
Seven EYRİCE
Tünemiş zamanın çatı katına
Ne sınırı tanır, ne sın’ı tanır
Binmiş bukelamun zırhlı atına
Ne yoldan utanır, ne yolu tanır
Derisi kalındır, yüzü yüz değil
Dili çatallıdır, sözü düz değil
Divana yatacak, tözü cüz değil
Ne kelamı bilir, ne hamı tanır
Elinin altında elaltı avam
Maşallah maşalar zerkinde tamam
Hayasızlık olmuş erkinde tavan
Ne mizanı bilir, ne zanı tanır
Devran bu devrandır tutmak farz oldu
Vahitin, zahitin vehmi tarz oldu
Kimlik kibir ile dilde şarz oldu
Ne mat’anı anlar, ne an’ı tanır !
Çatıdan çatıya devrolur çapur
Mayası bozulmuş kesr olur zahur
Gözden çıkarılmış bu nesli ahir
Ne kuldan utanır, ne Allah tanır
Her şey av sahası, herkes hedefte
Kılıcın kabzası nekes sedefte
Amaç için araç kutsal elbette
Ne vicdanı kanar, ne yasa tanır!!
…….ne değişti, yine, yeniden…

Seven EYRİCE







