C. Türler Arası Ensest Teması
Bu çalışmada incelenen halk masallarında baba-kız ve kayınbaba-gelin ensesti, halk hikâyelerinde erkek kardeş-kız kardeş ve kayınbaba- gelin ensesti görülürken türkülerle ağıtlarda kayınbaba-gelin ve kayınbirader-yenge ensesti gözlemlenmektedir. Âşık tarzı destanlarda ise baba-kız, kayınbaba-gelin ve
kayınbirader-yenge ensesti anlatılırken mâni ve türkülerde baldız-enişte ensesti tespit edilmiştir. İncelenecek olan ensest temalarına bakıldığında kayınbaba-gelin ensestinin mâni dışındaki diğer halk türlerinin hepsinde anlatılıyor olması dikkat çekicidir.
Âşık tarzı destanlar, türkü ve ağıtlarda ensestin gerçekleştiği görülse de halk masal, hikâye ve mânilerinde ensestin gerçekleşmediği, ancak ensest eğiliminin yaşandığı gözlemlenmektedir. Bu durumu halk anlatılarının gerçekçiliği üzerinden açıklamak mümkündür. Ele alınan âşık destanlarına, türkü ve ağıtlara bakıldığında bunların konularını günlük hayattan aldığı görülecektir. Örneğin âşık destanlarının konularını gazetelerden alması ve ağıtların da ölen birinin ardından yakılması dolayısıyla gerçekliğe yakın olduğunu söylemek mümkündür. Çünkü burada anlatılan olaylar olağanüstülük içermezken incelenen halk masal ve hikâyelerindeki olaylar gerçeklikten uzaktır. Ancak bu çalışmada incelenen türlerin içinde mâniler farklılık sergilemektedir. Konusunu günlük hayattan almış olsa da mânilerde ensestin gerçekleşmediği görülmektedir. Ayrıca baldız-enişte ensestinde ensesti isteyen tarafın bir kadın olması kadının konumunu sorgulama noktasında önemlidir. Aynı şekilde âşık destanlarındaki kayınbirader-yenge ensestinde ensest karşılıklı olarak istendiğinden kadının da ensesti istediği vurgulanmalıdır.
Halkın çoğunluğunun Müslüman olduğu Türkiye‟de üretilen Türkçe halk anlatılarında İslam dininin etkisi dolayısıyla ensest temasıyla birlikte ensestin meşrulaştırılmaya çalışıldığı görülmektedir. Baba-kız, kayınbaba-gelin, erkek kardeş-kız kardeş, kayınbirader-yenge ve baldız-enişte ensestleri gerçekleştiğinde İslam dininin kurallarına iki açıdan uygun olmayacaktır. Bu durumda hem Kur’an-ı Kerim‟de yasaklanan evlilik türleri tercih edilmiş hem de âşık tarzı destanlarda görülen kayınbirader-yenge ensesti ve mânilerdeki baldız-enişte ensestinde olduğu gibi evlilik dışı ilişkiler yaşanmış olacaktır. Böylece halk anlatılarında taraflar ilişkilerini meşrulaştırma yoluna giderek İslam dinine uygun hareket etme yolunu
seçmektedir.
Evlilik dışı ilişkiler Kur’an-ı Kerim‟de zina olarak adlandırılmaktadır. Kasapoğlu, “Kur‟an‟ın İffet Anlayışı” başlıklı makalesinde Kur’an-ı Kerim‟den bu konuyla ilgili ayetleri alıntılayarak yorumlamaktadır:
Bu âyetlerde iffetli kalmanın, gerek açıktan gerekse gizlice zina etmemek olduğu açıklanmıştır. Yine aynı âyetlerde evlilik yoluyla cinsel birliktelik yaşamanın helâl ve ahlâkî bir davranış olduğu karara bağlanmıştır. Hem dünyevî (sosyal düzen ve bireysel mutluluk) hem de dinî (Allah-insan ilişkisinin ahlâkî boyutu) açıdan
zarara uğramamak için bu ilkelere uyulması önerilmiştir. (21)
Bunlara bağlı olarak halk anlatılarındaki ensest teması, evlilikle birlikte düşünülmektedir. Âşık tarzı destanlardaki kayınbirader- yenge ve mânilerdeki baldız-enişte ensestinde kişiler aşklarını ya da cinsel birlikteliklerini gizlice sürdürme yoluna gitmemiş, levirat (kayın alma) ve sororat (baldız alma) geleneklerinin uygulanmasını istemiştir. İlişkilerinin meşruiyet kazanması için taraflardan birinin eşinin ölümü istenmiş ya da eşi öldürülmüştür ve böylece ensest yasağı da ortadan kaldırılmıştır.
Amca oğlu ile evlilik Türkiye‟de ensest olarak görülmediğinden bu evliliğe halk masallarında, halk hikâyelerinde, türkülerde ve mânilerde sıklıkla rastlanmaktadır.
Örneğin “Karanlık Efendi” masalında zengin kardeş, fakir kardeşinin kızını oğluna ister ve nişan yapılır. Etrafındakilerin bu nişanla ilgili yorumu “Sen çok zenginsin. Koskoca bir ağasın, nasıl olur da fakir bir adamın kızını alırsın (Yaşayan Malatya Masalları 102) şeklindedir. Bunun dışında akraba oldukları
Örneğin “Karanlık Efendi” masalında zengin kardeş, fakir kardeşinin kızını oğluna ister ve nişan yapılır. Etrafındakilerin bu nişanla ilgili yorumu “Sen çok zenginsin. Koskoca bir ağasın, nasıl olur da fakir bir adamın kızını alırsın (Yaşayan Malatya Masalları 102) şeklindedir. Bunun dışında akraba oldukları
için evlenemeyecekleri yolunda olumsuz bir yorum yer almamaktadır.
Mânilerde amca oğluna ya da amca kızına duyulan aşktan söz edilmektedir:
Karşıda koyun kuzu
Koyuna verdim tuzu
Emmim bana vermiyor
Al yanaklı Ümmü kızı (Yurter 56)
Fistan pullu değil mi
Adım güllü değil mi
Sevdim ise ben sevdim
Emmim oğlu değil mi (Oktürk 295)
Bu mânilerde amca oğluna ve amca kızına gönül vermiş olmanın olumsuz bir yönünden söz edilmezken “Kāveci Güzeli” adlı halk masalında bir tür olumsuzlama söz konusudur. Bu masalda amcasının oğlu tarafından tecavüze uğrayan ya da amcasının oğluyla birlikte olan kız, başkasıyla evlendirilmektedir. Kāveci Güzeli olarak adlandırılan damat, gerdek gecesi kızın yanına gelip “Delik, seni kim elledi” diye sorar. Delik yanıt verir: “Beni amcamın ōlu elledi”. Bunun üzerine damat, ertesi gün gelini boşar (Proben259). Amcasının oğlunun kıza zorla tecavüz mü ettiğini yoksa kızın isteğiyle mi onunla birlikte olduğunu masal metninden hareket ederek söyleyemesek de kızın mağdur konumda olduğu görülmektedir. Bu noktada kızın, amcasının oğluyla evlenmesi yasaklanmamış olsa da kızın yaşadığı mağduriyetin ensestten kaynaklandığını söylemek yanlış olmayacaktır.
Ensesti isteyen tarafın cezalandırılıp cezalandırılmaması ya da cezalandırıldıysa bunun nasıl bir ceza olduğu sorusunun yanıtı anlatı türlerine göre değişiklik göstermektedir.
Masallardaki baba-kız ensestinde baba ceza almazken âşık destanlarında ensestöz baba, kızı tarafından öldürülmekte ve cezalandırılmaktadır.
Masallardaki baba-kız ensestinde baba ceza almazken âşık destanlarında ensestöz baba, kızı tarafından öldürülmekte ve cezalandırılmaktadır.
Halk hikâyelerinde görülen erkek kardeş-kız kardeş ensestinde kan bağıyla kardeş olmayan ancak aynı evde birlikte büyümeleri sebebiyle kardeş olarak görülen sevgililer birbirine kavuşamamaktadır.
Kayınbaba-gelin ensestinin yer aldığı halk masallarında baba ya tahttan indirilip sürgüne gönderilmekte ya da bir masalda örneklendiği gibi taş kesilmektedir. Halk hikâyelerinde ise kayınbaba, oğlunun erkek kılığına girmiş eşi tarafından öldürülmektedir. Âşık tarzı destanlarda oğlunu öldürdüğü için ensestöz
kayınbabanın hapse gönderildiği ve dolaylı yoldan cezalandırıldığı görülmektedir. Ancak türkü ve ağıtlardaki kayınbaba-gelin ensestinde ensestöz kayınbaba cezalandırılmamaktadır.
Kayınbirader-yenge ensestinin yer aldığı âşık destanlarında kayınbirader ensest eğilimi gösterdiği için değil de kardeşini öldürdüğü için hapse atılmakta ve yine dolaylı yoldan bir cezalandırma söz konusu olmaktadır. Kayınbirader-yenge ensesti ağıt ve türkülerde levirat geleneğince meşruiyet kazandığı için her iki taraf için de bir cezadan söz edilmesi mümkün değildir.
İKİNCİ BÖLÜM BABA-KIZ VE KAYINBABA-GELİN ENSESTİ bundan sonraki yazımız.






