GEÇMİŞTEKİ O KİŞİYE ÖZLEM
Siz de 40’lı yaşlarınızda veya üstündeyseniz eminim hayatınıza pek çok insan girmiş pek çoğu da çıkmıştır.
Şöyle eski fotoğrafları elinize alıp dikkatle incelemeye kalksanız aslında ne kadar çok olduğuna şaşarsınız bu insanların.
Baktıkça fotoğraflara yaşamınızın bazen hissettiğiniz kadar boş olmadığını da görürsünüz.
Aslında ne çok insan tanımışım ne çok şey yapmışım dersiniz, bazılarını çoktan unutmuşsunuzdur, Fotoğraflar hatırlatır yaşandığını…
20’li yaşlarınızdaki fotoğraflarınızda sanki bir ışıltı vardır yüzünüzde, henüz yerleşmemiştir bakışlarınıza hayal kırıklıkları.
Umut vardır hayata dair, hayallerinizin heyecanı yerleşmiştir sesinizin tonuna.
Bugünkü siz geçmişe gitseniz neyi farklı yapardınız düşünürsünüz bir an. Nasıl bir hayatınız olurdu acaba farklı bir mesleği seçseydiniz ya da farklı birisi ile evlenseydiniz?
Sonra yine kendi gerçekliğinize geri dönersiniz. Farklı birisiyle evlenseydim bu güzel çocuklara sahip olamazdım… vb. dersiniz o düşünceyi silersiniz kafanızdan.
Albümün sayfalarını çevirince şimdide görüşmediğiniz o kişi ile olan fotoğraflarınıza rastlarsınız , baktıkça anılarınız canlanır tüm renkleri ile.
Aslında hayatınıza giren onca insan düşünüldüğünde bu kişinin yeri başkadır kalbinizde.
Sonra Onunla görüşmemenize sebep olan olay ya da konu gelir aklınıza. Tekrar muhakeme yaparsınız, kendi açınızdan düşünürsünüz haksız olduğum bir taraf var mıydı diye. Geçmişte yaşananlar artık önemini yitirmiştir siz olgunlaşmışsınızdır, o kişinin yaptığı küçücük kalır diğer insanların yaptıklarının yanında,
içiniz rahat etmez acaba haksızlık mı ettim ona dersiniz. Düşünürsünüz…
Geçmişi değiştiremezsiniz bugün için bir şeyler yapmaya hazırsınızdır.
Kendi payınıza düşeni kabul edip hatanızı telafi etmek ve o zamanlar ki sizin kırgınlığınızı anlatmak istersiniz,
bir daha kendi açınızdan yaşanmaz böyle kırgınlıklar çünkü siz değişmişsinizdir.
Adımınızı atarsınız… Karşı tarafın kırgınlığı henüz soğumamıştır ‘’hazır değilim konuşmaya görüşmeye’’ der… Hemen cevap vermeye kalkarsınız , satır satır açıklarsınız .
Sonra bir dk. durup düşünürsünüz. Doğru ya onca sene sonra nasıl beklersiniz çabucak tekrar bir araya gelmenizi?
Çocuklar gibi önce tartışıp iki dk. sonra hiç bir şey olmamış gibi devam edemezsiniz ki.
Görüşmediğiniz onca zaman siz sadece kendi yaşadıklarınızı biliyorsunuz peki ya O ? O da bir hayat yaşadı bilmiyorsunuz neler olduğunu.
Adımınız karşısında neler hissettiğini neler düşündüğünü tahmin edemezsiniz, varsayımda bulunamazsınız o açıklayana dek.
Vazgeçersiniz cevap vermekten, bırakırsınız zamanın akışına…
Ve farkına varırsınız, hiçbir zaman hazır olmayacak olsa da, siz O kişiyi sevmeye devam edeceksinizdir, sevgi size aittir başka kimseye değil.
Fotoğraflara bir kez daha bakarsınız ağır ağır çevirirsiniz albümün sayfalarını, bu kez sevgiyle gülümsersiniz, ‘’İyi ki …’’ dersiniz…







