<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Sağlık &#8211; İmgazete</title>
	<atom:link href="https://imgazete.tr/yalova-cinarcik/ekonomi/saglik/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://imgazete.tr/yalova-cinarcik</link>
	<description>SosyoEkonomik Kültür&#38;Haber Gazetesi</description>
	<lastBuildDate>Sat, 26 Apr 2025 07:47:34 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=6.9.4</generator>

<image>
	<url>https://imgazete.tr/yalova-cinarcik/wp-content/uploads/2024/01/cropped-imgazete-logo5-32x32.jpg</url>
	<title>Sağlık &#8211; İmgazete</title>
	<link>https://imgazete.tr/yalova-cinarcik</link>
	<width>32</width>
	<height>32</height>
</image> 
	<item>
		<title>Tıp Fakültesi Öğrencilerinden Halk Sağlığına Katkı: “Sağlık Sokağı” Etkinliği Rize Kitap Fuarı’nda Gerçekleştirildi.</title>
		<link>https://imgazete.tr/yalova-cinarcik/saglik/tip-fakultesi-ogrencilerinden-halk-sagligina-katki-saglik-sokagi-etkinligi-rize-kitap-fuarinda-gerceklestirildi/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Murat Kamböre]]></dc:creator>
		<pubDate>Sat, 26 Apr 2025 07:47:34 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Sağlık]]></category>
		<category><![CDATA[• Anamnez alma ve temel sağlık öyküsü değerlendirme]]></category>
		<category><![CDATA[• Denge testi uygulamaları]]></category>
		<category><![CDATA[• Diş sağlığı hakkında bilgilendirme]]></category>
		<category><![CDATA[• Genel sağlık değerlendirme alanı]]></category>
		<category><![CDATA[• Göz sağlığı taraması ve görme testleri]]></category>
		<category><![CDATA[• Kan basıncı ölçümü]]></category>
		<category><![CDATA[• Kanser farkındalığı ve erken tanı bilgilendirme masası]]></category>
		<category><![CDATA[• Vücut kitle indeksi ölçümü ve değerlendirmesi]]></category>
		<category><![CDATA[Genç Yeryüzü Doktorları Öğrenci Topluluğu]]></category>
		<category><![CDATA[halk sağlığı]]></category>
		<category><![CDATA[Recep Tayyip Erdoğan Üniversitesi Tıp Fakültesi]]></category>
		<category><![CDATA[Rize Kitap Fuarı]]></category>
		<category><![CDATA[Sağlık Sokağı]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://imgazete.com.tr/ekonomi-haberleri/?p=989031</guid>

					<description><![CDATA[Recep Tayyip Erdoğan Üniversitesi Tıp Fakültesi bünyesinde faaliyet gösteren Genç Yeryüzü Doktorları Öğrenci Topluluğu, 19 Nisan 2025 Cumartesi günü Rize Kitap Fuarı alanında halk sağlığını önceleyen anlamlı bir etkinliğe imza attı. Sağlık Sokağı adı verilen bu etkinlikte, tıp, diş hekimliği, diyetisyenlik ve fizyoterapi fakültesi öğrencilerinden oluşan gönüllü ekipler vatandaşlarla birebir temas kurarak çeşitli sağlık taramaları [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Recep Tayyip Erdoğan Üniversitesi Tıp Fakültesi</strong> bünyesinde faaliyet gösteren <strong>Genç Yeryüzü Doktorları Öğrenci Topluluğu</strong>, 19 Nisan 2025 Cumartesi günü <strong>Rize Kitap Fuarı</strong> alanında <strong>halk sağlığı</strong>nı önceleyen anlamlı bir etkinliğe imza attı.<strong> Sağlık Sokağı</strong> adı verilen bu etkinlikte, tıp, diş hekimliği, diyetisyenlik ve fizyoterapi fakültesi öğrencilerinden oluşan gönüllü ekipler vatandaşlarla birebir temas kurarak çeşitli sağlık taramaları ve bilgilendirme faaliyetlerinde bulundu.</p>
<p style="text-align: center;"><strong><img loading="lazy" decoding="async" class="size-medium wp-image-989032 alignleft" src="http://imgazete.com.tr/ekonomi-haberleri/wp-content/uploads/2025/04/saglik-okuryazarligi-225x300.jpg" alt="" width="225" height="300" /></strong><strong><img loading="lazy" decoding="async" class="size-medium wp-image-989033 alignright" src="http://imgazete.com.tr/ekonomi-haberleri/wp-content/uploads/2025/04/saglik-okuryazarligi-1-300x225.jpg" alt="" width="300" height="225" /></strong><strong>Etkinlik kapsamında;<br />
</strong><strong>• Anamnez alma ve temel sağlık öyküsü değerlendirme,<br />
• Göz sağlığı taraması ve görme testleri,<br />
• Kan basıncı ölçümü,<br />
• Diş sağlığı hakkında bilgilendirme,<br />
• Vücut kitle indeksi ölçümü ve değerlendirmesi,<br />
• Denge testi uygulamaları,<br />
• Kanser farkındalığı ve erken tanı bilgilendirme masası,<br />
• Genel sağlık değerlendirme alanı<br />
</strong>gibi birçok farklı başlık altında istasyonlar kuruldu.</p>
<p>Etkinlik boyunca vatandaşlara sağlıklarını koruma ve erken tanının önemi hakkında bilgi verilerek farkındalık kazandırılması amaçlandı. Özellikle tansiyon ölçümü, göz testi ve beden kitle indeksi gibi uygulamalı taramalar vatandaşların yoğun ilgisini gördü.</p>
<p><img loading="lazy" decoding="async" class="size-medium wp-image-989034 alignleft" src="http://imgazete.com.tr/ekonomi-haberleri/wp-content/uploads/2025/04/saglik-okuryazarligi-2-300x225.jpg" alt="" width="300" height="225" />Üniversitenin<strong> Sağlık Kültür ve Spor Daire Başkanlığı</strong> desteğiyle hayata geçirilen bu etkinlik, hem öğrencilerin pratik becerilerini geliştirmelerine hem de topluma karşı sorumluluk bilinci kazanmalarına katkı sundu.</p>
<p>Öğrenci topluluğunun başkanı ve gönüllü öğrencileri, halkla iç içe gerçekleştirilen bu gibi etkinliklerin <strong>sağlık okuryazarlığı</strong>na olumlu etkileri olduğunu vurgulayarak, benzer faaliyetleri sürdürülebilir kılmayı hedeflediklerini ifade etti.<img loading="lazy" decoding="async" class="size-medium wp-image-989037 alignright" src="http://imgazete.com.tr/ekonomi-haberleri/wp-content/uploads/2025/04/saglik-okuryazarligi-5-225x300.jpg" alt="" width="225" height="300" /><img loading="lazy" decoding="async" class="size-medium wp-image-989036 alignright" src="http://imgazete.com.tr/ekonomi-haberleri/wp-content/uploads/2025/04/saglik-okuryazarligi-4-225x300.jpg" alt="" width="225" height="300" /><img loading="lazy" decoding="async" class="size-medium wp-image-989035 alignright" src="http://imgazete.com.tr/ekonomi-haberleri/wp-content/uploads/2025/04/saglik-okuryazarligi-3-225x300.jpg" alt="" width="225" height="300" /></p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>14 Mart Tıp Haftası Etkinlikleri Başlıyor!</title>
		<link>https://imgazete.tr/yalova-cinarcik/saglik/14-mart-tip-haftasi-etkinlikleri-basliyor/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Murat Kamböre]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 13 Mar 2025 17:37:10 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Sağlık]]></category>
		<category><![CDATA[14 Mart Tıp Haftası Etkinlikleri]]></category>
		<category><![CDATA[birlikteyiz!]]></category>
		<category><![CDATA[dayanışma için]]></category>
		<category><![CDATA[Kadınlar Savaşı Tiyatro Gösterimi]]></category>
		<category><![CDATA[Sağlık için]]></category>
		<category><![CDATA[Sanatçı Hekimler Sergisi]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://imgazete.com.tr/ekonomi-haberleri/?p=989010</guid>

					<description><![CDATA[Bursa Tabip Odası ve Uludağ Üniversitesi Tıp Fakültesi iş birliğiyle düzenlenen  14 Mart Tıp Haftası Etkinlikleri, sağlık çalışanlarını ve sanatseverleri buluşturuyor! 10-16 Mart 2025 tarihleri arasında gerçekleşecek etkinliklerimizde tiyatro, sergi, konserler, söyleşi, doğa yürüyüşü ve kutlama programları yer alıyor. Öne çıkan etkinliklerden bazıları: 🎭 Kadınlar Savaşı Tiyatro Gösterimi -10 Mart, Nazım Hikmet Kültürevi 🖼️ Sanatçı Hekimler Sergisi /Açılış Kokteyli -11 [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p style="text-align: center;">Bursa Tabip Odası ve Uludağ Üniversitesi Tıp Fakültesi iş birliğiyle düzenlenen <strong> 14 Mart Tıp Haftası Etkinlikleri</strong>, sağlık çalışanlarını ve sanatseverleri buluşturuyor!</p>
<p>10-16 Mart 2025 tarihleri arasında gerçekleşecek etkinliklerimizde tiyatro, sergi, konserler, söyleşi, doğa yürüyüşü ve kutlama programları yer alıyor.</p>
<p>Öne çıkan etkinliklerden bazıları:<br />
🎭 <strong>Kadınlar Savaşı Tiyatro Gösterimi</strong> -10 Mart, Nazım Hikmet Kültürevi<br />
🖼️ <strong>Sanatçı Hekimler Sergisi</strong> /Açılış Kokteyli -11 Mart, BAOB Fuaye<br />
🥁 <strong>A-Ritmik Konseri</strong> – 12 Mart, Uğur Mumcu Kültür Merkezi)<br />
🎲 <strong>Scrabble Turnuvası</strong>  – 13 Mart BAOB Türkan Saylan Toplantı Salonu<br />
🏃 <strong>Sağlık Hakkı Yürüyüşü</strong> -14 Mart, Setbaşı<br />
🎶 <strong>Deep-Band Konseri</strong>  – 14 Mart, Changir Bar/Podyum Park<br />
📚 <strong>Prof. Dr. Ahmet Arslan ile “Tıp ve Felsefe” Söyleşisi</strong> -15 Mart, BAOB<br />
🌿 <strong>Doğa Yürüyüşü</strong> – 16 Mart, Misi Köyü- Dağyenice<br />
🎼 <strong>Türk Sanat Müziği Korosu Konseri</strong>  -16 Mart, BAOB</p>
<p>Tüm sağlık çalışanlarını, öğrencileri ve sanatseverleri etkinliklerimize bekliyoruz!</p>
<p>📞 <strong>İletişim:</strong> Bursa Tabip Odası – 0224 453 52 10</p>
<p><strong>Sağlık için, dayanışma için, birlikteyiz!</strong></p>
<p><img loading="lazy" decoding="async" class="alignnone size-full wp-image-16870 b-loaded" src="https://hekimcebakis.org/wp-content/uploads/2025/03/14-mart-tip-etkinlik.jpg" sizes="auto, (max-width: 1792px) 100vw, 1792px" srcset="https://hekimcebakis.org/wp-content/uploads/2025/03/14-mart-tip-etkinlik.jpg 1792w, https://hekimcebakis.org/wp-content/uploads/2025/03/14-mart-tip-etkinlik-210x300.jpg 210w, https://hekimcebakis.org/wp-content/uploads/2025/03/14-mart-tip-etkinlik-717x1024.jpg 717w, https://hekimcebakis.org/wp-content/uploads/2025/03/14-mart-tip-etkinlik-768x1097.jpg 768w, https://hekimcebakis.org/wp-content/uploads/2025/03/14-mart-tip-etkinlik-1075x1536.jpg 1075w, https://imgazete.tr/yalova-cinarcik/wp-content/uploads/2025/03/14-mart-tip-etkinlik-1434x2048-1.jpg 1434w" alt="14-mart-tip-etkinlik" width="1792" height="2560" />Alıntı: <a href="https://www.bto.org.tr/14-mart-tip-haftasi-etkinlikleri-basliyor-4/" target="_blank" rel="noopener">bto.org.tr</a></p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>14 Mart Tıp Bayramı Etkinliği; 14 Mart Cuma Atatürk Anıtı’ndayız!</title>
		<link>https://imgazete.tr/yalova-cinarcik/saglik/14-mart-tip-bayrami-etkinligi-14-mart-cuma-ataturk-anitindayiz/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Murat Kamböre]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 13 Mar 2025 17:30:02 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Sağlık]]></category>
		<category><![CDATA[sağlık hakkı]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://imgazete.com.tr/ekonomi-haberleri/?p=989006</guid>

					<description><![CDATA[Değerli meslektaşlarımız, Bursa Tabip Odası olarak, 14 Mart Tıp Bayramı kapsamında bir araya geliyoruz. Mesleğimizin onurunu ve sağlık hakkını savunmak için tüm hekimleri etkinliğimize davet ediyoruz. 📅 Tarih: 14 Mart 2025, Cuma ⏰ Saat: – 12.15 Mahfel Önü Buluşma – 12.30 Atatürk Anıtı’nda Toplanma – 13.00 Tören: Çelenk Sunma, Saygı Duruşu ve İstiklal Marşı Hekimler [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p style="text-align: center;">Değerli meslektaşlarımız,</p>
<p style="text-align: center;">Bursa Tabip Odası olarak, 14 Mart Tıp Bayramı kapsamında bir araya geliyoruz.<br />
Mesleğimizin onurunu ve <strong>sağlık hakkı</strong>nı savunmak için tüm hekimleri etkinliğimize davet ediyoruz.</p>
<p style="text-align: center;">📅 Tarih: 14 Mart 2025, Cuma<br />
⏰ Saat:<br />
– 12.15 Mahfel Önü Buluşma<br />
– 12.30 Atatürk Anıtı’nda Toplanma<br />
– 13.00 Tören: Çelenk Sunma, Saygı Duruşu ve İstiklal Marşı</p>
<p style="text-align: center;">Hekimler olarak, meslek onurumuzu ve halkın sağlık hakkını koruma kararlılığımızı bir kez daha göstermek için bir araya geliyoruz.<br />
Tüm meslektaşlarımızı bekliyoruz.</p>
<p>hekimcebakis.org dan alınmıştır.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>İSİG Meclisi: Son 12 yılda en az 2 bin 664 genç işçi öldü</title>
		<link>https://imgazete.tr/yalova-cinarcik/kultur/isig-meclisi-son-12-yilda-en-az-2-bin-664-genc-isci-oldu/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Murat Kamböre]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 24 Feb 2025 10:47:06 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[KÜLTÜR]]></category>
		<category><![CDATA[Sağlık]]></category>
		<category><![CDATA[280 göçmen genç işçi hayatını kaybetti]]></category>
		<category><![CDATA[İş cinayetlerinin nedenlerine göre dağılım]]></category>
		<category><![CDATA[Son 12 yılda en az 2 bin 664 genç işçi öldü]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://imgazete.com.tr/ekonomi-haberleri/?p=988932</guid>

					<description><![CDATA[“Geleceğimiz dediğimiz gençlerimiz, sağlıklı ve güvenli yaşaması, okuması, çalışması gerekirken; yoksulluk, güvencesiz işçilik, şiddet, geleceksizlik ve iş cinayetleri cenderesi altındalar.” *Son 12 yılda hayatını kaybeden genç işçilerin isimlerinden kelime bulutu.  İşçi Sağlığı ve İş Güvenliği ( İSİG) Meclisi, 2013-2024 yıllarını kapsayan Genç İşçiler Raporu’nu açıkladı. “Geleceğimiz dediğimiz gençlerimizin sağlıklı ve güvenli bir şekilde yaşaması, okuması [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<div class="top-part">
<div class="txt-wrapper">
<div class="desc" style="text-align: center;"><strong>“Geleceğimiz dediğimiz gençlerimiz, sağlıklı ve güvenli yaşaması, okuması, çalışması gerekirken;<br />
yoksulluk, güvencesiz işçilik, şiddet, geleceksizlik ve iş cinayetleri cenderesi altındalar.”</strong></div>
</div>
<div class="figure-wrapper">
<figure>
<div class="figure-img-wrapper"><img decoding="async" src="https://static.bianet.org/haber/2025/02/23/isig-meclisi-son-12-yilda-en-az-2-bin-664-genc-isci-hayatini-kaybetti.png" alt="İSİG Meclisi: Son 12 yılda en az 2 bin 664 genç işçi hayatını kaybetti" /></div><figcaption>*Son 12 yılda hayatını kaybeden genç işçilerin isimlerinden kelime bulutu. </figcaption></figure>
</div>
</div>
<div class="bottom-part">
<div class="content-wrapper">
<div id="gallery-304817" class="content lightbox">
<p>İşçi Sağlığı ve İş Güvenliği ( İSİG) Meclisi, 2013-2024 yıllarını kapsayan Genç İşçiler Raporu’nu açıkladı.</p>
<p>“Geleceğimiz dediğimiz gençlerimizin sağlıklı ve güvenli bir şekilde yaşaması, okuması ve çalışması gerekirken; yoksulluk, güvencesiz işçilik, şiddet, geleceksizlik ve iş cinayetleri kıskacında bırakıldığını” belirten İSİG Meclisi’ne göre, AKP döneminde gençler “sermaye için ucuz iş gücüne” dönüştürüldü.</p>
<div class="box-12">
<p><em>İSİG Meclisi, ‘genç işçi’ kavramını ulusal ve uluslararası düzenlemeleri dikkate alarak tanımlıyor. Türkiye’de yasalar 15-17 yaş aralığını ‘genç işçi’ olarak tanımlasa da, İSİG Meclisi, 18 yaşını doldurmamış her bireyi ‘çocuk işçi’ olarak değerlendiriyor. Bu çerçevede hazırlanan raporda, 18-25 yaş arasındaki çalışanlar ‘genç işçi’ kategorisinde ele alınıyor.</em></p>
<p><em>25-29 yaş arasındaki işçiler için ayrı bir değerlendirme yapacaklarını belirten İSİG Meclisi, çocuk ve genç işçiliğin bir bütün olarak ele alınması gerektiğini vurgulayarak, genç işçilerle ilgili raporların çocuk işçi raporlarıyla birlikte okunmasının önemine dikkat çekiyor.</em></p>
</div>
<div class="gallery-scroll-step" data-scrollama-index="0">
<figure>
<div class="figure-img-wrapper"><img decoding="async" class="gallery-photo" src="https://static.bianet.org/foto-galeri/2025/02/23/isig-meclisi-son-12-yilda-en-az-2-bin-664-genc-isci-hayatini-kaybetti-thumb.jpg" alt="" /></div><figcaption></figcaption></figure>
<div class="text-gallery">
<p>Rapora göre, <strong>12 yılda en az 2 bin 664 genç işçi</strong> hayatını kaybetti.</p>
<p>Bu verilerin yüzde 82’sini ulusal basından, yüzde 18’ini ise genç işçilerin mesai arkadaşları, aileleri, iş güvenliği uzmanları, işyeri hekimleri, sendikalar ve yerel basından öğrendiği bilgilere dayanarak tespit edildi.</p>
<p>İSİG Meclisi’nin verilerine göre, <strong>2013</strong> yılında en az <strong>193</strong> genç işçi, <strong>2014</strong> yılında en az <strong>226</strong> genç işçi, <strong>2015</strong> yılında en az <strong>222</strong> genç işçi, <strong>2016</strong> yılında en az <strong>233</strong> genç işçi, <strong>2017</strong> yılında en az <strong>232</strong> genç işçi, <strong>2018</strong> yılında en az <strong>225</strong> genç işçi, <strong>2019</strong> yılında en az <strong>206</strong> genç işçi, <strong>2020</strong> yılında en az <strong>202</strong> genç işçi, <strong>2021</strong> yılında en az <strong>174</strong> genç işçi, <strong>2022</strong> yılında en az <strong>252</strong> genç işçi, <strong>2023</strong> yılında en az <strong>260</strong> genç işçi ve 2024 yılında en az <strong>239</strong> genç işçi olmak üzere; 2013-2024 yılları döneminde “en az” 2 bin 664 genç işçi hayatını kaybetti.</p>
</div>
</div>
<div class="gallery-scroll-step" data-scrollama-index="1">
<figure>
<div class="figure-img-wrapper"><img decoding="async" class="gallery-photo" src="https://static.bianet.org/foto-galeri/2025/02/23/isig-meclisi-son-12-yilda-en-az-2-bin-664-genc-isci-hayatini-kaybetti-1-thumb.jpg" alt="" /></div><figcaption></figcaption></figure>
<div class="text-gallery">
<h3><strong>İşkollarına göre dağılım</strong></h3>
<p>Genç işçi ölümlerinin yüzde 34’ünü sanayi, yüzde 27’sini inşaat, yüzde 22’sini hizmetler ve yüzde 17’sini tarım oluşturuyor. Genç işçi ölümlerinin başta metal, maden, enerji olmak üzere sanayide yoğunlaşıyor.</p>
<p>2013-2024 yılları döneminde genç işçi iş cinayetlerinin işkollarına göre dağılımı şöyle:</p>
<p><strong>İnşaat, yol</strong> işkolunda <strong>695</strong> genç; <strong>tarım, orman</strong> işkolunda <strong>453</strong> genç (318 işçi ve 135 çiftçi); <strong>konaklama, eğlence</strong> işkolunda <strong>231</strong> genç; <strong>taşımacılık</strong> işkolunda <strong>178</strong> genç; <strong>metal</strong> işkolunda <strong>157</strong> genç; <strong>madencilik</strong> işkolunda <strong>150</strong> genç; <strong>ticaret</strong>, <strong>büro</strong>, <strong>eğitim</strong>, <strong>sinema</strong> işkolunda <strong>122</strong> genç; <strong>belediye</strong>, <strong>genel</strong> <strong>işler</strong> işkolunda <strong>93</strong> genç; <strong>enerji</strong> işkolunda <strong>87</strong> genç; <strong>gıda</strong>, <strong>şeker</strong> işkolunda <strong>72</strong> genç; <strong>tekstil</strong>, <strong>deri</strong> işkolunda <strong>59</strong> genç; <strong>sağlık</strong>, <strong>sosyal</strong> <strong>hizmetler</strong> işkolunda <strong>58</strong> genç; <strong>savunma</strong>, <strong>güvenlik</strong> işkolunda <strong>55</strong> genç; <strong>petro-kimya</strong>, <strong>lastik</strong> işkolunda <strong>51</strong> genç; <strong>gemi</strong>, <strong>tersane</strong>, <strong>deniz</strong>, <strong>liman</strong> işkolunda <strong>44</strong> genç; <strong>ağaç</strong>, <strong>kağıt</strong> işkolunda <strong>29</strong> genç; <strong>çimento</strong>, <strong>toprak</strong>, <strong>cam</strong> işkolunda <strong>29</strong> genç; <strong>basın</strong>, <strong>gazetecilik</strong> işkolunda <strong>15</strong> genç; <strong>iletişim</strong> işkolunda <strong>4</strong> genç; <strong>banka</strong>, <strong>finans</strong>, <strong>sigorta</strong> <strong>işkolunda</strong> <strong>1</strong> genç; <strong>çalıştığı işkolunu belirlenemeyen</strong> <strong>81</strong> genç işçi hayatını kaybetti.</p>
</div>
</div>
<div class="gallery-scroll-step" data-scrollama-index="2">
<figure>
<div class="figure-img-wrapper"><img decoding="async" class="gallery-photo" src="https://imgazete.tr/yalova-cinarcik/wp-content/uploads/2025/02/isig-meclisi-son-12-yilda-en-az-2-bin-664-genc-isci-hayatini-kaybetti-2-thumb.jpg" alt="" /></div><figcaption></figcaption></figure>
<div class="text-gallery">
<h3><strong>İş cinayetlerinin nedenlerine göre dağılım</strong></h3>
<p>Özellikle tarım ve taşımacılık nedenli trafik ve servis kazası, inşaat nedenli yüksekten düşme ve sanayi işkollarından dolayı ezilme öne çıkıyor.</p>
<p>Ancak elektrik çarpması gibi çok ucuza önlemler ile engellenebilecek ölümlerin oransal olarak bu kadar fazla olması keza benzer şekilde zehirlenme ve boğulmaların çokluğu, genç işçilerin çalışma koşullarına dair (aşırı-yoğun-fazla çalışma, önlem ve denetimsizlik) zemini ortaya koyuyor.</p>
<p>2013-2024 yılları döneminde genç işçi iş cinayetlerinin nedenlerine göre dağılımı şöyle:</p>
<p><strong>Trafik, servis kazası</strong> nedeniyle <strong>637</strong> genç; <strong>yüksekten düşme</strong> nedeniyle <strong>436</strong> genç; <strong>ezilme</strong>, <strong>göçük</strong> nedeniyle <strong>403</strong> genç; <strong>elektrik</strong> <strong>çarpması</strong> nedeniyle <strong>242</strong> genç; <strong>zehirlenme</strong>, <strong>boğulma</strong> nedeniyle <strong>209</strong> genç; <strong>şiddet</strong> nedeniyle <strong>167</strong> genç; <strong>patlama</strong>, <strong>yanma</strong> nedeniyle <strong>123</strong> genç; <strong>intihar</strong> nedeniyle <strong>194</strong> genç; <strong>kalp</strong> <strong>krizi</strong>, <strong>beyin</strong> <strong>kanaması</strong> nedeniyle <strong>74</strong> genç; <strong>nesne</strong> <strong>çarpması</strong>, <strong>düşmesi</strong> nedeniyle <strong>60</strong> genç; <strong>kesilme</strong>, <strong>kopma</strong> nedeniyle <strong>32</strong> genç; <strong>diğer</strong> <strong>nedenlerden</strong> dolayı <strong>177</strong> genç işçi hayatını kaybetti.</p>
</div>
</div>
<div class="gallery-scroll-step" data-scrollama-index="3">
<figure>
<div class="figure-img-wrapper"><img decoding="async" class="gallery-photo" src="https://static.bianet.org/foto-galeri/2025/02/23/isig-meclisi-son-12-yilda-en-az-2-bin-664-genc-isci-hayatini-kaybetti-3-thumb.jpg" alt="" /></div><figcaption></figcaption></figure>
<div class="text-gallery">
<h3><strong>Yaşlara ve cinsiyete göre dağılım</strong></h3>
<p>2013-2024 yılları döneminde genç işçi iş cinayetlerinin yaşlara göre dağılımı şöyle:</p>
<p><strong>18</strong> yaşında <strong>221</strong> genç, <strong>19</strong> yaşında <strong>299</strong> genç, <strong>20</strong> yaşında <strong>303</strong> genç, <strong>21</strong> yaşında <strong>247</strong> genç, <strong>22</strong> yaşında <strong>337</strong> genç, <strong>23</strong> yaşında <strong>373</strong> genç, <strong>24</strong> yaşında <strong>361</strong> genç ve <strong>25</strong> yaşında <strong>523</strong> genç işçi hayatını kaybetti.</p>
</div>
</div>
<div class="gallery-scroll-step" data-scrollama-index="4">
<figure>
<div class="figure-img-wrapper"><img decoding="async" class="gallery-photo" src="https://static.bianet.org/foto-galeri/2025/02/23/isig-meclisi-son-12-yilda-en-az-2-bin-664-genc-isci-hayatini-kaybetti-4-thumb.jpg" alt="" /></div><figcaption></figcaption></figure>
<div class="text-gallery">
<p>2013-2024 yılları döneminde genç işçi iş cinayetlerinde <strong>230</strong> genç <strong>kadın</strong> ve <strong>2 bin 434</strong> genç <strong>erkek</strong> işçi hayatını kaybetti.</p>
<p>Genç kadın işçiler yoğunlukla mevsimlik tarımda, gıda-kimya-tekstil gibi sanayi işkollarında, market-büro-lokanta gibi hizmetlerde, sağlık alanında ve genel işler işkollarında çalışıyordu.</p>
</div>
</div>
<div class="gallery-scroll-step" data-scrollama-index="5">
<figure>
<div class="figure-img-wrapper"><img decoding="async" class="gallery-photo" src="https://static.bianet.org/foto-galeri/2025/02/23/isig-meclisi-son-12-yilda-en-az-2-bin-664-genc-isci-hayatini-kaybetti-5-thumb.jpg" alt="" /></div><figcaption></figcaption></figure>
<div class="text-gallery">
<h3><strong>280 göçmen genç işçi hayatını kaybetti</strong></h3>
<p>Göçmen genç işçi ölümleri mevsimlik tarım, gıda-tekstil-metal gibi sanayi işkolları, inşaat, konaklama ve genel işler işkollarında yoğunlaşıyor.</p>
<p>2013-2024 yılları döneminde 280 göçmen genç işçi hayatını kaybetti. Bu işçilerin uyrukları şöyle:</p>
<p><strong>142</strong> genç <strong>Suriyeli</strong>, <strong>84</strong> genç <strong>Afganistanlı</strong>, <strong>11</strong> genç <strong>Türkmenistanlı</strong>, <strong>7 </strong>genç <strong>Özbekistanlı</strong>, <strong>7 </strong>genç <strong>İranlı</strong>, <strong>5</strong> genç <strong>Iraklı</strong>, <strong>3 </strong>genç <strong>Azerbaycanlı</strong>, <strong>3</strong> genç <strong>Ukraynalı</strong>, <strong>2 </strong>genç <strong>Gürcistanlı</strong>, <strong>2</strong> genç <strong>Kırgızistanlı</strong>, <strong>2</strong> genç <strong>Pakistanlı</strong>, <strong>2</strong> genç <strong>Rusyalı</strong>, <strong>1 </strong>genç <strong>Cezayirli</strong>, <strong>1</strong> genç <strong>Kolombiyalı</strong>, <strong>1</strong> genç <strong>Macaristanlı</strong>, <strong>1 </strong>genç <strong>Moldovyalı</strong>, <strong>1</strong> genç <strong>Nepalli</strong>, <strong>1</strong> genç <strong>Nijeryalı</strong>, <strong>1</strong> genç <strong>Sudanlı</strong>, <strong>1 </strong>genç <strong>Venezuelalı</strong>,<strong> 1</strong> genç <strong>Zimbabveli</strong>.</p>
</div>
</div>
<div class="gallery-scroll-step" data-scrollama-index="6">
<figure>
<div class="figure-img-wrapper"><img decoding="async" class="gallery-photo" src="https://static.bianet.org/foto-galeri/2025/02/23/isig-meclisi-son-12-yilda-en-az-2-bin-664-genc-isci-hayatini-kaybetti-6-thumb.jpg" alt="" /></div><figcaption></figcaption></figure>
<div class="text-gallery">
<h3><strong>Ölen genç işçilerin örgütlülük durumu</strong></h3>
<p>2013-2024 yılları döneminde iş cinayetlerinde ölen genç işçilerin 85’ü (yüzde 3,19) sendikalı işçi, 2579’u ise (yüzde 96,81) sendikasız işçilerden oluşuyor.</p>
<p>Sendikalı işçilerden <strong>63</strong> genç <strong>maden</strong>, <strong>10</strong> genç <strong>metal</strong>, <strong>3</strong> genç <strong>kimya</strong>, <strong>3</strong> genç <strong>güvenlik</strong>, <strong>1</strong> genç <strong>gıda</strong>, <strong>1</strong> genç <strong>tekstil</strong>, <strong>1</strong> genç <strong>eğitim</strong>, <strong>1</strong> genç <strong>enerji</strong>, <strong>1</strong> genç <strong>sağlık</strong> ve <strong>1</strong> genç <strong>belediye</strong> işkolunda çalışıyordu.</p>
<p>Rapora göre, genç işçi ölümlerindeki sendikalılık oranı, genel iş cinayetlerinde ölen sendikalıların oranının yarım katı seviyesinde.</p>
<p>İSİG Meclisi, bu durumun, sendikal örgütlenmenin yeni işçileri yeterince koruyamadığı yönündeki tartışmaları da beraberinde getirdiğini belirterek, “Tabii bir değerlendirme yaparken 27 genç işçinin Soma madeninde hayatını kaybettiğini de hatırlatalım” dedi.</p>
</div>
</div>
<div class="gallery-scroll-step" data-scrollama-index="7">
<figure>
<div class="figure-img-wrapper"><img decoding="async" class="gallery-photo" src="https://static.bianet.org/foto-galeri/2025/02/23/isig-meclisi-son-12-yilda-en-az-2-bin-664-genc-isci-hayatini-kaybetti-7-thumb.jpg" alt="" /></div><figcaption></figcaption></figure>
<div class="text-gallery">
<p>İSİG Meclisi, 2013-2024 yılları döneminde Türkiye’nin 81 şehrinin tamamında ve yurtdışında “az sayıda” (kısa vadeli çalışmak için gidilen veya Türkiye menşeili şirketlerde çalışan) genç işçi iş cinayeti tespit etti.</p>
<p><img decoding="async" src="https://static.bianet.org/2025/02/genc-infografik.png" alt="" /></p>
<p>Haber bianet.org da yayınlanmıştır.</p>
</div>
</div>
</div>
</div>
</div>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Sepsis / Şok ve Tedavisi</title>
		<link>https://imgazete.tr/yalova-cinarcik/saglik/sepsis-sok-ve-tedavisi/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Murat Kamböre]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 27 Jan 2025 15:02:58 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Sağlık]]></category>
		<category><![CDATA[Sepsis]]></category>
		<category><![CDATA[Şok ve Tedavisi]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://imgazete.com.tr/ekonomi-haberleri/?p=988838</guid>

					<description><![CDATA[Bursa Tabip Odası Sürekli Tıp Eğitimleri sürüyor. 5 Şubat 2025 Çarşamba günü saat 20.00’da Bursa Tabip Odası sosyal medya hesaplarından online olarak gerçekleştirilecek etkinliğe Dr. Tuğçe Asena Çetiner ve Prof. Dr. Ferda Kahveci konuşmacı olarak katılacaktır. Dr. Tuğçe Asena Çetiner Sepsis, Prof. Dr. Ferda Kahveci ise Şok ve Tedavisi başlıklı sunumlarını gerçekleştireceklerdir. Etkinlik, Türk Tabipleri [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<blockquote><p><strong>Bursa Tabip Odası Sürekli Tıp Eğitimleri sürüyor.</strong></p>
<p><strong>5 Şubat 2025 Çarşamba günü saat 20.00’da Bursa Tabip Odası sosyal medya hesaplarından online olarak gerçekleştirilecek etkinliğe Dr. Tuğçe Asena Çetiner ve Prof. Dr. Ferda Kahveci konuşmacı olarak katılacaktır.</strong></p></blockquote>
<p>Dr. Tuğçe Asena Çetiner Sepsis, Prof. Dr. Ferda Kahveci ise Şok ve Tedavisi başlıklı sunumlarını gerçekleştireceklerdir.</p>
<p>Etkinlik, Türk Tabipleri Birliği Sürekli Tıp Eğitimi Kredilendirme Kurulu tarafından kredilenmiştir.</p>
<p><img loading="lazy" decoding="async" class="alignnone size-full wp-image-16596 b-loaded" src="https://hekimcebakis.org/wp-content/uploads/2025/01/sepsis-sok-tedavisi2.jpg" sizes="auto, (max-width: 840px) 100vw, 840px" srcset="https://hekimcebakis.org/wp-content/uploads/2025/01/sepsis-sok-tedavisi2.jpg 840w, https://hekimcebakis.org/wp-content/uploads/2025/01/sepsis-sok-tedavisi2-210x300.jpg 210w, https://hekimcebakis.org/wp-content/uploads/2025/01/sepsis-sok-tedavisi2-717x1024.jpg 717w, https://hekimcebakis.org/wp-content/uploads/2025/01/sepsis-sok-tedavisi2-768x1097.jpg 768w" alt="sepsis-sok-tedavisi2" width="840" height="1200" /></p>
<p>&nbsp;</p>
<p>Alıntı: <a href="https://www.bto.org.tr/sepsis-sok-ve-tedavisi/" target="_blank" rel="noopener">bto.org.tr</a></p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Cerrahi güzelleşme tutkusu</title>
		<link>https://imgazete.tr/yalova-cinarcik/saglik/cerrahi-guzellesme-tutkusu/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Murat Kamböre]]></dc:creator>
		<pubDate>Sun, 19 Jan 2025 23:19:20 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Sağlık]]></category>
		<category><![CDATA[yapay olarak güzelleşme]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://imgazete.com.tr/ekonomi-haberleri/?p=988815</guid>

					<description><![CDATA[İnsanlar neden yapay olarak güzelleşmeye çalışıyor sorusu hep sorulmuş. Üstelik de yapılan cerrahi işlemler çok da masum değil. &#160; Özdemir Aktan Prof. Dr. Uluslararası Estetik ve Plastik Cerrahi Derneği 2019 yılında dünyada 11.3 milyon plastik cerrahi işlemi gerçekleştirilmiş olduğunu açıkladı. Bu 2015 yılına göre %20.6, 2018 yılına göre ise %7.1 artış anlamına geliyor. Kaldı ki [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<blockquote>
<p style="text-align: center;"><strong>İnsanlar neden yapay olarak güzelleşmeye çalışıyor sorusu hep sorulmuş.<br />
Üstelik de yapılan cerrahi işlemler çok da masum değil.</strong></p>
</blockquote>
<blockquote class="bs-quote bs-quote-2 bsq-t1 bsq-s2 bsq-left">
<div class="quote-content">
<p>&nbsp;</p>
</div>
<div class="quote-author"><img decoding="async" class="quote-author-avatar" src="https://hekimcebakis.org/wp-content/uploads/2020/11/ozdemir-aktan2-1.jpg" /><span class="quote-author-name">Özdemir Aktan </span><span class="quote-author-job">Prof. Dr.</span></div>
</blockquote>
<p>Uluslararası Estetik ve Plastik Cerrahi Derneği 2019 yılında dünyada 11.3 milyon plastik cerrahi işlemi gerçekleştirilmiş olduğunu açıkladı. Bu 2015 yılına göre %20.6, 2018 yılına göre ise %7.1 artış anlamına geliyor. Kaldı ki bu sayıya botoks uygulaması gibi cerrahi gerektirmeyen işlemler dâhil değil. Aynı kaynak o türden uygulamaların da 2019 yılında dünyada 13.6 milyon kez yapılmış olduğunu belirtiyor.</p>
<p>En çok plastik cerrahi işlem yapılan ülkelerin başında Brezilya geliyor. Yılda yaklaşık 1 buçuk milyon ameliyatın yapıldığı Brezilya’yı hemen arkasından ABD izliyor. Şimdi sıkı durun, zira yılda 350 bin cerrahi girişimle Türkiye de listede altıncı sırada yer alıyor. Meksika, Rusya ve Hindistan’ı geçememişiz ama Almanya ve İtalya’yı arkamıza almayı başarmışız.</p>
<p>En çok yapılan işlemler ise yağların alınması (liposuction), meme büyütme ve karın düzleştirme ameliyatları olmuş.</p>
<p>Plastik cerrahinin adı Yunanca şekillendirme anlamına gelen” plastikos”tan üretilmiş. Türkiye’de bu uzmanlık alanının adı Plastik, Rekonstrüktif ve Estetik Cerrahi olarak geçiyor. Bu alanda çalışanlar 1961 yılında Plastik Cerrahi Derneği’ni kurmuş ve daha sonra isim Plastik ve Rekonstrüktif Cerrahi Derneği olmuş. 1998 yılında ise isme bir de “estetik” eklenmiş.</p>
<p>Bu alanın uzmanları kendilerinin sadece güzelleştirme ameliyatları yapan kişiler olarak anılmasından şikâyetçi. Kozmetik cerrahi de bu uzmanlık alanının bir parçası ama doğuştan olan veya sonradan ortaya çıkan bozuklukları düzeltme konusunda çok başarılılar.</p>
<p>Plastik cerrahi uygulamaları eski Mısır’a kadar uzanıyor ama genelde bu alanın öncüsü MÖ 6. yüzyılda yaşamış olan Hintli hekim Sushruta Samhita olarak gösteriliyor. O dönemde değişik suçlara karışanların, toplum içine çıkamasınlar ve her an pişman olsunlar diye, burunları kesilirmiş. Samhita kesilen burunların yerine alından veya yanaktan deri kaydırıp yenisini yapmakla ünlenmiş. Böyle durumlarda etik tartışmalar hep olur: Samhita’yı insanları tekrar topluma kazandırıyor diyerek övelim mi, yoksa suçluları toplumdan gizliyor diyerek yerelim mi?</p>
<p>O günlerden başlayan plastik cerrahi işlemleri bugünlere sayıca artarak ve daha fazla ilgi çekerek gelmiş. Sadece cerrahi işlemler değil, bitkisel ürünler ve değişik maddeler de uygulamaya girmiş. Bunların en ünlüsü botoks.</p>
<p>Günümüzde kırışıklıkları yok etmek için kullanılan, botoks ismiyle ünlenen madde aslında bakteriden elde edilen bir toksin. Uygulandığında lokal kasları geçici olarak felç ediyor. 1970’li yılların başında önce şaşılık tedavisinde kullanılmaya başlanmış. Kozmetik endüstrisinin bu işi keşfetmesi için yaklaşık yirmi yılın geçmesi gerekmiş. Bugünlerde ise kırışıklıkları gidermek yanında migren ve değişik kasılmalardan tutun da anal bölge çatlaklarına kadar birçok alanda uygulanıyor. Depresyonda bile kullanılmış ama yüz kaslarını felç edip depresif yüz ifadesini yok etmekten başka bir işe yaramadığı anlaşılınca bırakılmış.</p>
<p>İnsanlar neden yapay olarak güzelleşmeye çalışıyor sorusu hep sorulmuş. Üstelik de yapılan cerrahi işlemler çok da masum değil, zaman zaman ölümler bile olabiliyor. Genel olarak verilen yanıt, kişinin kendisini beğenmesi ile öz güveninin artması ve bunun da psikolojik durumuna olumlu katkı sağladığı yönünde. Elbette karşı çıkanlar da var; bunlar da her kişinin ayrı bir birey olduğunu ve ayrı bir güzelliğinin olduğunu belirtiyor ve “güzelliğin tanımı kişiye ve topluma göre değişir, tek tip bir güzellik tanımlamak çok saçma” demekteler.</p>
<p>Kendini iyi hissetme makyaj ile de mümkün. Zor zamanlarda kullanımı daha da desteklenmiş. 1940 yılında, İkinci Dünya Savaşı’nın ortasında ABD’de ordunun talebi üzerine Elizabeth Arden’in yaptığı ruj hem kadın askerlerin hem de savaştan etkilenen tüm kadınların kendini daha iyi hissetmelerini sağlamış. Tüm kadın askerlere diğer teçhizatları yanında ruj, oje ve krem de sağlanmış.</p>
<p><img loading="lazy" decoding="async" class="alignnone size-full wp-image-8904 b-loaded" src="https://imgazete.tr/yalova-cinarcik/wp-content/uploads/2025/01/cerrahi-guzellesme2.jpg" sizes="auto, (max-width: 1000px) 100vw, 1000px" srcset="https://imgazete.tr/yalova-cinarcik/wp-content/uploads/2025/01/cerrahi-guzellesme2.jpg 1000w, https://imgazete.tr/yalova-cinarcik/wp-content/uploads/2025/01/cerrahi-guzellesme2-300x225.jpg 300w, https://imgazete.tr/yalova-cinarcik/wp-content/uploads/2025/01/cerrahi-guzellesme2-768x576.jpg 768w, https://imgazete.tr/yalova-cinarcik/wp-content/uploads/2025/01/cerrahi-guzellesme2-86x64.jpg 86w" alt="" width="1000" height="750" /></p>
<p>Dünyadaki gittikçe artan estetik kaygısını aynı şekilde zor günlere mi bağlayalım? Öyle ya, Covid-19 salgını gelen kısıtlamalar, evlere tıkılma, ekonomik kayıplar gibi nedenlerle bir anlamda savaş ortamı oluşturdu. Gerçi evlere tıkılma ameliyat olacaklar için bir fırsat da yaratmadı değil. Zaman uygunluğu yanında ameliyat sonrası şişliklerin ve morlukların geçmesi için gereken süreyi gözlerden uzak, kimseye açıklama yapmayı gerektirmeyecek şekilde evde geçirme şansı da doğdu. Virüs salgınında maske kullanmanın ameliyatlı yüzle etrafta dolaşmayı kolaylaştırmak gibi bir yararı olduğunu da söyleyebiliriz.</p>
<p>Türkiye’nin listede altıncı olması da ilginç. Ameliyat sayılarını arttıran faktörlerin arasında sağlık turizmi de yer alıyor. Avrupa ve Orta Doğu ülkeleri başta olmak üzere birçok ülkeden insanlar ameliyat olmaya geliyor. Avrupa ve ABD’de ücretler çok yüksek olduğundan Türkiye tercih ediliyor. Bu devam ettiğine göre de ameliyat olanlar bakımdan ve aldıkları sonuçtan memnun. Ameliyatlar dışında saç ekimi de aldı başını gidiyor. Orta Doğu coğrafyasında kellik neredeyse genetik bir özellik gibi olduğundan talep hiç düşmüyor.</p>
<p>TÜİK verilerine göre sağlık turizmi nedeni ile Türkiye’ye gelen turist sayısı 2018’de 551 bin, 2019’da 662 bin, 2020’de ise 388 bin olmuş. Gelenlerin en çok başvurduğu alan ise diş tedavileri olmuş.</p>
<p>Estetik cerrahiye talep hiç azalacakmış gibi durmuyor. Bunda medyanın etkisi de göz ardı edilemez, zira tek tip bir güzellik tarifleniyor; kemerli bir burun, düşük kalçalar, dik durmayan memeler, sarkık göbek güzellik tarifinde yer almıyor.</p>
<p>Öte yandan kişinin aynada kendi görüntüsünden hoşnut olmasının hazzı da var. Şık bir giysi bile insana güzel duygular hissettiriyorsa, düzeltilmiş bir burun daha da iyi gelebilir. Bu konu insanlar yaşadıkça tartışılacak gibi duruyor.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>Alıntı: https://t24.com.tr/yazarlar/ozdemir-aktan/cerrahi-guzellesme-tutkusu,32253</p>
<p>&nbsp;</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>“Sağlıkta Ticari Çeteleşme Bebek Ölümleri Ön Raporu” Yayımlandı</title>
		<link>https://imgazete.tr/yalova-cinarcik/saglik/saglikta-ticari-cetelesme-bebek-olumleri-on-raporu-yayimlandi/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Murat Kamböre]]></dc:creator>
		<pubDate>Sat, 18 Jan 2025 12:54:18 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Sağlık]]></category>
		<category><![CDATA[Sağlıkta Ticari Çeteleşme Bebek Ölümleri Ön Raporu]]></category>
		<category><![CDATA[Türkiye’de Yenidoğan ve Bebek Ölümlerine Genel Bir Bakış]]></category>
		<category><![CDATA[yenidoğan yoğun bakım]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://imgazete.com.tr/ekonomi-haberleri/?p=988812</guid>

					<description><![CDATA[Türk Tabipleri Birliği (TTB) Sağlıkta Ticari Çeteleşme Çalışma Grubu tarafından hazırlanan “Sağlıkta Ticari Çeteleşme Bebek Ölümleri Ön Raporu” yayımlandı. Raporun “Türkiye’de Yenidoğan ve Bebek Ölümlerine Genel Bir Bakış” bölümünde anne ve çocuk sağlığıyla ilgili resmi ölüm verileri incelendi. Toplumun önemli sağlık göstergelerinden olan bebek ölüm hızının 2023 yılında bin canlı doğumda 9,8 olduğu aktarılan raporda, [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p style="text-align: center;"><strong>Türk Tabipleri Birliği (TTB) Sağlıkta Ticari Çeteleşme Çalışma Grubu tarafından hazırlanan<br />
“Sağlıkta Ticari Çeteleşme Bebek Ölümleri Ön Raporu” yayımlandı.</strong></p>
<p>Raporun “<strong>Türkiye’de Yenidoğan ve Bebek Ölümlerine Genel Bir Bakış</strong>” bölümünde anne ve çocuk sağlığıyla ilgili resmi ölüm verileri incelendi. Toplumun önemli sağlık göstergelerinden olan bebek ölüm hızının 2023 yılında bin canlı doğumda 9,8 olduğu aktarılan raporda, bunun hem gelişmiş ülkelerin hem de Sağlık Bakanlığı stratejik hedeflerinin gerisinde olduğuna dikkat çekildi.</p>
<p>Yenidoğan ölümlerinin başlıca sebebinin erken doğum olduğu belirtilen raporda, Türkiye’de yüz canlı doğumda 11 olan erken doğum sıklığının Avrupa (7,1), Afrika (9,9) ve Asya (10,4) ülkeleri ortalamasının dahi üstünde olduğu ifade edildi. Raporda, “Sağlığın belirleyenleri ve özellikle koruyucu sağlık hizmetlerindeki yetersizliklerin katkıda bulunduğu erken doğumların önlenmesi hayati bir önem taşımaktadır” cümlesinin altı çizildi.</p>
<p>Verilerde dikkat çeken bir diğer veri ise yatak sayısı oldu. 2023 yılında 933 adet Sağlık Bakanlığı hastanesi, 68 adet üniversite hastanesi ve 565 adet özel hastane olmasına karşın özel hastanelerdeki yenidoğan yoğun bakım yatak sayısının Sağlık Bakanlığı ve üniversite hastanelerindeki toplam yatak sayısından fazla olduğu dile getirildi.</p>
<p>Raporda ayrıca İstanbul’da çok sayıda yenidoğanın ölümüyle sonuçlanan ticari çeteleşme skandalıyla ilgili TTB’nin ve İstanbul Tabip Odası’nın açıklamaları ile süregelen ceza davası hakkında son duruma da yer verildi.</p>
<p style="text-align: center;"><strong>Raporun sonuç bölümünde ise şu ifadeler yer aldı:</strong><br />
<strong>“Neoliberal yaklaşımın sağlıkta yansımasının en olumsuz sonuçlarından biri de yenidoğan yoğun bakım birimlerinde yaşanan son olaylardır. Hastanelerin yoğun bakım hizmetlerini kendileri değil de hizmet alımı yoluyla sürdürmeleri bunun en büyük nedenidir.<br />
Bu nedenle, özel sağlık siteminde giderek artmakta olan şirketleşme/taşeronlaşma sürecinin bir an önce kaldırılması yapılması gereken en öncelikli yaklaşım olmalıdır.”</strong></p>
<p>Alıntı: <a href="https://www.ttb.org.tr/735ykq1" target="_blank" rel="noopener">ttb.org.tr</a></p>
<p>Raporun tamamı için <a href="https://www.ttb.org.tr/userfiles/files/saglikta_ticari_cetelesme_on_rapor_14ocak2025_son.pdf" target="_blank" rel="noopener">tıklayın</a>.</p>
<p>&nbsp;</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>TTB Merkez Konseyi Başkanı Dr. Alpay Azap TBMM’de Konuştu: Yenidoğan Ölümleri Yıllara Yayılan Yanlış Politikaların Sonucudur, Sağlıkta Dönüşüm’de Israr Edilirse Yenilerinin Yaşanması Kaçınılmazdır</title>
		<link>https://imgazete.tr/yalova-cinarcik/saglik/ttb-merkez-konseyi-baskani-dr-alpay-azap-tbmmde-konustu-yenidogan-olumleri-yillara-yayilan-yanlis-politikalarin-sonucudur-saglikta-donusumde-israr-edilirse-yenilerinin-yasanmasi-k/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Murat Kamböre]]></dc:creator>
		<pubDate>Sat, 18 Jan 2025 11:55:49 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Sağlık]]></category>
		<category><![CDATA[çocuk]]></category>
		<category><![CDATA[Engelli]]></category>
		<category><![CDATA[Türk Tabipleri Birliği]]></category>
		<category><![CDATA[Yaşlılar]]></category>
		<category><![CDATA[Yenidoğan]]></category>
		<category><![CDATA[Yenidoğan Ölümleri]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://imgazete.com.tr/ekonomi-haberleri/?p=988808</guid>

					<description><![CDATA[TTB Merkez Konseyi Başkanı Dr. Alpay Azap TBMM’de Konuştu: Yenidoğan Ölümleri Yıllara Yayılan Yanlış Politikaların Sonucudur, Sağlıkta Dönüşüm’de Israr Edilirse Yenilerinin Yaşanması Kaçınılmazdır. Türk Tabipleri Birliği (TTB) Merkez Konseyi Başkanı Dr. Alpay Azap, Merkez Konseyi üyesi Dr. Nilüfer Ustael ve İstanbul Tabip Odası (İTO) Yönetim Kurulu Başkanı Dr. Osman Küçükosmanoğlu, Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM) [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<h1 class="single-post-title"><span class="post-title"><img loading="lazy" decoding="async" class="size-medium wp-image-988809 alignright" src="http://imgazete.com.tr/ekonomi-haberleri/wp-content/uploads/2025/01/merkez-konseyi-1-300x200.jpg" alt="" width="300" height="200" />TTB Merkez Konseyi Başkanı Dr. Alpay Azap TBMM’de Konuştu: Yenidoğan Ölümleri Yıllara Yayılan Yanlış Politikaların Sonucudur, Sağlıkta Dönüşüm’de Israr Edilirse Yenilerinin Yaşanması Kaçınılmazdır.<br />
</span></h1>
<p style="text-align: center;"><strong>Türk Tabipleri Birliği (TTB) Merkez Konseyi Başkanı Dr. Alpay Azap, Merkez Konseyi üyesi Dr. Nilüfer Ustael ve İstanbul Tabip Odası (İTO) Yönetim Kurulu Başkanı Dr. Osman Küçükosmanoğlu, Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM) Bazı Özel Sağlık Kuruluşlarında Yaşanan Bebek Ölümlerinin Tüm Yönleriyle Araştırılması, Özel Sağlık Kuruluşlarının Yenidoğan, Çocuk, Engelli ve Yaşlılarla İlgili Bakım Servislerindeki Uygulamalarının ve Mevzuatın İncelenerek Alınması Gereken Tedbirlerin Belirlenmesi Amacıyla Kurulan Meclis Araştırması Komisyonu’nun 14 Ocak 2025 günü düzenlediği toplantıya katıldı.<br />
</strong></p>
<p>Komisyon Başkanı AKP Adıyaman Milletvekili İshak Şan’ın açılış konuşmasının ardından söz alan Dr. Alpay Azap; sağlıkta ticari çeteleşme skandalı sonucunda hem yenidoğan ölümleri hem de halkın hekimlere olan güven duygusunun zedelenmesi nedeniyle büyük üzüntü duyduklarını söyleyerek söze başladı.</p>
<p>2219 sayılı Özel Hastaneler Kanunu’nda mesul müdürün yetkili mercilerin kararlarına uymama suçunun 2014 yılında para cezasına çevrilmesinden ve hastanelerin denetimlerinde tespit edilen eksikliklere ilişkin cezai müeyyidelerin yetersizliğinden söz eden Azap, “Yaptırımların yargı yolu açık olunca hastanelerin yargıya başvurduğunu, örneğin bir hastanenin tam 189 dava açtığını, bu yargı sürecinde ise eksikliklerin bir türlü giderilemediğini görüyoruz. Burada denetimde tespit edilen eksikliklerin giderilmesiyle ilgili ciddi bir eksiklik olduğunu görüyoruz” dedi. Özel hastanelerin çalışmasını düzenleyen Özel Hastaneler Yönetmeliği’nin ise yayımlandığı Mart 2002’den bu yana 45 defa değiştiğine dikkat çeken Azap, yenidoğan ölümleriyle sonuçlanan skandala zemin hazırlayan bu değişikliklerin kronolojisini bir rapor halinde komisyon üyeleriyle paylaştı.</p>
<p>Sosyal Güvenlik Kurumu’nun 2008’den itibaren özel hastanelerden hizmet almaya başlaması ile özel hastanelerdeki yenidoğan yoğun bakım yatak sayısının hızla arttığını söyleyen Azap, bugün özel hastanelerdeki yenidoğan yoğun bakım yatak sayısının Sağlık Bakanlığı ve üniversite hastanelerinin toplamını geride bıraktığını kaydetti. Sayının hızlı artışı üzerine 2017’de “Yoğun bakım yatak ve kuvöz sayıları toplamı, toplam hasta yatak sayısının %30’unu geçemez” sınırlaması getirildiğini de anımsatan Azap, ne var ki bu düzenlemenin öncesinde ruhsat almış olan veya ön izin ruhsatlandırma işlemi devam eden özel hastanelerde %30 sınırına uyum için verilen son sürenin sürekli ötelendiğinin altını çizdi.</p>
<p>Yenidoğan ölümlerinde taşeron uygulamasının da bir sebep olduğunu vurgulayan Azap şöyle konuştu:</p>
<p>“Özel sağlık kuruluşlarının birçoğu, hekimlerden şirket kurarak kendine hizmet faturası kesmesini ve ücretleri bu fatura karşılığında ödemeyi istiyorlar. Pek çok meslektaşımız bordro karşılığında ücretli çalışması gerekirken şirket kurmak zorunda kalıyor ve asıl işverene hizmet satarmış gibi kendini konumlandırıyor. Meslektaşlarımız iş ilişkisinin taşeronlaşmasıyla işçilik haklarından yoksun kalırken, işveren ise bazı yükümlülüklerinden kurtuluyor. Oysa İş Kanunu’nda işletmenin ve işin gereği ile teknolojik nedenlerle uzmanlık gerektiren işler dışında asıl işin bölünerek alt işverenlere verilemeyeceği söyleniyor. Dolayısıyla muvazaalı bir durum ortaya çıkıyor. Bunun düzeltilmesi için de adım atılması gerektiğini düşünüyoruz.”</p>
<p>Dr. Osman Küçükosmanoğlu da davada adı geçen 18 hekim hakkında İstanbul Tabip Odası’nın başlattığı disiplin soruşturması ile ilgili söz aldı. Disiplin soruşturmasının mevzuatına ilişkin bir bilgilendirme yapan Küçükosmanoğlu; İstanbul’da özel hastane sayısının kamu ve üniversite hastane sayısının çok üzerinde olduğunu, bunun da beraberinde eğitimsiz, niteliksiz personellerin düşük ücretlerle ve güvencesiz olarak istihdam edilmesi sorununu yarattığını belirtti. Küçükosmanoğlu, İstanbul’da özel hastanelerdeki taşeron uygulamasının nasıl yapıldığına ilişkin somut örnekler paylaştı.</p>
<p>Saat 15.00’da başlayan komisyon görüşmeleri, Türk Neonatoloji Derneği ile Özel Hastaneler ve Sağlık Kuruluşları Derneği’nin de görüş vermesinin ardından 23.00 sularında sona erdi.</p>
<p>Komisyon, bu hafta içinde İstanbul’a giderek önce mağdur aileler ile bir araya gelecek; daha sonra il sağlık müdürlüğü, SGK il müdürlüğü, 112 çağrı merkezi ve komuta kontrol merkezinde incelemelerde bulunacak.</p>
<p>&nbsp;</p>
<div class="fluid-width-video-wrapper"><a href="https://imgazete.tr/yalova-cinarcik/saglik/ttb-merkez-konseyi-baskani-dr-alpay-azap-tbmmde-konustu-yenidogan-olumleri-yillara-yayilan-yanlis-politikalarin-sonucudur-saglikta-donusumde-israr-edilirse-yenilerinin-yasanmasi-k/"><img decoding="async" src="//i.ytimg.com/vi/nFdP6ipAQa4/hqdefault.jpg" alt="YouTube Video"></a><br /><br /></div>
<div>Alıntı: <a href="https://www.ttb.org.tr/395ykq6" target="_blank" rel="noopener">ttb.org.tr</a></div>
<p>&nbsp;</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>CİNAYET SAATİ</title>
		<link>https://imgazete.tr/yalova-cinarcik/sosyoloji-sosyal-psikoloji/cinayet-saati/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Murat Kamböre]]></dc:creator>
		<pubDate>Sat, 11 Jan 2025 15:48:15 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Sağlık]]></category>
		<category><![CDATA[Sosyoloji/Sosyal psikoloji]]></category>
		<category><![CDATA[Aile Hekimliği Ödeme ve Sözleşme Yönetmeliği]]></category>
		<category><![CDATA[Cinayet Saati]]></category>
		<category><![CDATA[EĞİTİM VERME YETKİLERİ İPTAL]]></category>
		<category><![CDATA[SAĞLIK ÇALIŞANLARI VE GÖNÜL HOCA]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://imgazete.com.tr/ekonomi-haberleri/?p=988794</guid>

					<description><![CDATA[Aile Hekimliği Ödeme ve Sözleşme Yönetmeliğine karşı Aile Hekimlerinin tepkileri süreğenleşirken, binlerce hekim iş bırakma noktasına gelmişler. Karar&#8221;dan Hava Asal&#8221;ın haberine göre; 1 Temmuz itibarıyla yürürlüğe giren ‘Aile Hekimliği Yönetmeliği’ toplu istifalara neden olabilir. Yönetmeliğe ilişkin konuşan Aile Hekimleri Dernekleri Federasyonu (AHEF) Başkanı Dr. Özlem Sezen,  AHEF üyesi 3 bin 391 aile hekiminin istifa dilekçesini [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<h2 class="lead text-lg-start text-dark my-2 description">Aile Hekimliği Ödeme ve Sözleşme Yönetmeliğine karşı Aile Hekimlerinin tepkileri süreğenleşirken, binlerce hekim iş bırakma noktasına gelmişler.</h2>
<p>Karar&#8221;dan Hava Asal&#8221;ın haberine göre; 1 Temmuz itibarıyla yürürlüğe giren ‘Aile Hekimliği Yönetmeliği’ toplu istifalara neden olabilir. Yönetmeliğe ilişkin konuşan Aile Hekimleri Dernekleri Federasyonu (AHEF) Başkanı Dr. Özlem Sezen,  AHEF üyesi 3 bin 391 aile hekiminin istifa dilekçesini her an vermeye hazır olduğunu belirtmişti uzun zaman önce.</p>
<p style="text-align: center;">Konu başlığında<strong> Cinayet Saati</strong> şiiri seçkisindeki yazı bir çok detaya en iyi değinen yazılardan biri;</p>
<p style="text-align: center;">Attila İlhan’ın şiiri,<br />
Bir vapurun parçalanmasını anlatıyor:</p>
<p style="text-align: center;"><strong>“Haliç’te bir vapuru vurdular dört kişi</strong></p>
<p style="text-align: center;"><strong>demirlemişti eli kolu bağlıydı ağlıyordu</strong></p>
<p style="text-align: center;"><strong>dört bıçak çekip vurdular dört kişi</strong></p>
<p style="text-align: center;"><strong>yemyeşil bir ay gökte dağılıyordu”</strong></p>
<p>Kamu özel işbirliği ile yapılan şehir hastaneleri için yok edilen devlet hastaneleri aklıma bu şiiri getiriyor. Hatırlayacaksınız, Ankara’da kapatılan onca hastaneden sonra Etlik Zübeyde Hanım Doğumevi ve Sami Ulus Çocuk Hastanesi’nin de, aksi yönde verilen sözlere rağmen, kapatılacağı bilgisi gelmişti. Hastanemi Açın Platformu’nun çağrısıyla 6 Kasım 2024’de hastane bahçesinde toplanmış ve “bebeklerimiz ölüyor, hastanelerimizi kapatmayın” demiştik. Yenidoğan skandalı özelleştirmenin zararlarını, kamu sağlık hizmetlerinin güçlendirilmesi gerektiğini ortaya koymuştu. Bu hastaneler bırakın kapatılmayı, geliştirilmeli, yatırım yapılmalıydı. Hocalara, asistanlara yardım edilmeli, çalışma koşulları iyileştirilmeli, gelirleri artırılmalıydı.</p>
<p>Dinlemediler, kapatıyorlar hastaneleri. Kaynaklar şehir hastanelerine, hasta ve ödeme garantilerine gidecek. Söylenene göre bugün Zübeyde Hanım ve Sami Ulus’un son günü.</p>
<p>Bir vapurun çektiği acıdan çok daha büyüğü. Ah, şair olsam da Attila İlhan gibi anlatabilsem… Bu hastanelerde doğan bebekler, doğum yapan anneler, Türkiye’nin dört bir yanından gelip yaşama tutunan çocuklar, kadınlar. Buralarda yetişen, ülkenin dört bir yanında sağlık hizmeti ve eğitim veren uzman hekimler, hocalar. Sevincin ve acının gözyaşına tanıklık eden hastane koridorları…</p>
<p>“demirlemişti eli kolu bağlıydı ağlıyordu</p>
<p>on üç damla gözyaşını saydım”</p>
<p><strong>EĞİTİM VERME YETKİLERİ İPTAL</strong><br />
Ülkenin sağlığını yönetenler, yılların eğitim hastanelerinin yok edilmeleri, sökülmeleri için eğitim verme yetkilerinin kaldırılmasını yöntem olarak seçtiler. 26 Aralık 2024’de Tıpta Uzmanlık Kurulu (TUK) Zübeyde Hanım Hastanesi’nin jinekolojik onkoloji cerrahisi, kadın hastalıkları ve doğum, neonatoloji ve perinatoloji alanlarında, Sami Ulus Hastanesi’nin de çocuk sağlığı ve hastalıkları, çocuk cerrahisi, çocuk endokrinolojisi, çocuk immünolojisi ve alerji hastalıkları, çocuk nörolojisi, neonatoloji alalarında uzmanlık verme yetkisini kaldırdı. TUK sayfasında bu programların karşısı kırmızı ve üzerinde sıfır yazıyor. Sıfırın anlamı şu: “Bir inceleme değerlendirme işlemine dayanarak veya eğitim kurumunun uzmanlık eğitiminden geri çekilme talebi üzerine eğitim verme yetkisi kaldırılmıştır.” Yerinde inceleme değerlendirme yapılmadığını biliyoruz. Kurum uzmanlık eğitiminden çekilmeyi talep etmiş, çok güzel.</p>
<p>Örnek olarak kadın hastalıkları ve doğum uzmanlığına bakalım. TUK bu kararı alırken Zübeyde Hanım hastanesinde bu branşta 6 profesör, 9 doçent, 2 başasistan ve 1 doktor öğretim üyesi eğitici vardı. Bu kliniğin eğitim verme yetkisi kaldırılırken Ankara’daki bir başka hastanenin kadın doğum kliniği 28 asistana sadece bir doçent ile, bir başkası 14 asistana bir doçentle eğitim veriyor.</p>
<p>Dahası var. Eğitim verme yetkisi alınan bu hastanelere dört gün sonra altı profesör ve dört doçent için akademik ilan verdiler. Sağlık Bakanlığı kapattığı hastaneleri, istediği atamaları yapmak için, kâğıt üzerinde açık tutuyor. Neresinden tutalım, ne diyelim?</p>
<p><strong>SAĞLIK ÇALIŞANLARI VE GÖNÜL HOCA</strong><br />
Zübeyde Hanım ve Sami Ulus’ta taşeron şirketlerden geçen yaklaşık 500 işçinin ataması için 27 Aralık Cuma günü kura çekildi. Bu satırlar yazılırken nereye atandıklarını bilmiyorlardı. Yemekhane çalışanları ise kadroları olmadığı için işsizlik tehlikesi ile karşı karşıya.</p>
<p>Sami Ulus Çocuk Hastanesi’nin kapanması söz konusu olunca Dr. Gönül Tanır dostumuzu anmazsam olmaz. Gönül Hoca Sami Ulus’un çocuk enfeksiyon kliniğine çok emek verdi, kurduğu saygın kliniğe ülkenin dört bir yanından hastalar gelip şifa buldu. Sami Ulus Etlik Şehir Hastanesi’ne taşınırken sorunları şöyle dile getirdi:</p>
<p>“40 yıllık hekim ve devlet memuruyken, şirkete (şehir hastanesi işletmecisi) kiraya verilmek ağır geliyor. Burada her şeyimiz var. MR, tomografi, nükleer tıp, radyoloji, mikrobiyoloji laboratuvarımız tam. Muazzam bir ekip işiyle, aynı gün laboratuvar sonuçlarımızı alabiliyoruz. Çünkü hastalarımız çocuk, beklemez. Burası fakirin hastanesi, kolay ulaşabiliyorlar. Yeni yerimizde bize ulaşamayacaklar. Verem, menenjit gibi hastalıklarda gecikmenin bedeli ya hayatla ya da sekelle ödeniyor. Çocuk hastaların bana ulaşamaması, geç gelmesi yine beni üzecek.”</p>
<p>Bu açıklamaları üzerine soruşturma açıp, ceza verdiler. Etlik Şehir Hastanesi’ne götürmediler, o sayısız akademik kadrodan birini ona vermediler, hastalarından, asistanlarından koparıp Sami Ulus’ta pasif durumda bıraktılar. Emekliliğe yönlendirdiler, mesleğinden kopardılar. Tüm bu yaşadıkları erkenden aramızdan ayrılmasında etkili oldu. Sonrasında Sami Ulus yıkıldı, yeniden yapılacağı söyleniyor, bir yılı geçti, ortada temel bile yok. Yapılır mı, ne zaman yapılır bilmem. Bildiğim, bundan sonra yapılsa da Sami Ulus Hastanesi ruhuyla ve anlayışıyla olmayacak, Gönül hocalar da geri gelmeyecek.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>Alıntı: <a href="https://www.birgun.net/makale/cinayet-saati-588187" target="_blank" rel="noopener">birgun.net</a></p>
<p>&nbsp;</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Açlık ve Yoksulluk Halk Sağlığı Sorunudur! Temel Ücretlerin Açlık Sınırı ile Eşitlenmesi Sağlıklı Yaşama Hakkının Yok Sayılmasıdır!</title>
		<link>https://imgazete.tr/yalova-cinarcik/sosyoloji-sosyal-psikoloji/aclik-ve-yoksulluk-halk-sagligi-sorunudur-temel-ucretlerin-aclik-siniri-ile-esitlenmesi-saglikli-yasama-hakkinin-yok-sayilmasidir/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Murat Kamböre]]></dc:creator>
		<pubDate>Sat, 11 Jan 2025 09:55:03 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Sağlık]]></category>
		<category><![CDATA[Sosyoloji/Sosyal psikoloji]]></category>
		<category><![CDATA[Açlık ve Yoksulluk]]></category>
		<category><![CDATA[Halk Sağlığı Sorunu]]></category>
		<category><![CDATA[tüketici fiyat endeksi]]></category>
		<category><![CDATA[Türkiye İstatistik Kurumu]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://imgazete.com.tr/ekonomi-haberleri/?p=988782</guid>

					<description><![CDATA[Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK), 3 Ocak 2025 günü yayımladığı “Tüketici Fiyat Endeksi, Aralık 2024” bülteniyle aralık aylık enflasyonunu %1,03 olarak açıklamıştır. Böylece altı aylık enflasyon %15,75 ve yıllık enflasyon %44,38 olarak ilan edilmiştir. TÜİK verilerine göre; yıllık gıda enflasyonu %43,58 olurken, alt başlıklara bakıldığında taze balıkta %79,69, taze sebzelerde (patates hariç) %73,62, kuzu etinde %62,64, [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p style="text-align: center;"><strong>Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK),<br />
3 Ocak 2025 günü yayımladığı “Tüketici Fiyat Endeksi, Aralık 2024” bülteniyle<br />
aralık aylık enflasyonunu %1,03 olarak açıklamıştır.<br />
Böylece altı aylık enflasyon %15,75 ve yıllık enflasyon %44,38 olarak ilan edilmiştir.</strong></p>
<p>TÜİK verilerine göre; yıllık gıda enflasyonu %43,58 olurken, alt başlıklara bakıldığında taze balıkta %79,69, taze sebzelerde (patates hariç) %73,62, kuzu etinde %62,64, taze meyvelerde %61,94 oranlarında artışlar yaşandığı görülmektedir.</p>
<p>Türkiye Devrimci İşçi Sendikaları Konfederasyonu Araştırma Merkezi’nin (DİSK-AR) TÜİK verilerine dayanarak yaptığı hesaplamaya göre; gıda enflasyonu emeklilerde %60, düşük gelirli üçüncü %20’lik grupta %48,7, düşük gelirli ikinci %20’lik grupta %60,9, en düşük gelirli %20’lik grupta %77,4’tür.</p>
<p>Öte yandan TÜİK verileri doğrultusunda belirlenen SGK ve Bağ-Kur emeklilerine uygulanacak ücret artış oranı %15,75 olurken; kamu emekçileri ve emeklileri için ücret artış oranı ise %11,54 ile altı aylık enflasyonun da altında kalmıştır.</p>
<p>TÜİK’in -gerçeklikten çok uzak olduğu herkesin malumu olan- verilerinden dahi çıkan sonuç çok nettir:</p>
<p>Milyonlarca işçinin, kamu emekçisinin ve emeklinin ekonomik hakları gasp edilmektedir.</p>
<p>Ücret zamlarının, gıda enflasyonunun kat be kat altında tutulması, temel ücretlerin açlık sınırı ile adım adım eşitlendiğinin göstergesidir.</p>
<p>Temel ücretlerin açlık sınırı ile eşitlenmesi ise sağlıklı, yeterli ve dengeli beslenme hakkının, dolayısıyla sağlıklı yaşama hakkının yok sayılmasıdır.</p>
<p>Türk Tabipleri Birliği olarak;</p>
<p>Sağlığın “bedensel, ruhsal ve sosyal yönden tam bir iyilik hali” olduğunu; dolayısıyla açlığın, yoksulluğun, eşitsizliğin bir halk sağlığı sorunu olduğunu ısrarla yineliyoruz.</p>
<p>Toplumun tüm kesimlerini aşağıdaki talepler için harekete geçmeye ve mücadele etmeye çağırıyoruz:</p>
<ul>
<li>Ekonomik krizin faturasını emekçilere çıkarıp sermayeye kaynak aktaran, böylece eşitsizliği ve yoksulluğu derinleştiren, toplumun sağlıklı yaşama hakkını gasp eden politikalara son verilmelidir.</li>
<li>Tüm emekçilere insanca yaşamaya yeten, emekliliğe yansıyan, tek kalemden oluşan ücret ve güvenceli yaşama koşulları sağlanmalıdır.</li>
<li>Gelirde ve vergide adaletsizliğe son verilmeli, derin yoksulluğu giderecek sosyal politikalar yaşama geçirilmeli, sosyal yardımlar siyasi çıkar aracına dönüştürülmemelidir.</li>
<li>Çocukların beslenme ve psikososyal açıdan tam bir iyilik halinde eğitim alabilmeleri için ücretsiz bir öğün okul yemeği programı sosyoekonomik olarak dezavantajlı okullardan başlanarak hayata geçirilmelidir.</li>
<li>Enflasyon verileri başta olmak üzere tüm resmi istatistikler bilimsel yöntemlerle belirlenmeli ve şeffaflıkla kamuoyuyla paylaşılmalıdır. TÜİK, yargı kararına uyarak, gıda enflasyonunun hesaplanmasına kaynak olan madde fiyat listesini açıklamalıdır.<br />
<strong>Türk Tabipleri Birliği Merkez Konseyi.</strong></li>
</ul>
<p>Alıntı: <a href="https://www.ttb.org.tr/405ykpl" target="_blank" rel="noopener">ttb.org.tr</a></p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Berberler ve Cerrahlar</title>
		<link>https://imgazete.tr/yalova-cinarcik/saglik/berberler-ve-cerrahlar/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Murat Kamböre]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 10 Jan 2025 16:52:36 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Sağlık]]></category>
		<category><![CDATA[Berber cerrah]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://imgazete.com.tr/ekonomi-haberleri/?p=988778</guid>

					<description><![CDATA[Vücudun dışı berber cerrahlara, içi ise daha eğitimli ve saygın olan hekimlere aitti. Saç kesmek, yani berberlik de cerrahların işiydi; Berberler ve cerrahlar Özdemir Aktan Prof. Dr. Berberler ve cerrahlar uzunca bir süre birlikte anılmış. Nedenini tam olarak anlayabilmiş değilim. Anestezi öncesinde cerrahlık değerli bir uğraşı olarak görülmüyordu. Daha çok savaş alanlarında görev yapan bu [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p style="text-align: center;"><strong>Vücudun dışı berber cerrahlara, içi ise daha eğitimli ve saygın olan hekimlere aitti. </strong><br />
<strong>Saç kesmek, yani berberlik de cerrahların işiydi;</strong></p>
<blockquote class="bs-quote bs-quote-2 bsq-t1 bsq-s2 bsq-left">
<div class="quote-content">
<p><strong>Berberler ve cerrahlar</strong></p>
</div>
<div class="quote-author"><img decoding="async" class="quote-author-avatar" src="https://hekimcebakis.org/wp-content/uploads/2020/11/ozdemir-aktan2-1.jpg" /><strong><span class="quote-author-name">Özdemir Aktan </span><span class="quote-author-job">Prof. Dr.</span></strong></div>
</blockquote>
<p>Berberler ve cerrahlar uzunca bir süre birlikte anılmış. Nedenini tam olarak anlayabilmiş değilim.</p>
<p>Anestezi öncesinde cerrahlık değerli bir uğraşı olarak görülmüyordu. Daha çok savaş alanlarında görev yapan bu kişiler kol bacak kesmek, kırıkları düzeltmek, yara bakımı gibi ağrılı işlerle ilgilendiklerinden uzak durulması gerekenler listesinin başlarında geliyordu. Hastaların birçoğunun öldüğü gerçeği bir yana, yaşayanlar da en az bir organını kaybetmiş olarak uzun ve zorlu bir iyileşme dönemi geçirmiş oluyorlardı. Üstelik Katolik kilisesi de insan vücudunu tanrının bir hediyesi olarak tanımladığından bedene yapılan girişimleri hoş karşılamıyordu.</p>
<p>Savaş alanı dışında ise yaralanmalara müdahale etmek, diş çekmek, apse boşaltmak gibi işler berber cerrahların işiydi. Kısacası, vücudun dışı berber cerrahlara, içi ise daha eğitimli ve saygın olan hekimlere aitti. Saç kesmek, yani berberlik de cerrahların işiydi. Bu tür cerrahi işlemleri yapanların el becerileri diğerlerine göre daha iyi olduğundan boş zamanlarında saç kesmek de işin bir parçası olmuş gibi.</p>
<p>El becerisi yanı sıra kesip biçmede usta olan kasaplar da bu gruba dahilmiş elbette. Neden “kasap cerrah” değil de “berber cerrah” tanımı yaygın olarak kullanılmış belli değil. “Berber cerrah” kulağa daha az ürkütücü geldiği için mi tercih edilmiş acaba? Bugün bile “kasap cerrah” terimi beceriksiz cerrahlar için kullanılan sevimsiz bir tanımlama olmaya devam ediyor.</p>
<p>Yukarıdaki resimlerde 15. ve 16. yüzyıldaki hekim ve cerrah görünüyor. Hekim daha halim selim, cerrah ise daha havalı ama yanında bulunan işkence aletlerine benzeyen kesici ve delicilerle korkutucu biçimde resmedilmiş.</p>
<p>Berberlerle cerrahların ayrılması ilk kez resmi olarak İngiltere’de gerçekleşmiş. 1875 yılına kadar birlik Berber Cerrahlar Birliği ismini kullanırken bu tarihten sonra cerrahlar kendi işlerine, berberler de bugünkü tanımdaki işlerine bakmaya başlamışlar.</p>
<p>Değişim elbette çok kolay ve hızlı olmamış. 16. yüzyılın sonlarına doğru Bologna Üniversitesi’nde cerrah eğitiminin başladığı kayıtlarda yer alıyor. Geçen zaman içinde kraliyet ailelerinin de cerrahlara başvurması ve tedavilerini onlara yaptırması hem saygınlığı ve güveni arttırmış, hem de resmiyet kazanmalarına yol açmış. Cerrahlığın meslek olarak kabulü 19. yüzyılı bulmuş.</p>
<p><img loading="lazy" decoding="async" class="alignleft wp-image-8608 b-loaded" src="https://hekimcebakis.org/wp-content/uploads/2021/07/berber-resim-1.jpg" sizes="auto, (max-width: 358px) 100vw, 358px" srcset="https://hekimcebakis.org/wp-content/uploads/2021/07/berber-resim-1.jpg 705w, https://hekimcebakis.org/wp-content/uploads/2021/07/berber-resim-1-225x300.jpg 225w" alt="berber-resim" width="358" height="478" /></p>
<p>18. yüzyıla gelindiğinde ise cerrahlar yukarıdaki gibi resmedilmiş. Aletler yine korkutucu ama cerrah saygın bir asilzade görünümünde. O dönemde hala anestezi yok, işlemler afyon ve alkol yardımı ile yapılıyor. Cerrahi işlemlerde ağrı sorun olmaya devam ettiği için en iyi cerrahlar işlemi en hızlı gerçekleştirenler olarak kayıtlara geçmiş.</p>
<p>Mesanedeki bir taşı makatın kenarından yapılan küçük bir kesikten çıkarabilmek için cerrahın hastanın dayanabileceği bir iki dakikadan fazla zamanı yoktu. Üstelik de bu işi göz kararı yapması gerekiyordu. Elbette ki bu işleme hastalar taşa bağlı enfeksiyon, kanama ve ağrıdan bezip, ne olacaksa olsun noktasına geldiklerinde razı oluyorlardı. Bu işlemlerde başarısızlık yanı sıra kanama ve enfeksiyondan hasta ölümleri çok fazlaydı. Bütün bu olumsuzluklar 20. yüzyılın başında anestezinin kullanıma girmesi ile azalmaya başladı.</p>
<p>Yüzyıllar boyunca cerrahlar ve diğer hekimler giysileriyle tanımlandı. Beyaz önlük tüm hekimlerin üniforması olurken cerrahların ameliyathane giysileri aynı şekilde belleklere yerleşti.</p>
<p>Son zamanlarda cerrahların ameliyathanedeki giysileri ile birlikte maske ve kepleri ile ilgili tartışmalar da arttı.<br />
Bu tartışmaları alevlendiren yaşadığımız salgın nedeni ile artan koruyucu önlemlere duyulan gereksinim oldu.</p>
<p>Sakal maskenin yüze tam yerleşmesini engeller mi? Sadece Müslümanlar değil, Sihler ve Ortodoks Yahudiler için de sakal neredeyse bir zorunluluk. Aynı şekilde bu gruplarda özellikle kadınların bir şekilde saçlarını örtmesi de söz konusu olduğundan ameliyathanede nasıl bir korunma sağlanacağı da tartışılıyor. Ameliyathanede cerrahi ekipte sakallı bir elemanın olmasının şimdiye dek cerrahi enfeksiyonlara olumsuz yönde etkisi olduğu hiç gösterilmedi.</p>
<p>Yıllar içinde hekimlerin ve cerrahların giysileri değişiyor. Geçmiş yüzyıllara bakıldığında hekim giysilerinin bizlere şaşırtıcı geldiğini düşünürsek, bir sonraki yüzyıldaki sağlık çalışanları da bizim bugün kullandığımız giysilere mutlaka şaşıracaktır.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>Alıntı: https://t24.com.tr/yazarlar/ozdemir-aktan/berberler-ve-cerrahlar,31730</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>ANALARIN İLAÇLARI &#8216;Pervin Göksel ile Kadının Coğrafı Sentezi&#8217;</title>
		<link>https://imgazete.tr/yalova-cinarcik/kultur/analarin-ilaclari-pervin-goksel-ile-kadinin-cografi-sentezi/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Murat Kamböre]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 05 Sep 2024 12:44:39 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[KÜLTÜR]]></category>
		<category><![CDATA[Sağlık]]></category>
		<category><![CDATA['Pervin Göksel ile Kadının Coğrafı Sentezi']]></category>
		<category><![CDATA[ANALARIN İLAÇLARI]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://imgazete.com.tr/ekonomi-haberleri/?p=988264</guid>

					<description><![CDATA[Hastalanmamak elimizde değil. Bizi saran ortam ister istemez vücudumuzu etkiliyor. Soğuklar, mikroplar, doğru beslenememe, hareketsizlik sağlığımızın bozulmasına neden olabiliyor. Yapay ilaçların olmadığı dönemlerde atalarımız, tedavi yollarını doğada aramış. Çeşitli bitkiler, çiçekler, meyveler sebzeler şifa olmuştur. Kocakarı sıfatıyla küçümsenen bu tedavi yolları günümüzde bilim adamları tarafından tekrar ele alınmıştır. , Alternatif tıp diye adlandırılan bu alan [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><img loading="lazy" decoding="async" class="size-full wp-image-988266 alignleft" src="http://imgazete.com.tr/ekonomi-haberleri/wp-content/uploads/2024/09/sifaci.jpg" alt="" width="236" height="298" />Hastalanmamak elimizde değil. Bizi saran ortam ister istemez vücudumuzu etkiliyor. Soğuklar, mikroplar, doğru beslenememe, hareketsizlik sağlığımızın bozulmasına neden olabiliyor.<br />
Yapay ilaçların olmadığı dönemlerde atalarımız, tedavi yollarını doğada aramış. Çeşitli bitkiler, çiçekler, meyveler sebzeler şifa olmuştur.<br />
Kocakarı sıfatıyla küçümsenen bu tedavi yolları günümüzde bilim adamları tarafından tekrar ele alınmıştır. ,<br />
Alternatif tıp diye adlandırılan bu alan günümüzde en umutsuz hastaları iyileştirebiliyor.<br />
Çanakkale Yenice’ye bağlı Hıdırlar köyünde çocukluğumuzda doktorumuz doğaydı. Her tarafı ormanlarla çevrili Kazdağlarında gelen oksijen ve sularla beslenen toprağımız çeşit çeşit hastalığa şifa dağıtırdı.<br />
Zengin florası ile her mevsim bir tablo gibidir köyümüz.<br />
Endemik bitki türünün fazlalığıyla dikkat çeken köyümüzde tıbbî ve hoş kokulu bitkilerden faydalanma gelenekleşmiştir.<br />
Analarımız bu bitkilerin hangilerinin hangi hastalığa hangi ölçüde ve nasıl kullanılacağını bilirler.<br />
Bazı bitkilerin özel toplanma, kurutma, saklama ve kullanma şekilleri vardır. Bu bilgiler bizlere kadar gelmiştir.<br />
Bu değerli mirasın ve kültürün aktarılması sağlıklı bir toplumun doğmasına neden olabilir.<br />
Buraya aldığım bitkiler, bizzat analarımız tarafından denenmiştir. Kullanım şeklinin yörelere göre değişmesi, az veya fazla kullanımlarının sağlığa zarar vermesi nedeniyle yöresel kullanım şekilleri yazılmamış. Bu konunun araştırtılması okuyucuya bırakılmıştır.</p>
<p>HASTALIKLAR TEDAVİ EDİCİ ÖZELLİĞİ BULUNAN BİTKİLER<br />
ASTIM Tere –Sinirotu – Karanfil –Zencefil –İncir-Çam Balı –Soğan-Keçiboynuzu –Maydanoz-Nane<br />
AĞIZ İÇİ YARALAR Ebegümeci – Ilık tuzlu su gargarası –Karbonatlı su ile gargara-Papatya çayı gargarası-Ada Çayı Gargarası-Limon Suyu ile gargara<br />
BASUR Armut- havuç-Çoban Çantası-Pırasa-Dere Otu-Kişniş Tohumu-Yaban Mersini-Zeytinyağlı-sebze yemekleri -Zeytinyağı<br />
BÖBREK RAHATSIZLIKLARI Böğürtlen – Isırgan otu tohumu- Atkuyruğu- Altın otu –Çoban Çökerten-Top diken-Şefketibostan –Fesleğen-Kereviz suyu –Karahindibağ çayı<br />
GAZ SÖKTÜRÜCÜ Kimyon –Rezene-Zencefil-Nane –Tarçın –Ebem gümeci -Papatya<br />
İSHAL KESİCİ Nane – Ada çayı –Keçiboynuzu-Karabaş Otu –Kestane –Muz- Patates haşlaması- Pirinç Lapası-Ayran – Zeytin –Çay-Yaban Mersini- Karanfil<br />
SOĞUK ALGINLIĞI Su-Kekik – Ada Çayı – Ihlamur-Karaçalı- Kuşburnu-Melisa –Nane _Biberiye- Ekinezya, Yeşil çay-<img loading="lazy" decoding="async" class="size-medium wp-image-988267 alignright" src="http://imgazete.com.tr/ekonomi-haberleri/wp-content/uploads/2024/09/otlar-300x200.jpg" alt="" width="300" height="200" /> Zerdeçal,- zencefil &#8211; karanfil çayı içmek, Bal-limon-Papatya çayı-Maydanoz Çayı –Böğürtlen Çayı –Ballı,sarmısaklı çay<br />
MİDE RAHATSILIKLARI Nane- Çambalı ile yoğurt – Karanfil- Sulandırılmış Kefir –Rezene – Armut – papatya çayı-Yeşil Çay –Zeytinyağı –Çörekotu – Kimyon- Kekik – Ada Çayı – Ihlamur-Karaçalı- Kuşburnu-Melisa –Nane _Biberiye<br />
KABIZLIĞI GİDERİCİ Su –Havuç-Armut- İncir –Kaysı- Chia tohumu-Karahalile –Erik-Zeytinyağı –Portakal yaprağı –Lif kaynaklı yiyecekler- Kabak çekirdeği –keten tohumu – Pırasa –Kabak- Keçibonuzu<br />
PROSTAT TEDAVİSİ Su-Eşekdikeni – Ceviz- Kabak Çekirdeği-Domates-Nar suyu-Yumurta -Brokoli.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>

<!-- WP Optimize page cache - https://getwpo.com - page NOT cached -->
