtmaktadır.</div>
<div data-canvas-width="431.3516129032259">Ağıtların halk masalları ve halk hikâyelerinden farkı gerçekçiliğidir. Başgöz ağıtların gerçekçiliği hakkında şunları söylemektedir: “[k]adın ağıtlarda ölen kocanın, kardeşin, bacının cesedine bakarken, başka halk edebiyatı türlerinde görmediğimiz, zor izah edilir bir gerçekçilik sergiliyor. Bu korkunç ölüm sahnelerini</div>
<div data-canvas-width="466.9654838709677">anlatırken kadın, o kadar gerçekçi, o kadar objektiftir ki, bu davranışa ad vermekte güçlük çekersiniz” (“Ağıt, Sosyal Tarih ve Etnografya” 25). Ayrıca Hilal Aydın, “Ataerkil Konumdaki Kadın Konumu Açısından Ağıt Geleneğine Bir Bakış” başlıklı makalesinde ağıtlarda ölüm acısı üzerinden erkek egemen toplumun yol açtığı sorunlardan söz edildiğini ve kadınlara özgü durumların ortaya koyulduğunu dile getirmektedir (111).Dolayısıyla ağıtlarda anlatılan kayınbirader-yenge ensesti ile birlikte kadınların yaşadığı mağduriyetin tümüyle gözler önüne serildiğini söylemek mümkündür.</div>
<div data-canvas-width="274.8779032258065">“Kocasının ölümü üzerine çocuk yaştaki kaynına varması için zorlanan gelinin yaktığı türkü” olarak nitelendirilen Kırşehir yöresine ait bir ağıtta gelinin bu evliliği neden istemediği anlatılmaktadır:</div>
<div style="text-align: center;" data-canvas-width="154.46709677419352"><strong>Evimizin önü guyunun başı</strong></div>
<div style="text-align: center;" data-canvas-width="166.54887096774198"><strong>Başıma değdi de süvenin daşı</strong></div>
<div style="text-align: center;" data-canvas-width="163.08290322580646"><strong>Bana gelin gaynına var dirler</strong></div>
</div>
</div>
<div id="pageContainer109" class="page" data-page-number="109" data-loaded="true">
<div class="textLayer">
<div style="text-align: center;" data-canvas-width="82.95870967741935"><strong>Benim gaynım</strong></div>
<div style="text-align: center;" data-canvas-width="101.15854838709677"><strong>Selif‟imin yoldaşı</strong></div>
<div style="text-align: center;" data-canvas-width="184.14532258064517"><strong>Bağına vardım da eğrilmiş dallar</strong></div>
<div style="text-align: center;" data-canvas-width="193.0979032258065"><strong>Sekiz ay yatmış da incinmiş kollar</strong></div>
<div style="text-align: center;" data-canvas-width="183.8225806451614"><strong>Bana gelin gel gaynına var dirler</strong></div>
<div style="text-align: center;" data-canvas-width="173.48080645161292"><strong>Gaynım da oğlumun arkadaşı (Türkiye Türkçesinde Ağıtlar 96)</strong></div>
<div data-canvas-width="173.48080645161292">
<div data-canvas-width="371.33564516129053">Görüldüğü gibi gelin, yaktığı ağıtta kayınbiraderinin eşinin yoldaşı, oğlunun arkadaşı olduğunu söylemektedir. Ensestin kapsamı, kişinin karşısındaki kişiye hangi akrabalık terimiyle hitap ettiğiyle ilişkilidir. Her ne kadar kayınbirader ile gelinin evliliği levirat geleneği ile meşruiyet kazansa da gelin eşinin yoldaşı, oğlunun arkadaşı olarak gördüğü kayınbiraderiyle yapacağı evliliği ensest olarak görmektedir.</div>
<div data-canvas-width="409.2087096774194">Kuyu ile gölün koşut simgeler (birbirlerinin yerine kullanılan sözcükler) olduğunu belirten Karabaş, bunların budun bilgisinde kadın ve erkeğin cinsel yanı olarak değerlendirildiğini dile getirir (173). “Evimizin önü guyunun başı” ifadesi ensest bir çağrışım uyandırmaktadır. Kadının, evimiz diyerek “biz”den söz ettiği oğlu ve kendisidir. Evin önünün de evin sınırları içerisinde ya da eve yakınlığı ölçüsünde değerlendirildiği düşünülürse kadının, evlendirileceği kayınbiraderiyle arasında nasıl bir yakınlık olduğu da görülecektir. Bununla birlikte kadın, ikinci dizede bağ ve bahçe çitlerinde kullanılan ve süven adı verilen uzun kazıkların taşına başının değdiğini söyleyerek evin belirlenmiş sınırlarının dışına çıkmadığını da söylemiş olur. İkinci dörtlükte olumsuz çağrışımlar yapan “eğilmek” ve “incinmek” fiilleri de ensestin ya da levirat geleneğinin olumsuzlandığı düşüncesini pekiştirmektedir. Böylelikle bu dizelerde olumsuz ensest imajı, yakınlık bağlamında simgeleştirilmiştir.</div>
<div data-canvas-width="409.2087096774194">
<div data-canvas-width="427.67516129032265">“Gelinin Binbaşıya Söylediği Ağıt” başlıklı ağıtta yer alan dizelerde gelinin yaşadıklarını açıkça görmek mümkün olmasa da ağıdın başında gelinin hikâyesi kısaca anlatılmaktadır. Kozan‟ın Çukurören köyünde yaşayan dört kardeşten en büyüğü Pınarbaşılı soylu bir kızla evlendikten sonra askere çağrılır. Kanal</div>
<div data-canvas-width="464.1029032258064">Savaşı‟nda şehit düştükten sonra dul kalan karısını, ikinci kardeşiyle evlendirirler. Bu kardeş askere alınır ve şehit olur. Ardından gelini, üçüncü kardeş Hörü Mehmet‟le evlendirirler, ancak o da askere gidip şehit düşer. Son olarak dördüncü kardeşle evlenen gelin, Birinci Dünya Savaşı‟nın başlaması üzerine binbaşıya gider ve üç eşini de askerlikte yitirdiğini anlatıp son eşi Murat‟ı da kaybetmek istemediği için onun askere alınmamasını ister. Binbaşı da gelinin isteğini kabul eder (Türkiye Türkçesinde Ağıtlar14).</div>
<div data-canvas-width="417.65612903225804">“Gelinin Binbaşıya Söylediği Ağıt”ta daha çok genç yaşta askerliğe giden gençlere yazık edildiğinden söz edilir. “Biri Kanal‟da vuruldu” (15) ve “Hörü Mehmed‟in mezarın / Uşaklar görmüş Mardin‟de” (16) dizeleri ile gelinin önceki iki eşinden söz ettiği de görülmektedir. Ancak gelinin, önceki eşlerin ölümü üzerine ne</div>
<div data-canvas-width="342.93435483870974">hissettiği, aynı aileden dört kardeşle evlendirilmesini nasıl karşıladığı anlatılmamaktadır. Bu ağıttaki ana tema, gelinin son eşinin de askere gidip şehit olmasını istemeyişidir. Dolayısıyla bu ağıtta, kadının levirat geleneğinin uygulanması sonucu kayınbiraderleri ile yaşadığı evliliklerden üzüntü duymaktan ziyade sonuncu eşinin de olası ölümüyle yalnız ve korunmaya muhtaç kalacağı düşüncesiyle hareket etmesi, kadının toplumsal konumunu göstermesi bakımından önemli bir noktadır.<br />
Kardeşinin ölümüyle birlikte levirat geleneğine göre yengesiyle evlendirilmek istenen kayınbiraderin duyguları “Beni Taşlara Vurun” türküsünde şu şekilde yansımaktadır:</div>
<div data-canvas-width="342.93435483870974">
<div style="text-align: center;" data-canvas-width="178.0412903225807"><strong>Bugün için mi verdin bu bedeni</strong></div>
<div style="text-align: center;" data-canvas-width="185.3380645161291"><strong>Bu vicdan mı insanlık mı töre mi</strong></div>
<div style="text-align: center;" data-canvas-width="193.2101612903226"><strong>Ne zalım adetimiz varmış Yarabbi</strong></div>
<div style="text-align: center;" data-canvas-width="172.38629032258066"><strong>Miras kavlettiler biye yengemi</strong></div>
<div style="text-align: center;" data-canvas-width="167.3767741935484"><strong>Ölmem mi beni daşlara vurun</strong></div>
<div style="text-align: center;" data-canvas-width="115.26096774193546"><strong>Tabuda kanım sürün</strong></div>
<div style="text-align: center;" data-canvas-width="97.06112903225805"><strong>Aynı tabut içinde</strong></div>
<div style="text-align: center;" data-canvas-width="108.23080645161286"><strong>Kardaşıma götürün</strong></div>
<div style="text-align: center;" data-canvas-width="210.8346774193549"><strong>Fark eder mi ha yengemmiş ha bacım</strong></div>
<div style="text-align: center;" data-canvas-width="177.76064516129037"><strong>Yatağıyda nasıl yatım kardaşım</strong></div>
<div style="text-align: center;" data-canvas-width="187.19032258064524"><strong>Ben kimin bi behti kara var mıdır</strong></div>
<div style="text-align: center;" data-canvas-width="182.25096774193554"><strong>Töreymiş yengemi alacahmışam</strong></div>
<div style="text-align: center;" data-canvas-width="23.461935483870963"><strong>[&#8230;]</strong></div>
<div style="text-align: center;" data-canvas-width="188.1585483870968"><strong>Bu cemaat eşim dostum getmesin</strong></div>
<div style="text-align: center;" data-canvas-width="200.47887096774198"><strong>İmam burda babam şahitlik etmesin</strong></div>
<div style="text-align: center;" data-canvas-width="134.02209677419356"><strong>Bacım dediğim yengem</strong><strong>in yerine</strong></div>
<div style="text-align: center;" data-canvas-width="179.64096774193553"><strong>Nikahım mezar daşına kıyılsın (Türkülerimiz ve Hikâyeleri287)</strong></div>
<div data-canvas-width="461.1420967741935">Urfa‟da yakılan bu ağıtta kayınbirader, yengesiyle evlenmektense ölüp kardeşiyle birlikte gömülmeyi tercih ettiğini dile getirmektedir. Kayınbirader, “Fark eder mi ha yengem ha bacım” diyerek yengesini kız kardeşi olarak gördüğünü söylemesi levirat geleneğiyle meşrulaştırılan bu evliliği, onun ensest olarak nitelendirdiğini göstermektedir.</div>
<div data-canvas-width="400.49467741935507">“Beni Taşlara Vurun” anlatısı türkü olarak nitelendirilse de bir ölümün ardından söylenmesi dolayısıyla ağıttır. Genel olarak kadınların ağıt yaktığı bilinse de “Beni Taşlara Vurun” ağıdında olduğu gibi erkeklerin de ağıt yaktığı görülmektedir. Erkeğin, ensest olarak görülebilecek bir evlilik yapmak istemediğini dile getirişi, ağıtlardaki kayınbirader-yenge ensestinin hem kadını hem de erkeği mağdur etmesi noktasında önem taşımaktadır. Her ne kadar levirat geleneğinde ortada bir ensest ilişki olmadığı düşünülse de kayınbirader ya da yengenin birbirine nasıl yaklaştığı, birbirine nasıl hitap ettiği ilişkinin boyutunu değiştirecektir.<br />
Bu çalışmada örnek verilen ağıtlara bakıldığında kadının mağdur konumda olduğu gözden kaçmayacaktır. Kadın duyguları ve düşünceleri sorulmadan, kocasının yasını tutamadan kayınbiraderiyle evlendirilmeye çalışılmaktadır. Dolayısıyla kadın, hem kocasının yokluğunda korunmasız ve yalnız kaldığı, hem de korunmasız ve yalnız kalmasın diye istemediği bir evliliğe zorlandığı için mağdurdur. Bu noktada daha çok kadınların ağıt yakması, kadınların mağduriyeti ile ilişkilendirilmelidir. Ağıt, kadının sesini duyurabileceği, mağduriyetini anlatabileceği ve belki de böylece rahatlayabileceği önemli bir türdür. Öyle ki Özdemir “Normal zamanlarda söylenmeyecek, ayıp sayılan, saygısızlık olarak yorumlanan sözler bile</div>
<div data-canvas-width="400.49467741935507">
<div data-canvas-width="118.78306451612902">ağıtlarda dile getirilir. O zaman ağıtçı da, dinleyenler de içini boşaltmış, bir iyice öfkesini almış olur” demektedir (Folklor/ Edebiyat 103).</div>
</div>
</div>
<div data-canvas-width="118.78306451612902">
<div data-canvas-width="17.24564516129032"><strong>C. Eniştesine Göz Koyan Baldızlar</strong> bundan sonraki yazımız.</div>
</div>
</div>
</div>
</div>
</div>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>

<!-- WP Optimize page cache - https://getwpo.com - page NOT cached -->
