Organizasyonlarımızda, sene i devriyeye bir ay kala, Rize Kitap Fuarının konuğu olduk sevgili okur.
Geçtiğimiz sene 10-19 Mayıs Aile Haftası etkinliklerimizi Yalova Rizeliler Derneği ile yapmıştık ve tam da Ramazan ayı ve Seçim sürecine denk gelmişti.
19 Mayıs Atatürk’ü Anma, Gençlik ve Spor Bayramı etkinliklerimizin son gününde o tarihteki Engelsiz cafe’den Şükran Yangın Üst Kadın Cinayetleri 2008-2019 yılları arasındaki 3600 kadın cinayetinin Portrelerinden oluşan sergimizi toplamakla son bulmuştu.
Bu yıl Aile haftası veya Çocuk başlığında etkinliği yapmamaya karmış vermişken, güzel bir tesadüfle, Rize Kitap Fuarını gözlemleme şansı bulduk. Geçtiğimiz yılın etkinliği doğal olarak gergin geçmişti fakat, çok başarılı güzel işler yapabilmiştik. Bu yıl projelerimizi bir yıl ileri atmak kararımızı aldık ve umarız seneye çok daha başarılı organizasyonlarla bir arada olacağız.

11 Nisan sabahı saat 10.00 itibarı ile, standımızı açmaya hazırlıklıydık. Bir gün öncesinde çok yağmurlu bir Rize sabahı, kolilerimizi Rize Terminali emanetinden alıp fuar alanına Rize Çay Çarşısına geçtik.
Rize Bld. Başkanlığı ve Valiliğinin kurumsal anlamdaki Rize kitap fuarına hazırlıkları ve fuar günleri içindeki etkinlikleri gördüğümüz çalışmaları, öncelikle çok başarılı diyerek, emeği geçen herkese teşekkürler diyoruz
İmgazete olarak. İlk gün okulların içeri girmesinden sonra, İstiklal Marşı ile başladı.
Organizasyonda, paydaşların da katkıları gözden kaçmayan detaylardandı.
Geçtiğimiz yılın Mirası, Kültürel çalışmaların yurdumuzda genel anlamda ilgi görmediği üzerineydi.
Yine yurdumuzda kitap okuma oranları çok düşük gibi sızlanmaların olduğu hepimiz tarafından aşikar. Bugüne gelindiğinde aynı sızlanmalar çeşitli cephelerde devam etmekte. yurdumuzun siyasal kamplaşmaları dahilinde konuyu değerlendirip, objektif perspektifle bir kaç cümle kuracak olursak, sosyoekonomik refah düzeyinin değişkenliği doğrultusunda yurdumuz insanı okumayı seviyor ve okuyor demekle yükümlüyüz.
Fakat konu başlığında genel olarak çocuk ihtiyaçları ön planda görünmekte. Tam da bu sebeple fuarlarda okul anlaşmaları ve çocukların gelişi Yayınevlerinin soluk borusunu oluşturmasını sağlamakta. Bir çok yayınevi çalışanı ve sorumlusu ile yaptığımız sohbetlerde bu sonuca varmakta oluşumuzun yanında, organizasyon sahipleri ve paydaşlarıyla da yaptığımız sohbetlerde bu durum önümüzdeki en can alıcı gerçekliği oluşturmakta.
Fuar organizasyonlarında, genel sıkıntı halinde oluşan başka bir başlık ön plana çıkmakta bu sefer tabi. Yerel esnafın kayırılması aracılığı ile, fuarlardaki dışarıdan gelmiş yayınevlerinin zarar etmeleri gibi bir handikap oluşmakta. Bu talihsizlik yetmezmiş gibi, bir de oyuncakçı, takıcı, kırtasiye malzemeleri, el sanatları gibi esnafların da fuarlara katılabiliyor olması başka bir talihsizliğin daha kapısını aralamakta yayıncılar için.
Geçtiğimiz yılın seçim havasında gerçekleştirdiğimiz etkinlikler zincirimizde, yerel dernekçiliklerin kültürel faaliyetler gerçekleştirmedeki bilgisizlikleri bir yana, yapılabilen kitap fuarı gibi ağır bütçeli oluşumlarda da bu tür sıkıntıların gözlemlenmesi, zamanla bu alanda adım adım gelişilebileceği umudunu uyandırdı bu yıl.
İl Kültür Müdürlüklerinin bu bağlamdaki organizasyona katılımları önem arz etmekte. Konu başlığı, Kültürel Miras gibi ağır bir görev anlamı taşımakta en nihayetinde. Tabi bilim kültür gazetesi olarak bizim perspektifimiz böyle düşünmemizi sağlamakta.
İmgazete Mavi olarak basılı alanda geçtiğimiz yılın son üç ayı çıkmıştık. Mavi Kadın Yayıncılık ile katılım sağladık Rize Kitap
Fuarına. Mavi Kadın Yayıncılık Fuarcı Yayınevleri arasında kaliteli emeği ile ön planda. Ayraç dışı okura sunmaya çalıştığı ürün bulundurmama özeni gösterenler arasında. Kocamı ben doğurdum adlı ödüllü kişisel gelişim kitabıyla ve Çocuk Şair 1-2-3 serisi ile adından yurt genelinde çokça bahsettiren yayınevi sahibi yazar şair Hilal Kahramana da ayrıca teşekkürlerimizi sunuyoruz. Ödüllü kitapları tabi ki bunlarla sınırlı olmamakla birlikte, Osmaniye’nin tek kadın yazar ve şairi olan Hilal Kahraman, aynı zamanda tek kadın yayın evi sahibi Osmaniye’nin.
”Çocuk Sosyolojisi” başlığında, ”Aile ve Şiddet” konu bütünlüğünde disiplinler arası çalışmalarımız ve ”Çocuk İnsanın Anavatanıdır başlıklı 1. Ulusal Kısa Film Yarışmamızda” gelecek yıl görüşmek umuduyla diyoruz son cümle olarak.
















